Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası’nda Brüksel’de yapılan etkinlik kapsamında Avrupa Komitesi’nin “Avrupa Bölgeleri ve Şehirlerinin Durumu 2025” raporu kamuoyu ile paylaşıldı. Raporda, enerji dönüşümünün merkezinde yer alan bölgelerin ekonomik ve sosyal direnç kapasitesi üzerine önemli bulgular yer aldı. Avrupa genelinde 47 milyon insanın halen evlerini yeterince ısıtamadığı ve enerji yoksulluğunun son 5 yılda belirgin şekilde…
Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası’nda Brüksel’de yapılan etkinlik kapsamında Avrupa Komitesi’nin “Avrupa Bölgeleri ve Şehirlerinin Durumu 2025” raporu kamuoyu ile paylaşıldı. Raporda, enerji dönüşümünün merkezinde yer alan bölgelerin ekonomik ve sosyal direnç kapasitesi üzerine önemli bulgular yer aldı. Avrupa genelinde 47 milyon insanın halen evlerini yeterince ısıtamadığı ve enerji yoksulluğunun son 5 yılda belirgin şekilde arttığı vurgulandı. Özellikle kırsal ve düşük gelirli kesimlerde enerji maliyetlerinin “sosyal kriz” seviyesine ulaştığı belirtildi.
Rapora göre, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında atılan adımların yüzde 70’i bölgeler ve belediyeler tarafından hayata geçiriliyor. Ancak, AB fonlarının ulusal düzeyde merkezileştirilmesi planı, yerel yönetimlerin yetkilerini zayıflatabilir ve enerji politikalarının sahadaki etkinliğini tehlikeye atabilir.
Raporda ayrıca, Uluslararası Enerji Ajansı verilerine dayanarak 2030’a kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli ölçüde artması bekleniyor. Avrupa’da ise bu dönüşümün çoğunlukla kent ve bölge yönetimlerinin sorumluluğunda olduğu ancak yatırım ve bürokrasi dengesizliği nedeniyle bazı bölgelerin elektrik altyapısı modernizasyonu ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtildi.
Raporda vurgulanan bir diğer nokta da enerji dönüşümünün sadece teknik bir süreç olmadığı, aynı zamanda toplumsal etkilere sahip olan bir “adil geçiş” meselesi olduğudur. Enerji yoksulluğunun Avrupa genelinde yapısal bir sosyal sorun haline geldiği ve hanelerin önemli bir kısmının konut giderlerine büyük oranda gelir ayırmak zorunda kaldığına dikkat çekildi.
Raporda ayrıca, yerel yönetimlerin talepleri doğrultusunda yenilenebilir enerji projelerinde izin süreçlerinin dijitalleştirilmesi, enerji ajanslarının kurulması ve teknik destek sağlanması gibi önerilere yer verildi. Fransa ve İspanya gibi ülkelerdeki yerel projeler ise Avrupa genelindeki dönüşüm potansiyeline örnek olarak gösterildi.
Sonuç olarak, rapor Avrupa’nın enerji dönüşümünde yerel kapasitenin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, iklim hedeflerine ulaşmanın sadece merkezi yönetimler değil, belediyelerin ve bölgesel ajansların güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap