UNRWA Başkanı Philippe Lazzarini, Batı Şeria’daki durumu “yeterince haberi yapılmayan sessiz bir savaş” olarak tanımlayarak, bölgede 2023 Ekim’den bu yana şiddetin benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştığını açıkladı. Rapor, binlerce Filistinlinin can verdiği, on binlercesinin ise evlerinden koparıldığı bu insanlık dramına dikkat çekiyor. Lazzarini, dünyanın dikkatini Gazze’ye odakladığı bir süreçte, Batı Şeria’daki ihlallerin sıradanlaştığını vurgulayarak acil bir müdahale çağrısı yapıyor.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Batı Şeria’da yaşananları yürek burkan bir ifadeyle “yeterince haberi yapılmayan sessiz bir savaş” olarak nitelendirdi. Gözlerden uzak bu coğrafyada, şiddet döngüsü her geçen gün daha da derinleşiyor ve adeta bir felaket tellallığı yapıyor.
Lazzarini’nin çarpıcı açıklamaları, 2023 Ekim ayından bu yana Batı Şeria’da şiddetin eşi benzeri görülmemiş bir zirveye ulaştığını ortaya koyuyor. Bu acımasız dönemde binin üzerinde Filistinli yaşamını yitirirken, hayatını kaybedenlerin yaklaşık dörtte birini masum çocuklar oluşturuyor. Bu durum, bölgedeki insani krizin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Filistin topraklarını adeta bir av sahası gibi gören İsrailli yerleşimcilerin saldırıları aralıksız sürerken, Filistinli topluluklar sistematik bir yıldırma ve baskı politikasıyla karşı karşıya. Topraklarından zorla koparılıyor, geçim kaynakları yok ediliyor ve tüm bu ihlaller büyük ölçüde hesabı sorulmadan yanlarına kâr kalıyor.
Lazzarini, bu vahim durumu “İsrail’in 1967’den bu yana gerçekleştirdiği en büyük yerinden etme operasyonu” olarak tanımladığı “Demir Duvar Operasyonu”nun etkileriyle pekiştiriyor. Operasyonun başlamasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, on binlerce Filistinli hala evlerinden, topraklarından uzakta yaşıyor. Geri dönüş umutları ise, evlerin kademeli olarak yıkılmasıyla her geçen gün biraz daha soluyor. Bu, adeta bir hafıza silme ve varoluş mücadelesinin en keskin hali.
Tüm dünyanın dikkatinin Gazze Şeridi’ne odaklandığı bu kritik süreçte, Batı Şeria’da uluslararası insani hukukun göz göre göre çiğnendiği açık ihlaller olağan bir hal almış durumda. Lazzarini, bu trajik gidişatın durdurulması için “Çok geç olmadan bu yıkıcı seyrin durdurulması gerekiyor” diyerek uluslararası topluma acil bir çağrıda bulunuyor. Aksi takdirde, gözden kaçan bu dramın çok daha derin yaralar açacağı aşikar.
Daha önce 23 Ocak’ta yaptığı açıklamada da Lazzarini, mülteci kamplarına yönelik saldırılar ve on binlerce Filistinlinin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Batı Şeria’nın 1967’den bu yana en ağır insani kriziyle yüzleştiğini dile getirmişti. Bu sözler, durumun vahametini bir kez daha teyit ediyor.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başladığı Ekim 2023’ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılar katlanarak artmış durumda. Bu gerilim, bölgeyi bir alev topuna çeviriyor.
Yaklaşık bir yıl önce, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde yer alan Cenin kenti ve mülteci kampına yönelik “Demir Duvar” adını taşıyan büyük bir operasyon başlatılmıştı. Kısa sürede Tulkerim kenti ile Nur Şems Mülteci Kampı’nı da kapsayacak şekilde genişletilen bu saldırılar, on binlerce Filistinlinin zorla yerinden edilmesine neden oldu. İsrail ordusunun altyapıyı tahrip etmesiyle, Cenin ve Tulkerim’deki mülteci kampları adeta “hayalet şehirlere” dönüştü. Yaşamın izlerinin silindiği, umutların tükenmeye yüz tuttuğu bu yerler, sessiz bir çığlığın yankılandığı bölgeler haline geldi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap