Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Köy Mallarının Satılmasına Yaygara da Bir Yere Kadar

İzmir'in birçok ilçesinde patlak gösteren köy mallarının satışı en son 'köy mallarını satmayacağız' diyen CHP'li Bayındır belediyesinin CHP'li Gürsel Erol'a ait şirkete köy malını satmasıyla doruk noktaya çıktı. 

Tutarsızlığın her türlü yönünü yaşatan bu satışla beraber köy mallarının hem iktidar hem muhalefet tarafından el ele satılabildiğini görmemiz bir yana CHP'nin köy köy gezerek 'köy mallarını satmayacağız' açıklaması da yalan çıkmış oldu. Bu satış CHP'li belediye başkanından, CHP'li il başkanına, CHP'li Dersim milletvekilinden, CHP Genel Başkanı'na kadar itibar sarsmaya yeter.

Üretmekle ters, üreticinin mantığıyla bağdaşmayacak şekilde elde olanı değerlendirmeyip satmayı kurtuluş gören CHP'li belediye başkanı satışa ilişkin 'şirkete önceki belediye başkanı döneminden borcumuz vardı 'yasalara uygun' sattık' şeklinde açıklama yaptı. Öncelikle sosyal demokrat olması beklenen partiden seçilmiş olan belediye başkanı bu açıklamasıyla zaten AKP'nin özelleştirmeleri karşısında duran partisinin tüm söylem ve mantığına meydan okuyor. 

Başkan bir yandan da partisinin itibarını düşünerek sıvazlıyor, CHP'li vekilin şirketi isteyen olursa daha ucuza satmaya hazır. Başkan bu sözleriyle her şey normale dönecek sanıyor herhalde; satılmayacak denen köy malı satılmış, CHP'li belediye CHP'li vekile satış yapmış, kime ne...

Peki il başkanının açıklaması?

AKP'li belediyeler ve MHP'li belediyenin köy mallarına satışına basın üzerinden tepki gösteren, basın açıklamalarına katılan Ali Asuman Güven, Bayındır belediyesinin satışını gerçekleştirdiği araziye yönelik 'Bu tür olayların basın üzerinden tartışılması partiye hiçbir yarar sağlamamaktadır...' diye bir açıklama yaparak hemen ardından da yapıştırdı; "Ancak şu an yapılan ve basın üzerinden yürütülen işler, hem çözüm üretmiyor, hem kamuoyu tarafında yanlış bir algıya sebep oluyor.". Sen kalk başka parti satınca basın açıklaması yap, basına demeç ver, yazılı basın metni gönder, kendi partin satınca 'bu işler basın yoluyla çözülmüyor' de. 

AKP'nin yaptığı özelleştirmeler karşısında Kılıçdaroğlu'nun da dahil olduğu halkın bir kesiminin verdiği bir tepki var; halkın aklıyla dalga geçiyorlar...

Sayın Güven konuyu halkın konuşmasını istemiyor ve kapalı kapılar arkasında konuşulmasından yana olabilir. Çünkü haksızlığa karşı tepki vermek bir yana bir olayı kendi çıkarına kullanmaya çalışıp 'yaygara' koparmak bir yana. 

Eeeee? Hani haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandı? 

CHP İzmir'de Bayındır İlçe Başkanı, bu olay üzerine istifa eden il eğitim sekreteri Yücel Özen ve CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel dışında pek tepki yükselmedi. Neyse ki CHP'nin İzmir vekillerinin olaylar karşısında sessizliğine alışığız, yani bu olaya özel olarak susmuyorlar genel olarak suskunlar.

CHP İzmir'de olaylar bitmiyor...

Verilen sözlerin tutulmaması ve tepki gösterenlere sus mesajı verilmesi bir yana bir de Aytun Çıray gibi 'kontenjan sızıntısı' da var. Sen kalk genel başkanın dahil çok sayıda milletvekili ön seçimle girerken kontenjanla aday gösterilmeyi gururuna yedir, bir sonraki dönem ön seçime girme zorunluluğu ortaya çıkınca topukla...

İzmir'de olaylar bitmiyor, bu kafayla giderse bitmez de...


 

Son Yazılar