Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Önseçim Olmalı mı?

Kemalpaşa'da CHP'nin gündeminde varsa yoksa şu aralar "önseçim" tartışması akıp gidiyor. Köşede kuytuda, meydanda alanda, okey masasında rakı masasında önseçim konuşuluyor. Biri önseçimin gerekliliğinden dem vuruyorsa bir diğeri daha da köpürtüyor. Durum aynı Yiğit Özgür'ün "iyi yedik" karikatürü gibi kısacası. Biri ortaya bir şey atıyor, diğerleri aynı şeyin farklı versiyonunu sadece bir şeyler söyleyebilmek için söylüyor.

Önseçim olmalı mı? Kesinlikle olmalı...

Sadece başkan mı önseçimle belirlenmeli? Meclis üyeleri de önseçimle belirlenmeli.

Ancak ne partinin demokrasi ihtiyacı ne de başarılı adayı belirleme uğraşları kuru kuru "önseçim isterim" demekle bitmiyor.  "Üye listesi güncel mi?" ve "Söz konusu üyeler arasında başka bir partinin çalışmalarına katılan var mı?" gibi soruların da cevaplanmış olması gerekir. Kısacası önseçim talep edebilmek için önce sağlıklı şekilde işleyeceğinden emin olmak gerekir. 

Önseçim istiyorlar ancak ne kadar sağlıklı olacağını konuşmaktan imtina ediyorlar. Şu şartlar altında olacak önseçim bir kısım gerçek CHP'linin kullanacağı oyun yanı sıra çok sayıda ricacı ve karşılıklı oyun verilmesine de imkan sağlar. İşte bu noktada gerçek partililerin sağlıklı bir örgüt için vereceği kararlar da belli odaklar tarafından ipotek altına alınmış olur.  

Bu noktada "önseçim isterim" diyerek önseçim yapacak olan örgütün yapısını sağlamlaştırmaya çalışmamak veya bu yapının ne kadar sağlam olduğunu sorgulamamak bana garip geliyor.

Şu şartlar altında yapı hiçbir şekilde sorgulanmadan önseçim olacağı ilan edildi. Peki ya sonra? Önseçim ne kadar sağlıklı geçecek? Parti üyeleri partili olma bilinciyle mi oy verecekler? Gerçekten sağlıklı sonuç alınabilecek mi? Gerçekten CHP'ye oy vermişlerin içine sinecek bir aday mı çıkacak yoksa başka bir isim mi ön plana çıkacak? Bu tarz bir önseçimden sonuç alınabilir mi?

2014 verilerine göre CHP'nin Kemalpaşa'da aldığı oy sayısı 22 bin 81. Aynı yıl CHP'nin Kemalpaşa'daki üye sayısı ise 2 bin 199. Bu rakamlar bana göre her parti üyesinin 9 kişiyi oy atmaya ikna ederek büyük bir başarı sağladığına değil parti üye sisteminin pek işlevsel şekilde yürümediğine işaret ediyor. Bir de etkinliklere katılan partili sayısına şöyle bir bakılsa...

Üstüne üstlük Kemalpaşa gibi bir yerde Büyükşehir veya başka avantajlı kurumlarda çalışmak için üye olan, partiyi bir işe yerleşmek için araç gören "partililer" olabileceği "ihtimalini" de göz önünde bulundurmak gerekir.

***

Atama ya da başka bir yöntem dememi bekliyorsanız büyük yanılgıya düşersiniz. Evet olması gereken önseçimdir. Ancak kuru kuru önseçim olmalı diyecek de değilim. 

Olması gereken en sağlıklı sonucu verecek şekilde gerçekten CHP'ye gönül vermiş partililerle düzenlenecek bir önseçimdir. Yoksa sağlıklı önseçim için uğraşmadan kuru kuru önseçim istemek diğer yöntemlerden medet ummaktan pek farklı durmuyor... Zira genel başkan tartışmaları esnasında da genel başkandan önce partililerin kendisini değiştirmesi gerektiğini dile getirmiştim.

Önseçim diyerek demokratik bir partinin demokratları olduğunu kanıtlamaya çalışan, biri önseçim deyince istemese bile "önseçim" diye tekrara başlayanlarla olmaz bu iş. Bu iş olacaksa anca "önseçim nasıl daha sağlıklı hale gelir?" sorgulamasını yapanlarla olur.


 

Bu yazı 1873 defa okunmuştur .

Son Yazılar