Eski ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir film galasında yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerine çekti. İran’a yönelik nükleer ve protestocu uyarılarından, İngiltere ve Kanada’ya Çin işbirlikleri konusunda tehditkâr ifadelere, hatta Küba’nın geleceği hakkındaki çarpıcı öngörülerine kadar birçok konuda sert mesajlar verdi.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, eşi Melania Trump adına çekilen “Melania” adlı filmin Kennedy Center’daki özel galasına katıldığında gazetecilerin sorularına yanıt verdi. Gelecek seçimler öncesinde gündeme oturan bu açıklamalar, İran’dan İngiltere’ye, Kanada’dan Küba’ya kadar birçok ülkeyi kapsayan keskin mesajlar içeriyordu.
Trump, İran ile son zamanlarda herhangi bir görüşme yapıp yapmadığı ya da böyle bir planı olup olmadığı sorulduğunda, “Görüşme yaptım ve görüşmeyi planlıyorum,” diyerek kafaları karıştıran bir yanıt verdi. Ancak bu açıklamasının hemen ardından Tahran yönetimine yönelik ciddi bir ikazda bulundu.
“Şu anda İran’a doğru yol alan çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var, umarım bunları kullanmak zorunda kalmayız,” ifadelerini kullanan Trump, bölgedeki tansiyonun ne denli yüksek olduğunu gözler önüne serdi. İran’dan iki temel beklentisi olduğunu da net bir dille ifade etti:
Trump, İran’da binlerce kişinin katledildiğini iddia ederek, “İki hafta önce 837 infazın durdurulmasını sağladım ama artık bir şeyler yapmaları gerekecek,” şeklinde çarpıcı bir iddia ortaya attı. Bu sözler, özellikle insan hakları ihlalleri konusunda Tahran yönetimine yönelik uluslararası baskının bir yansıması olarak yorumlandı.
ABD Başkanı olduğu dönemde de Çin’e karşı sert bir tutum sergileyen Trump, İngiltere’nin Çin ile yeni iş birlikleri yapma niyetine ilişkin bir soruya da net bir uyarı ile karşılık verdi. İngiltere’yi kastederek, “Onlar için bunu yapmak çok tehlikeli,” dedi.
Benzer şekilde, Kanada’nın da Çin ile ilişkilerini gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Trump, “Kanada için Çin ile iş yapmak daha da tehlikeli. Kanada şu anda iyi gitmiyor,” ifadeleriyle Kanada ekonomisine yönelik eleştirel bir gönderme yaptı. Bu açıklamalar, Batı ülkelerinin Çin ile olan ekonomik bağlarını sorgulaması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Trump’ın eleştiri oklarının hedefinde sadece büyük güçler yoktu. Küba’yı “başarısız bir devlet” olarak nitelendiren eski başkan, bu ülkenin kendi halkına oldukça kötü davrandığını savundu.
“Küba için kendinizi kötü hissetmelisiniz,” diyen Trump, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küba’yı boğmaya çalışmıyorum ama zaten muhtemelen hayatta kalamayacaklar.” Bu öngörüler, Küba’nın geleceğine dair ABD’nin karamsar bakış açısını bir kez daha ortaya koyarken, ülkenin iç dinamiklerine yönelik uluslararası baskıların da süreceğine işaret etti.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap