Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Gak, Gukuk, Sefalet

Denk geldiğim bir videoda Adalet Yürüyüşü korteji bir alt geçitten geçiyor, 3-5 genç ellerine almış Cumhurbaşkanı'nın portresini geçidin üst tarafına çıkıp başlıyorlar 'Recep Tayyip Erdoğan' sloganını atmaya. Bir yandan Erdoğan'ın portresini tutup sallarken bir yandan da terörist bunlar diye bağırıyor, olabildiğince ağır küfürler yağdırıyorlar. Kısacası bir 'Recep Tayyip Erdoğan' sloganı atıyorsa hemen ardından küfür basıyorlar. Videonun bir noktasında öyle bir sahne çıkıyor ki ortaya sanırsın 'Cumhurbaşkanı'na hakaret'.

Gençlere müdahale etmek için polis giriyor araya, gençler bir dönüyor ellerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın pankartı, hadi bakalım al gözaltına alabiliyorsan. 

Polisler gençlere hadi bırakın diyor, içlerinden biri Erdoğan'ın portresini polisin gözüne sokarak 'Bu' diyor, 'Cumhurbaşkanı' polis de durumun farkında işte o an gak gukuk sefalet başlıyor. Ah bir solcu olacaklardı, ah bir sosyal demokrat olacaklardı yaka paça gözaltı.

Genç, polisin çaresizliğinin farkında, dozajı artırıyor. Yürüyüşçüleri gösterip 'bunlar terörist bunları alın' diyor ve ekliyor 'bak ben küfür etmiyorum demokratik hakkımı kullanıyorum'. Polis ne dese beğenirsiniz, 'hadi kullandınız demokratik hakkınızı dağılın arkadaşlar.' doğal olarak dağılmıyorlar. Demokratik hak ya sonuna kadar kullanacaklar. 

Tüm bunlarla beraber 'demokratik hakkı' televizyonda izlediği kelle paça dayakla gözaltına alınanlardan duymuş, demokratik hak sadece eylem yapanlara karşı kenardan protesto etmekle kullanılır, fırsat bulursa saldırılır, dövülür, küfür edilir diye biliyor. Hele ki terörist kimdir, nedir ne yapar en ufak fikri yok, kendisinin sevdiği biri birilerine terörist diyecek de eğer iyi takip ederse o da onu kavrayıp onlara terörist diyecek. 

Ama işte adı üzerinde terörist, durur mu yerinde bu teröristler ki sürekli değişiyorlar. Bir gün bakıyorsun akademisyenler terörist olmuş ertesi gün can ciğer olunan cemaatçiler terörist, bir bakıyorsun barış için masaya oturulan HDP'liler 1-2 ay içerisinde terörist oluvermiş, Atatürk posteri taşıyanlar da zırt pırt terörist olabiliyor, öfkeli kalabalıkken bir anda terörist ilan edilenler bile çıkıyor. Kafalar karışıyor haliyle, tertemiz...

***

Güzel yerlere dokunmuş muhteşem bir başlangıç oldu

Kılıçdaroğlu'nun başlattığı yürüyüş kitlesel bir mitingle sonuçlandı. Öyle bir kitlesellikti ki ülkede bir sorun olduğunu idrak edebilmiş olan toplumun her kesiminden milyonlarca insanı buluşturdu. O kitlesellik de adalete susamışlıkla birleşince gururla daha güçlü bir sesle haykırıldı. Türkiye'nin uzunca bir süredir kendisini somut olarak koyabilen bir muhalefete ihtiyacı vardı, bu muhteşem bir başlangıç oldu.

Öyle ki;

Gazeteci demeye utandığım ancak gazetecilik tanımının altını oyarak gazetecilik kılıfını giymiş olan yandaş medya, sağdan soldan gaza getirilmiş mahallenin şımarık çocuğu gibi Yenikapı Mitingi'ni, daha kalabalıktı gibilerinden ısıtıp ısıtıp insanların önüne koydu.

Yine yandaş medya, eskilerinden ders çıkarmış olacak ki bu sefer 3-5 ufak değişiklikle, aynı fotoğrafla aynı sözlerle Erdoğan'ın G-20'deki konuşmasını ağız birliğiyle verip Adalet yürüyüşüne yer vermedi.

Cumhuriyet Mitingleri'ni hatırlatma çabasına girip oradan ne olmuştu ki buradan ne çıkacak diye soranlar oldu.

Yürüyüş boyunca en ufak bir olay arbede yaşanmadı. 

İstanbul Valiliği gece vakti talimat almışçasına ve gerek olmamasına rağmen mitinge katılanların sayısını 175 bine düşürdü. Ki bu demokrasi için önemli bir gelişmedir. Şöyle ki önceden insanların eylem yapmasına, miting düzenlemesine izin verilmezdi, şimdi kitlesel düzenlenen mitinglerde 'yok ya o kadar kişi katılmadı' şeklinde açıklama geliyor. İstanbul Valiliği kısa bir süre önce yasakladığı Onur Yürüyüşü'nde de bu sistemi uygulayabilirdi halbuki...

Melih Gökçek parselciliğini konuşturup kendince metrekare hesabı yaparak mitinge katılan insan sayısı buldu.

Abdurrahman Dilipak yandaşlığı bir çıta daha yukarıya taşıyarak metrekare hesaplarken (hesaplayamazken) yüzde 50 kırpma yoluna girdi. Yine de İstanbul Valiliği'nden iyimser bir sayı verdi. Matematiği ilkokula yeni başlamış bir öğrenci seviyesinde olsaydı daha da yüksek bir sayı verebilirdi.

Saçma sapan yapılan anketlerle Adalet Yürüyüşü'ne desteğin düşük olduğunu söyleyen anket şirketi sahipleri televizyon kanallarına çıkıp ben demiştim diyemedi.

Kitlesel katılım gerçekleşince sus pus kalan yandaş medya 'Hangi ünlüler teröre destek verdi' tadında galeriler yapamadı.

İşte bunlardan anlıyoruz ki Adalet Yürüyüşü güzel yerlere dokunmuş.

Bu yazı 2403 defa okunmuştur .

Son Yazılar