İran Dışişleri Bakanı Arakçi, nükleer zenginleştirme faaliyetinin İran’ın hakkı olduğunu, ancak zenginleştirme oranı konusunda anlaşmaya açık olduklarını belirtti. Füzelerin müzakere konusu olamayacağını vurgulayan Arakçi, olası bir ABD saldırısında bölgedeki üslerin hedef alınacağı uyarısında bulundu.
Katar’da düzenlenen 17. Aljazeera Forumu’na iştirak eden İran Dışişleri Bakanı Arakçi, El Cezire ekranlarında yaptığı açıklamalarla bölgedeki tansiyonu bir kez daha artırdı. İran’ın nükleer programına dair sarsılmaz duruşunu yineleyen Arakçi, özellikle uranyum zenginleştirme konusunda geri adım atmayacaklarının sinyalini verdi.
Arakçi, Washington ve Tel Aviv’in İran’ın nükleer kabiliyetini bertaraf etme çabalarının sonuçsuz kaldığını dile getirerek, “Uranyum zenginleştirme faaliyetimiz devam etmeli; bu bizim doğal hakkımızdır. Ancak, zenginleştirme oranına dair güven verici bir mutabakata varmaya açığız,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Tahran’ın hem nükleer programına sahip çıkarken hem de diplomatik kanalları açık tutma arayışında olduğunu gösteriyor.
ABD ile yürütülen müzakerelerin başlangıcını olumlu değerlendiren Arakçi, iki taraf arasında gerçek bir güven ortamının tesis edilebilmesi için uzun bir zamana ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Bu durum, nükleer anlaşma sürecinin sadece teknik detaylardan ibaret olmadığını, aynı zamanda derin siyasi ve stratejik bir güven bunalımıyla da mücadele ettiğini ortaya koyuyor.
İran’ın füze programının müzakerelerin asla bir parçası olamayacağını da net bir dille ifade eden Arakçi, “Füzeler asla masaya yatırılmayacak bir mevzu. Zira bu, bizim ulusal savunmamızın sarsılmaz bir dayanağıdır,” diyerek bu konudaki kırmızı çizgilerini bir kez daha ilan etti. Bu sert çıkış, İran’ın savunma kapasitesinden ödün vermeyeceğinin açık bir göstergesi.
Müzakerelerin her türlü tehdit ve baskıdan arındırılmış bir ortamda icra edilmesi gerektiğinin önemine değinen Arakçi, Washington’dan bu yönde bir yaklaşım beklediklerini yineledi. Olası bir ABD saldırısına ilişkin senaryolar üzerine de konuşan Bakan, “Washington’un bize saldırması durumunda, ABD topraklarına saldırma imkanımız bulunmuyor. Ancak bölgedeki üsleri hedef alırız,” uyarısıyla ABD’ye net bir mesaj gönderdi. Bu tehdit, bölgedeki gerilimin boyutlarını gözler önüne seriyor.
İran ile ABD arasındaki nükleer görüşmelerin mazisi, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından sekteye uğramıştı. Ancak, Umman’ın arabuluculuğuyla görüşmeler yeniden ivme kazanmıştı.
Bu müzakereler, Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yeniden zirve yaptığı, Washington’ın Tahran’a karşı bölgedeki askeri yığınağını artırdığı kritik bir dönemde gerçekleşti. Bu durum, masadaki havanın ne kadar çetin ve zorlu olduğunu anlamak için önemli bir ipucu.
İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık ederken, ABD tarafını Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Maskat’taki müzakerelerin, tarafların görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalmasıyla sona erdiğini açıklamıştı. Bu ilk adımlar, gelecekteki diplomatik yol haritasının ilk işaretlerini taşıyor.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap