Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın kendisiyle bir anlaşma yapmak için birçok kez temas kurduğunu öne sürdü. Axios’a verdiği demeçte, bölgedeki askeri gerilime rağmen diplomasinin hala geçerli bir yol olduğunu vurgulayan Trump, geçmişteki bir çatışmada İran’ın büyük kayıplar verdiğini de iddia etti. Ülkedeki son dönemde yaşanan ekonomik kaynaklı geniş çaplı protestolar ve can kayıpları da İran gündemini sarsmaya devam ediyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Axios haber platformuna verdiği özel demeçte, bölgedeki tansiyonu düşürecek ancak aynı zamanda gerilimi artıracak önemli açıklamalarda bulundu. Trump’a göre, İran yönetimi Washington ile bir anlaşmaya varmak için can atıyor.
Amerikanın Tahran’a yönelik olası askeri müdahale senaryolarını değerlendirirken dikkat çeken ifadeler kullanan Trump, “Anlaşma yapmak istiyorlar. Bunu biliyorum. Birçok kez aradılar. Konuşmak istiyorlar.” sözleriyle İran’ın diplomatik kanalları zorladığını iddia etti.
Trump, bölgedeki ABD askeri varlığına da dikkat çekti. İran yakınlarında, Venezuela’ya gönderilenden çok daha büyük bir Amerikan donanma gücünün konumlandığını belirten eski başkan, bu kas gösterisine rağmen diplomasinin hâlâ masadaki en güçlü seçeneklerden biri olduğunu vurguladı. Bu, hem bir uyarı hem de bir davet niteliğinde yorumlandı.
Trump, sözlerini daha da ileri taşıyarak, *Haziran 2025’te İran ile İsrail arasında patlak veren ve 12 gün süren* bir çatışmaya dair çarpıcı iddialarda bulundu. O dönemde İran’ın füze kapasitesinin İsrail’e karşı “yıkıcı bir sürpriz saldırı” potansiyeli taşıdığını ileri süren Trump, böyle bir senaryoyu bizzat kendisinin önlediğini savundu. İsrail’e ilk saldırı için “yeşil ışık” yakarak bu durumu bertaraf ettiğini belirtti.
Trump, o günleri “Saldıracaklardı ama savaşın ilk günü onlar için çok acımasızca geçmişti. Liderlerini ve füzelerinin çoğunu kaybettiler.” şeklinde aktararak, İran’ın o dönemde ağır bir bedel ödediğini öne sürdü.
İran’da yaşanan bu uluslararası gerilimin yanı sıra, ülke içinde de büyük bir toplumsal hareketlilik yaşandı. *28 Aralık 2025’te* yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik sıkıntılar, Tahran Büyük Çarşı esnafının öncülüğünde geniş çaplı protestoların fitilini ateşledi. Bu gösteriler kısa sürede ülke geneline yayılarak yönetimi zor durumda bıraktı.
Başkent Tahran’da *8 Ocak’ta* şiddetlenen protestolar, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalara neden oldu. Ülke yönetimi, olayları bastırmak ve iletişimi kontrol altına almak amacıyla internet erişimini tamamen engelledi. Protestoların sona ermesinin ardından, internet erişimi son günlerde kısmen ve kısıtlı bir şekilde yeniden sağlanabildi.
Yaşanan protestoların ağır bilançosu, uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekti. İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumu’na dayanarak *21 Ocak’ta yaptığı açıklamada*, olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Ancak, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise çok daha vahim bir tablo çizdi. HRANA’ya göre, gösterilerde çıkan olaylarda 5 bin 848 kişi yaşamını yitirdi ve 41 bin 283 kişi gözaltına alındı. Bu çelişkili rakamlar, olayların boyutunu ve üzerindeki tartışmaları daha da derinleştirdi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap