Son Dakika
--:--:--

Türkiye’nin Yeni Yükselişi: Küresel Arenada Başarılar ve Fırsatlarla Dolu Bir Dönem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışı müteahhitlik sektörünün kıtaları aşan başarılarını kutlarken, Türkiye ekonomisinin küresel fırtınalara meydan okuyan performansına dikkat çekti. Enflasyonda düşüş, rekor rezervler ve ihracat rakamlarıyla yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belirten Erdoğan, Suriye’deki barış ve istikrarın bölgeye getireceği bereketli fırsatları müjdeledi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Türkiye’nin Yeni Yükselişi: Küresel Arenada Başarılar ve Fırsatlarla Dolu Bir Dönem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin küresel sahnedeki en parlak başarı öykülerinden birinin, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörü olduğunu canıgönülden vurguladı. Sektörün gözbebeği temsilcilerini tek tek kutlayan Erdoğan, Türk firmalarının dünyanın dört bir yanına yayılan projelerle ülkemizin adını gururla taşıdığını belirtti.

Kıtaları Aşan Başarı: 557 Milyar Dolarlık Dev İş Hacmi

Türk inşaat sektörünün 1972’de başlayan maceralı yurt dışı serüveninin bugün göğüs kabartan bir zirveye ulaştığını ifade eden Erdoğan, en taze verileri paylaştı: “Şu ana kadar, özellikle de son dönemde hız kazanan ivmeyle, dünyanın 138 farklı ülkesinde tam 12 bin 816 proje üstlenerek 557 milyar doları aşan bir iş hacmine ulaştık. Küresel ekonominin çalkantılı sularında bile bu yükselişi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı, Türk müteahhitlerinin sadece binalar dikmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik dehasını, örnek iş ahlakını ve kendine özgü iş kültürünü dünyaya taşıdığının altını çizdi. “Firmalarımızın iş disiplini, kaliteye olan bağlılığı ve güvenilirliği, onları küresel çapta aranılan, vazgeçilmez iş ortakları haline getirdi. Türk inşaat şirketleri, son yıllarda adeta bir destan yazarak dünyanın en prestijli firmaları arasına adını altın harflerle yazdırdı,” diye ekledi. Bu muazzam başarının ardında yatan güven ve itibarın önemine vurgu yapan Erdoğan, bu gururu yaşatan her bir firmaya ve çalışanına minnettar olduğunu dile getirdi.

ENR Listelerinde Türkiye’nin Şanlı Yükselişi: Dünya İkinciliği Geldi

Sektörün nabzını tutan uluslararası dergi ENR’nin hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması” listesi, Türk firmalarının destansı başarısını bir kez daha resmiyet kazandırdı. Erdoğan’ın paylaştığı bilgilere göre, listede yer alan firma sayısı bakımından Türkiye dünyada ikinci sıraya yükseldi! Geçen yıl 43 firmamız listedeyken, bu yıl bu sayı 45’e çıktı. Daha da çarpıcı olanı, ilk 100 arasına tam 8 Türk firması girmeyi başardı, hatta ikisi ilk 50 içinde yer alarak zirveye oynayanlara gözdağı verdi.

Cumhurbaşkanı, “Türk inşaat sektörü yurt dışı arenasında gerçekten başarıdan başarıya koşuyor. Bu listelerdeki her bir firma, bizim gücümüzün ve kalitemizin birer kanıtıdır,” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.

Mühendislik Harikaları: Teknik Müşavirlikte de Zirveye Koşuyoruz

Erdoğan, müteahhitlikteki bu başarıların yanı sıra, teknik müşavirlik ve mühendislik alanında da önemli atılımlar yapıldığını duyurdu. Gelir sıralamasında 9. sıraya yerleşen Türkiye, 45 firmasının uluslararası projelerden 20,8 milyar dolar gibi devasa bir gelir elde etmesiyle dikkatleri üzerine çekti.

Teknik müşavirlik firmalarımızın da boş durmadığını belirten Cumhurbaşkanı, “Şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 projeye imza attı ve yürütülen bu projelerin toplam büyüklüğü 3,7 milyar doları aştı,” dedi. ENR dergisinin en iyi 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı listede bu yıl da 8 Türk firması yer aldı. Ülkemiz, şirket sayısı bakımından geçen yıla göre bir sıra daha yükselerek dünyada 6. sıraya demir attı. 2017’de sadece 4 firmamızın girebildiği bu prestijli listeye, sekiz yılda iki kat fazla şirket sokmayı başardık.

“Bu paha biçilmez gurur tablosu için teknik müşavirlik firmalarımızı ve tüm sektörümüzü yürekten kutluyorum,” diyen Erdoğan, gelecekte de bu başarıların katlanarak artmasını beklediklerini vurguladı. “Devlet olarak sizin önünüzü açmaya, her adımda destek olmaya ve bu zorlu ama onurlu yolda sizinle omuz omuza yürümeye devam edeceğiz,” sözleriyle sektöre tam destek sözü verdi.

Fırtınalı Sularda Türkiye Ekonomisi: Dikkat Çeken Bir Duruş

Türk müteahhitlerinin küresel çapta sergilediği bu olağanüstü performans, içinde bulunduğumuz ekonomik karmaşada çok daha derin bir anlam kazanıyor. Son dört beş yıldır dünya ekonomisi adeta bir sınavdan geçiyor. Yüzyılın en büyük sağlık krizi olarak anılan koronavirüs salgınının artçı şokları henüz tam dinmemişken, tedarik zincirindeki kırılmalar onarılmadan üzerine bir de sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları ekleniverdi.

Cumhurbaşkanı, etrafımıza şöyle bir göz attığımızda, kuzeyden güneye adeta bir yangın yeriyle karşılaştığımızı belirtti. “Özellikle 2025 yılı, küresel belirsizliklerin tavan yaptığı, jeopolitik gerilimlerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini çepeçevre sardığı bir dönem olarak kayıtlara geçti,” dedi. Ancak bu tabloya rağmen Erdoğan, büyük bir gururla şunu vurguladı: “Küresel ticaretin, diplomasinin ve güvenliğin tüm ezberlerinin bozulduğu böyle bir çağda, Türkiye ekonomisi adeta parlayan bir yıldız gibi dikkat çekici bir performans sergiledi.

Ekonomik Göstergelerde Rekorlar ve Dengeli Yükseliş

2025 yılının, ekonomik hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, taşların yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede tarihi kazanımlar elde ettiğimiz ve bilhassa ihracat ile turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olduğunu belirten Erdoğan, müjdeyi verdi: “Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine geriledi!” Bu, vatandaşın cebine nefes aldıracak önemli bir gelişme.

Merkez Bankası rezervlerindeki artışın da hız kesmeden sürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk kez 200 milyar dolar bandını aşarak, geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükseldi. Bu rakam, 2002 yılında devraldığımız 27,5 milyar dolarlık rezervle kıyaslandığında, nereden nereye geldiğimizin en somut göstergesi,” diye konuştu.

İstihdam cephesinde de yüz güldüren bir tablo var. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. “Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin meyvelerini topluyoruz,” diyen Erdoğan, bu politikaların pek çok alanda olumlu etkilerini görmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.

İhracatımızdan Cumhuriyet Tarihinin En Yüksek Rekoru!

Ekonomideki bu olumlu hava, elbette ticaret performansımıza da güçlü bir şekilde yansıdı. Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında bile Türkiye, üretim gücünü ve rekabet yeteneğini koruyarak, mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin zirvesine çıktı! 2025’te ihracatımız bir önceki yıla göre tam 11,7 milyar dolar net artış gösterdi.

Hizmet ihracatında da beklentilerin üzerine çıkıldığını ifade eden Erdoğan, 2024’te 115 milyar dolar olan hedefi 117,2 milyar dolarla aşmıştık. “2025 yılı için belirlediğimiz 121 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefine ise daha Eylül ayında ulaştık. İnşallah, yıl sonunda bu rakamın 122,5 milyar doları bulmasını bekliyoruz,” dedi.

Lojistikten turizme, bilişimden dizi ve film sektörüne, eğitimden sağlık turizmine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan, bu başarıya imza atan tüm ihracatçılara minnettarlığını sunan Cumhurbaşkanı, hepsini tek tek tebrik etti. Geçtiğimiz yıl 2025 için konulan 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefinin, Bakanlığın tahminlerine göre 396,5 milyar dolarla aşıldığını mutlulukla bildirdi. Bu büyük başarıda emeği geçen herkese, üreticilere, ihracatçılara ve yurt dışı müteahhitlik sektöründeki tüm firmalara şükranlarını yineledi.

Türkiye’nin Geleceği: Herkes İçin Refah ve Güçlü Bir Duruş

“Bu başarıların hepsi, hep birlikte, el birliğiyle elde edildi,” diyen Erdoğan, Türkiye’nin geleceğine dair umut dolu mesajlar verdi. “Enflasyon düşmeye, mali disiplin sürmeye, cari fazla hedefimize doğru adımlar atmaya ve en önemlisi reformlarımızı birer birer hayata geçirmeye devam ettikçe, Türkiye benzer ekonomilerden kalıcı olarak pozitif yönde ayrışacaktır.

Cumhurbaşkanı, bu büyümenin sadece belirli zümrelere değil, çalışandan üretene, yatırımcıdan gence, kadından emekliye, kısacası 86 milyon vatandaşın tamamının refahına doğrudan yansıyacağını güçlü bir dille ifade etti. “Bu rakamlar kuru sayılar değil, arkasında tam 23 yıllık büyük bir emek, gayret ve paradigma değiştiren hamleler var,” diyerek elde edilen kazanımların kıymetini vurguladı.

Erdoğan, Türkiye’nin sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkilerde ve daha birçok sahada ciddi ilerlemeler kaydettiğini belirtti. “Ülkemiz içinde istikrar ve güveni pekiştirirken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmak için çalıştık. Türkiye’nin her alanda güçlenmesi için sizlerle beraber uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, iş dünyamızla birlikte daha önce hiç ayak basılmamış yerlere adeta çıkarma yaptık,” sözleriyle bu kararlı duruşu özetledi.

Yeni Kapılar Aralanıyor: Suriye’deki İstikrarın Bölgeye Bereketleri

Erdoğan, “Artık emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın meyvelerini toplayacağımız bir dönemin eşiğindeyiz. Türkiye’nin önünde yepyeni kapılar aralanıyor, fırsat pencereleri beliriyor,” diyerek gelecek umutlarını tazeledi. Özellikle altını çizdiği nokta ise şuydu: “Gazze’de mazlumlara kol kanat germemizin, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu ve vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini misliyle göreceğiz.”

Cumhurbaşkanı, Suriye’deki gelişmelere dikkat çekerek, “Suriye istikrara ve güvenliğe kavuştukça, bunun olumlu yansımalarını başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek,” dedi. Ticaretin hızlanacağını, yatırımların canlanacağını ve turizmin gelişeceğini müjdeleyen Erdoğan, özellikle eski rejimin varil bombalarıyla harabeye çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliğinin başlayacağını vurguladı.

Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün izleri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye’nin yaralarını sarıp yeniden ayaklanmasıyla bölgede yepyeni rüzgarların eseceğinin altını çizen Erdoğan, bu değişimin emarelerinin şimdiden görüldüğünü belirtti. “8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl bile geçmemişken, Suriye’de daha önce akla hayale gelmeyecek adımlar atıldı,” diye ekledi.

Suriye’de Yeni Bir Şafak: Mülteciler Dönüyor, Haklar Güvence Altında

“Milyonlarca Suriyeli kardeşimiz, yuvalarına geri döndü,” diyerek içleri ısıtan bir gelişmeyi paylaşan Erdoğan, bunlardan 600 bininin Türkiye’den vatanlarına döndüğünü belirtti. Ekonomik yaptırımların kalktığını, eski rejimin çökerttiği devlet sisteminin yeniden toparlandığını ve Suriye ekonomisinin uluslararası sisteme entegre olma sürecine girdiğini ifade etti.

Sosyal ve siyasal alandaki umut vaat eden gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı, “Cumhurbaşkanı Şara’nın yayımladığı son kararname ile, Esed döneminde adeta vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının güvenceye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz,” dedi. Bu topyekûn kalkınma hamlesinin, uzun süre terör örgütlerinin esaretinde kalmış bölgelerde de yankı bulacağına inandığını dile getirdi.

Erdoğan, “Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yer altında tünel kazmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika ve yol yapmaya ayrılacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine eğitim, sağlık ve halkın refahını yükseltecek projelere harcanacak,” sözleriyle Suriye’deki dönüşümün altını çizdi.

“Devlet İçinde Devlet Olmaz”: Teröre ve Çatışmaya Geçit Yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin artık şu gerçeği görmesi gerektiğini vurguladı: “Suriye halkı çatışmalardan, yıkımlardan bıkmış durumda. Barış, huzur ve kardeşçe bir yaşam istiyorlar. Arabıyla, Türkmeniyle, Kürdüyle, Nusayrisiyle herkes yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır savaşın ağır yükünü taşıyan Suriyeli çocuklar, artık silah ve bomba sesleri duymak istemiyor.

Bu noktada kimsenin, ne pahasına olursa olsun Suriye halkına yeni acılar yaşatmaya hakkı olmadığını belirten Erdoğan, “Terörün, şiddetin ve silahın devri kapanmıştır. Özellikle 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp, onların kanı ve canı üzerinden sonuç almaya çalışanların artık hiçbir şansı kalmamıştır,” dedi. Keskin bir dille, “Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç, paralel ordu olmaz,” diyerek bu tür yapılaşmalara geçit verilmeyeceğinin altını çizdi. Varılan anlaşmaların ruhuna uygun, sağduyulu bir çözümün tek çıkış yolu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, bu süreçte aklıselimin, hırs ve ihtirasa galip gelmesini arzu ettiklerini ifade etti.

Kürt Kardeşlerime Çağrı: Fitneye Pirim Vermeyin!

Erdoğan, özellikle Kürt vatandaşlarına ve kardeşlerine seslenerek önemli bir rica da bulundu: “Bizim köklü ve sarsılmaz kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak tohumları ekmeyi amaçlayan oyunlara asla gelmeyin. İstismarcılara prim vermeyin. Fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin, 86 milyon vatandaşıyla birlikte, sınırlarının ötesindeki milyonlarca insana da güvenli bir sığınak, bir yuva ve bir güvence olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, “Bu devlet, adını duyduğunda gözleri umutla parlayan herkesin devletidir. Türkiye, sadece sınırları içinde değil, dünyanın hiçbir köşesinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine asla kayıtsız kalmaz, sadece seyirci olmaz,” sözleriyle bu kapsayıcı anlayışı pekiştirdi.

Sağduyulu Çözümler ve İnsani Yardımlaşma: Mutabakatların Önemi

Erdoğan, “Tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerine hiçbir ayrım gözetmeksizin kucak açan bir millet olduk, bugün de aynı içtenlikle hareket ediyoruz,” dedi. Sınırın ötesindeki Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım çağrılarını, Suriye hükümetiyle yakın işbirliği içinde karşıladıklarını belirtti. AFAD ve Kızılay’ın yanı sıra diğer insani yardım kuruluşlarının da Suriye’nin kuzeyine yardım ulaştırdığını, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara başta olmak üzere hükümetin de bu konuda büyük bir hassasiyet gösterdiğini ifade etti. “Kimsenin zarar görmemesi, mağdur olmaması ve daha fazla kan dökülmeden meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor. Biz Türkiye olarak bunu çok kıymetli buluyoruz,” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişteki hatalara da değindi: “İki yanlışın bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz, Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmaması büyük bir hataydı. 4 Ocak’taki görüşmelerin sonuçsuz kalması ise bir diğer yanlışa davetiye çıkardı.” Bu nedenle, 18 Ocak’ta sağlanan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini çok ama çok önemsediklerini dile getirdi.

“Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da apaçık ortadadır. Aynı hataları tekrar ederek hiçbir yere varılamayacağını herkesin idrak etmesini temenni ediyorum,” diyerek konuşmasını tamamlayan Erdoğan, bu düşüncelerle törende ödül alan veya almayan tüm müteahhitleri yürekten kutladı ve Türkiye Müteahhitler Birliği’ne bu anlamlı buluşma için teşekkürlerini sundu. “Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin,” temennisiyle sözlerini noktaladı.

Yorum Yap

Benzer Haberler
Meclis Gündemi Belli Oldu Site Aidatları ve Yapı Denetimi Masada
Meclis Gündemi Belli Oldu Site Aidatları ve Yapı Denetimi Masada
Azerbaycan Halk Şairi Rüstemhanlı Ankara’da 80 Yaşında Anıldı
Azerbaycan Halk Şairi Rüstemhanlı Ankara’da 80 Yaşında Anıldı
Bakan Fidan’dan AB’ye Tepki Türkiye’nin Üyeliği Neden Gecikiyor
Bakan Fidan’dan AB’ye Tepki Türkiye’nin Üyeliği Neden Gecikiyor
İsrail Lübnan Sınırında Ateşkese Rağmen Yıkıma Devam Etti
İsrail Lübnan Sınırında Ateşkese Rağmen Yıkıma Devam Etti
Sağlık Bakanlığı Hastanelerin Satıldığı İddialarını Yalanladı
Sağlık Bakanlığı Hastanelerin Satıldığı İddialarını Yalanladı
İsrail Lübnan’a Hava Saldırıları Düzenledi
İsrail Lübnan’a Hava Saldırıları Düzenledi
Haberin Doğru Adresi
Gazete Demokrat

Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.

2025 Gazete Demokrat © Tüm hakları saklıdır. Seobaz Haber Teması