Parkinson belirtileri sadece titreme ve yavaşlama değil. Prof. Dr. Uludağ, koku kaybı, uyku bozukluğu ve kabızlık gibi sinsi semptomların erken tanı için kritik olduğunu belirtiyor.
Parkinson hastalığı, genellikle hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve istirahat halindeki titreme gibi belirgin semptomlarla bilinse de, bu ana bulgulardan yıllar önce ortaya çıkabilen sinsi belirtiler taşıyor. Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, koku alma duyusunda azalma, uykuda bağırma veya ani hareketlerle rüyayı yaşama (REM uyku bozukluğu), yazıların küçülmesi ve kabızlık gibi erken dönem bulgularının genellikle göz ardı edildiğini belirtti.
Prof. Dr. Uludağ, koku alma kaybı, uyku sırasında bağırma veya hareketlenme (REM uyku davranış bozukluğu), yazıların zamanla küçülmesi ve kronik kabızlığın Parkinson hastalığının erken dönem belirtileri olabileceğini vurguladı. Bu semptomların başka sağlık sorunlarına bağlanarak sıklıkla atlandığını ifade eden Uludağ, bu bulguların tanı sürecinde büyük önem taşıdığını söyledi.
Hastalığın günlük yaşamdaki etkilerine dair dikkat çekici bir örnek paylaşan Prof. Dr. Uludağ, otomatik saati sürekli durduğu için tamirciye giden bir hastanın durumunu anlattı. Yapılan incelemede saatin bozuk olmadığı, ancak hastanın kolunu Parkinson nedeniyle yeterince hareket ettiremediği için saatin şarj olamadığı tespit edildi. Bu durum, hastalığın erken evrelerindeki kol sallama hareketlerindeki azalmanın somut bir göstergesi olarak sunuldu.
Tanıdaki zorluklara da değinen Uludağ, sadece kol ağrısı şikayetiyle ortopedi ve fizik tedavi birimlerine başvuran bir hastanın, kendisine ‘bursit’ teşhisi konulduğunu aktardı. Kliniğe geldiğinde koldaki tutukluk ve yavaşlığın fark edilmesi üzerine Parkinson tanısı konulan hastanın, uygun tedaviyle ağrılarından kurtulduğu belirtildi.
Parkinson’un sadece hastayı değil, tüm aileyi etkileyen bir süreç olduğunu belirten Uludağ, hasta yakınlarının bakım yükü ve duygusal zorluklarla karşılaşabileceğine dikkat çekti. Kliniğinde hasta yakınlarını da sürece dahil ederek bilgilendirdiklerini ifade eden profesör, doğru destekle hastaların uzun yıllar aktif bir sosyal yaşam sürdürebileceğini vurguladı.
Prof. Dr. İrem Fatma Uludağ, Parkinson ile yaşamın mümkün olduğunu ve belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Erken tanının, yaşam kalitesini korumanın en güçlü yolu olduğunu sözlerine ekledi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap