Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Tüyü Bitmemiş Yetimin Hakkı

Bir dönemlerin en baba cümlesiydi, Yeşilçam filmlerinde kendine bolca yer bulurdu. Bir yerde yolsuzluk mu var, rüşvet mi var, halkı umursamayan bir devlet şahsiyeti mi var, maneviyatına ve maddiyatına bakılmadan haksızlık karşısında şak bu cümle söylenirdi. Sokakta duyardınız, aileler çocuklarına bu deyişi yememelerini tembih eder, insanlar, yolundan sapmış iş adamları, bürokratlar, milletvekilleri ve hatta bakanlarla milletvekillerinin bunu yediğini söylerdi.

Şimdilerde pek duyulmayan, pek umursanmayan ve yenmesine alışmış olduğumuz bu deyiş;

"Tüyü bitmemiş yetimin hakkı"

***

Mehmet Görmez nasıl indi, kendi mi indi bilinmez ancak bir şekilde başkanlığa veda etti. Veda ederken de helallik istedi. 

Bir ara "1 milyon 6 bin 641 lira 64 kuruş" ederi olan makam aracıyla gündeme gelmişti. İnsanlar tepki verince bir daha bu araca binmem demiş, Erdoğan bir açıklama yapınca o araçtan inmek bilmemişti. Milyonluk makam araçlarındaki yetim hakkını tartışmak bize düşmez, tartışsak fayda etmez. 

Ancak Mehmet Görmez'in iktidar eliyle şişirdiği Ensar'ı ziyaretindeki yetim hakkını helal eden çıkar mı bilinmez.

Başında olduğu diyanetten yapılan babasının 9 yaşından büyük olmak kaydıyla öz kızına şehvet duyabileceği açıklaması yüzünden tacize ve tecavüze uğrayan çocuklar arasından hakkını helal eden çıkacağını düşünmüyorum.

Davutoğlu'nun bir grup kızgın genç olarak lanse ettiği, kafa kesici radikal islamcı terörist IŞİDçilerin, Görmez başındayken Diyanet'in tesislerinde kalmasına Suriyeli yetimler hak tartışmasına katılacak kadar yaşamış mıdır ondan da emin değilim.

Ben devletin de katkılarıyla ülkedeki çocuklar şehvet objesi haline getirilmesinde ve ziyaretlerle tecavüzcülerin ak pak gösterilmesinden hakkımı helal etmiyorum. O çocuklar da etmeyecekler...

***

Selaaddin Aydoğdu'nun da kafasına sağlık

Madenciliğin başını çektiği asgari ücret ve biraz üstünde kazandıran mesleklerin fıtratında ölüm olduğu kadar bir top peşinde koşturan adamlar ve onların arkasındaki adamların yaptığı işlerin fıtratında da milyonlarca liralık para almak var.

Aydoğdu'nun attığı kafayla başlayan süreçte Fatih Terim'in 3 milyon 500 bin Euro tazminat alacağını öğrenmiş olduk. Üstüne üstlük çalıştığı süre boyunca her ay devletten 962 bin liracık aldığını, işsiz olduğu süre boyunca 15 Kasım 2018'e kadar TFF'den bir milyon 193 bin lira alacağını da öğrendik. 

Demem o ki bu paradan, Selaaddin Aydoğdu'nun attığı kafayla haberdar olduk. Aydoğdu'nun attığı kafayla, Türkiye futbolunun aslında çok daha iyi yerlerde olabileceğini, sadece Terim'in aldığı parayla ülkenin her yerine sayısız spor kompleksi kurulabileceğini, buralarda da nice başarılara imza atacak sporcu yetiştirilebileceğini öğrendik. Bir diğer deyişle Terim'in ve ona o parayı verenlerin kaç tüyü bitmemiş yetimin hakkını yediğini ben hesaplayamadım.

Türkiye'de Selaaddin Aydoğdu gibi kafasını kullanan daha çok insan olsa ülkenin potansiyelini ve bu potansiyelin nasıl harcandığını daha iyi anlayabileceğiz demek ki.

Bu yazı 2481 defa okunmuştur .

Son Yazılar