Hazine Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’ye gelecek sermayeye yönelik vergi düzenlemeleri, yeşil dönüşüm ve ekonomik istikrar programıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, reform programını kararlılıkla uygulayacaklarını belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez’ vizyonu doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, Türkiye’ye gelecek sermayeye yönelik vergilendirme düzenlemelerinin TBMM’den kanunla çıkarılacağını belirtti.
Uygulamanın, Türkiye’de uzun süre tutulacak sermayeye odaklanacağını ifade eden Şimşek, henüz genel çerçevenin ortaya çıktığını ve kanunla Cumhurbaşkanı’na yetki verileceğini söyledi. Yurt dışından Türkiye’ye getirilecek gelir, kira ve emekli maaşı gibi unsurların vergilendirilmeyeceğini vurguladı.
Ancak, yurt içi faaliyetlerden elde edilen ve Türkiye’de istihdam yaratan ya da yerleşik şirketlerle bağlantılı gelirlerin genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmeye devam edeceğini açıkladı. Buna karşılık, yurt dışı kaynaklı gelirler için 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlanacak. Kanunun yürürlüğe girmesiyle Cumhurbaşkanı, uygulamanın süresi ve varlıkların tutulacağı yerler ile araçları belirleme yetkisine sahip olacak. Örneğin, Türk Lirası’nda 10 yıl tutulan paralar için vade boyunca sıfır vergi uygulanabileceği, ancak bir yıldan az süreyle bankada tutulanlar için vergi oranı olabileceği örneği verildi.
Bakan Şimşek, kurumlar vergisi oranlarının gelecekte değiştirilmeyeceği ve geri adım atılmayacağı konusunda güvence verdi. İstikrar ve öngörülebilirliğe inandıklarını belirten Şimşek, bu programın uzun vadeli bir anlayışla yürütüleceğini ifade etti. İmalat sektörü ve ihracatçılara yönelik taahhütlerin net olduğunu ve gerekli şartları sağlayanlar için kanun teklifiyle güvence altına alınmasının değerlendirildiğini sözlerine ekledi.
Yeşil dönüşümün Türkiye için bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Şimşek, son 22 yılda enerji ithalatına harcanan yaklaşık 1,1 trilyon doların bu dönüşümün hayati önemini gösterdiğini belirtti. Küresel ölçekte nükleer enerji yatırımlarındaki artışa ve alternatif enerji kaynaklarına olan ilginin güçlendiğine dikkat çekti.
Kamu iktisadi teşebbüslerinde (KİT) yönetişimi güçlendirmeye yönelik reformlar üzerinde çalıştıklarını ve şeffaflığı sürekli geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Merkezi yönetim bütçesi için mali kuralların oluşturulduğunu, mahalli idarelerde ise mevcut kuralların etkin uygulanmasının amaçlandığını kaydetti. Varlık ve şirketlere el koyma işlemlerinin kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele kapsamında, yargı çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti.
Yürütülen çalışmaların Orta Doğu’daki gelişmelerden bağımsız, uzun süredir hazırlanan stratejik dönüşümün bir parçası olduğunu vurgulayan Şimşek, önceliklerinin makro-finansal istikrarı kalıcı hale getirmek, enflasyonu kontrol altına almak, deprem harcamalarının yükünü yönetmek ve mali disiplini güçlendirmek olduğunu açıkladı. Cari açığın yapısal olarak azaltılmasının da temel hedefler arasında yer aldığını ekledi.
Bölgedeki savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin yönetilebilir düzeyde olduğunu belirten Şimşek, cari açık ve toplam borçluluğun düşük seviyelerde seyrettiğini, rezerv yeterliliğinin ise güçlü bir tampon işlevi gördüğünü ifade etti. Petrol fiyatlarının ortalama 83 dolar seviyesinde seyrettiği ve farklı senaryolar üzerinde çalışıldığı bilgisini paylaştı. Bu çerçevede, petrol fiyatının yıl genelinde ortalama 80 dolar olması varsayımıyla enflasyonun baz senaryoya göre 3 puan, cari açığın 1 puan, büyümenin ise 0,5-1 puan ve bütçe açığının 0,4 puan artabileceği hesaplandı.
Programın temel önceliğinin fiyat istikraraı olduğunu yineleyen Şimşek, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enflasyonda geçici yükselişler görülebileceğini ancak bunu kalıcı bir düşüş sürecinin izleyeceğini söyledi. Güçlü arz yönlü politikalarla enflasyonu düşürmeye odaklanmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye’ye daha fazla ve kaliteli yatırım çekecek politikaları hayata geçireceklerini ve reform programını kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini vurguladı. İstikrar, reform ve öngörülebilirlik temelinde, bölgede barışı destekleyen yaklaşımlarıyla yatırımcılar için cazibeyi artıracaklarını ve bunun nihai kazanımının vatandaşların refahındaki kalıcı artış olacağını sözlerine ekledi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap