Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

İnce'nin Topladığını Listeler Dağıttı

Ekmeleddin İhsanoğlu olayının üzerinden fazla zaman geçmeden aynı olayın farklı bir versiyonu adayların açıklanmasıyla yaşandı. Yazıyı yazdığım şu saatlerde henüz resmi bir açıklama olmasa da yapılan önceki hatalardan biliyoruz ki çok büyük ihtimalle başımıza vekil diye kalacaklar bu isimler olacak. Tabandan kopuk vekiller, CHP'lilerin büyük çoğunluğunun verdiği istemsiz oylarla Meclis'e girecek. Yani sosyal demokrat olması gereken parti, değil demokrat olmak, milletvekili listesi çıkarırken tabanıyla sosyal bile olamıyor, tabanının ne istediğini bilemiyor.

Kadın ve genç kotasının dikkate alınmadığı bu listelerde yer alan isimlerin çoğunluğu "mücadele" kavramının altını dolduramayacak, halkla sağlam ilişkileri olmayan, kendisinin ünvanı değil, ünvanın kendisini taşıyacağı isimler. Kaldı ki erken seçimdi, baskın seçimdi, hani bana ön seçimdi durumu olmasaydı bu isimlerin büyük bir çoğunluğu listede kendisine yer bulamazdı. Parti emekçilerine daha önemlisi gerçek emekçilere, toplumsal olaylara ve mücadeleye uzak olan isimlerin boy boy sıralandığı liste tam bir felaket. Kısacası bu isimlerin büyük çoğunluğu ön seçimden çıkamazdı.

Bu noktada öncelikle bir hata yaptığımı, İnce'dense Büyükerşen'in parti tabanında ses getireceğini düşündüğümü söylemeliyim. Kaldı ki Muharrem İnce'nin meydanlarda yaptığı konuşmalar olsun, partililerle buluşmaları olsun, kendisini kısıtlamaya çalışan medyaya karşı dik duruşu olsun Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesinden sonra CHP tabanında yarattığı coşkuyu görmemle hatalı düşündüğümü fark etmiştim. İnce'nin yarattığı bu etkiyi Büyükerşen yaratamazdı. Ancak gel gör ki Muharrem İnce sayesinde Ekmeleddin vakasını atlatan tabanın silkinip yerden kalkması ve vekil adaylık listeleriyle yere vurulup dağılması bir oldu. Kısacası Muharrem İnce'nin tabanda topladığı coşkuyu bir gecede listeler kaybettirdi. Kılıçdaroğlu hükümete karşı "liyakat" sayıklaması yaparken listeler sayesinde partililer de Kılıçdaroğlu'na "liyakat" hesabı sormaya başladı. 

Solu, solcuları, devrimcileri ve mücadelenin içinden gelenleri küstürmeyi başarmış olan bu listeler sayesinde CHP'nin oylarında kırılma elbet ki olacak. Büyük bir kırılmadan bahsetmiyorum elbet, yine Ekmeleddin olayında olduğu gibi "aman partime zeval gelmesin" ya da "Erdoğan'dan kurtulalım da..." kafasına girerek istemediği isimlere oy verecek kişi sayısı çok. Zaten buna güvenmilmiyor olsa böyle bir şeye cesaret edilemez. 

Kısacası partinin gerçek sahipleri olan parti emekçileri uğradığı haksızlığa rağmen belki de küfür ede ede oy verecekler ama CHP sayesinde hem İYİ Parti'nin hem de HDP'nin oylarında ufak bir artış olacak.

Bir de listelere şu yönüyle de bakmak gerekir; partisi sürekli kan kaybederken il yöneticiliği, il başkanlığı, YDK veya PM üyeliği yapmış, toplumsal olaylarla alakası olmayan, bunlarla empati kuramayan, değil kitleyi meydanlara çıkarmak salon doldurmaktan aciz isimler ile sendikal mücadeleyi bırakıp Meclis'e geçmek isteyen bir başkan İzmir listesinde... Hani şu mübarek liste, 2-3 kişiyi dışarıda tutarak konuşuyorum zıplama tahtasından öte değil. 

Hani demem o ki İnce'nin tabanda yarattığı etki ve mitinglerde oluşturduğu çoşku anca bu kadar başarılı olarak yerle bir edilebilirdi.


 


 

Bu yazı 891 defa okunmuştur .

Son Yazılar