Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

FETÖ Değil Feto

Geçen yazımda da AKP kendi tarihini yazmaya çalışıyor diye söylemiştim... İlk olarak yıllarca solcu ve sosyal demokratların 'bu yapı laikliğe karşı, bu yapı gençlerimizin beynini yıkıyor, bu yapı cumhuriyeti yıkmayı hedefliyor' dediği Feto bir anda FETÖ yapılıverdi. Şimdi en muhalif gazetelerde bile FETÖ yazıyor. Yani sevgili olan Feto, eski sevgili olunca FETÖ'ye dönüştü.

İşte Feto'yla FETÖ'nün farkları; 

Önceden Feto denilince kızılırdı, hoca efendiyle böyle konuşulmazdı şimdi FETÖ'den alçağı yok. 

Feto candı FETÖ can düşmanı.

Feto'nun eli eteği öpülürdü, FETÖ'nün fotoğrafına tükürülür.

Feto ile fotoğraf çekilip paylaşmak onurdu, FETÖ'yle fotoğrafı olan saklama derdinde.

Feto dönemi Erdoğan Ergenekon savcısıydı, FETÖ dönemi Ergenekon'un mağduru oldu çıktı.

Feto hasret bitsin diye Türkiye'ye dönmeliydi, FETÖ Türkiye'ye iade edilmeliydi.

Feto dönemi Cumhuriyet tü kakaydı, FETÖ dönemi Cumhuriyet tutuklu.

Feto dönemi Sözcü'ye Gülen'in avukatı dava açardı, FETÖ dönemi Sözcü de tutuklu.

Feto dönemi CHP kötüydü, FETÖ dönemi CHP FETÖ işbirlikçisi oluverdi.

Feto dönemi Erdoğan ne istedilerse verdi, FETÖ dönemi su yok.

Feto'nun sonlarına doğru Erdoğan kandırılmıştı, FETÖ olunca Erdoğan'ı kimse kandıramadı.

Feto'yla içli dışlı milletvekilleri candı, FETÖ dönemi darbenin siyasi ayağı olmadığı ortaya çıktı. 

FETÖ'ye karşısınız da Feto'yla içli dışlıydınız

Kısacası Erdoğan ve ekibi her ne kadar bizim FETÖ'yle işimiz yok dediyse de Feto ile olan işlerine ve işbirliklerine pek değinmek istemiyorlar. Tarihi de saklamaktan hiç çekinmeyerek işte tam olarak böyle oyuyorlar, kendi destanlarını, kendi bayramlarını yazıyorlar. Kendileri sütten ak çıkmış kaşıkken, biri tünelde bir bilmem nerede saklanırken darbeya karşı savaştıklarını, hali hazırda Feto'yu ne ülkede, ne bürokraside ne de ülke yönetiminde istemeyenleri FETÖ'cü ilan ediyorlar. Şark kurnazlığının da altında bir yerlerde bir seviyeye sahip bu kurnazlık pek tutar gibi gelmese de AKP tabanında tutuyor.

İşte tam bu noktada FETÖ değil de Feto denilmesi ve Fetolu günlerin sık sık yad edilmesi gerekiyor.

15 Temmuz ve Erdoğan'lı telefonlar

Bir amaç uğruna intihar etmeden direnen ve hayatını kaybeden insana her zaman saygı duyarım. 15 Temmuz şehitleri bu bağlamda önemlidir ancak şehit sayısı ne kadar yüksek olursa olsun, 15 Temmuz hiçbir şekilde bayram ilan edilemez. Çünkü 15 Temmuz, bizzat hükümetin can ciğer kuzu sarması olduğu ve 2002'den bu yana açıktan açığa devlette örgütlenen, hatta resmi devlet hakkında "FETÖ devlete değil devlet FETÖ'ye sızmış" yorumu dedirten bir hataydı. Normal şartlar altında insanlar yaptıkları hatalar karşısında özür dilerken, 15 Temmuz'un başarı ve destan olarak ilan edilmesi aymazlıktır, şehitlerle dalga geçmektir ve en önemlisi AKP'nin kendi tarihini yazdırma çabasıdır.

Kitle iletişim araçlarında sık sık gördüğümüz ve duyduğumuz Erdoğan ve FETÖ'ye karşı mücadelenin kahramanı ekibi 15 Temmuz gecesi bir ilke imza attı. İnsanlar Erdoğan'ı ve AK ekibini görmekten sıkılınca televizyonu kapatıyordu, bu sefer bir başka kitle iletişim aracı olan internette görmeye başladı. Buna daha tam alışamamışken bu sefer bireysel iletişim aracı olan telefonlarda Erdoğan karşımıza çıkmaya başladı. Direkt Erdoğan'ın talimatı mıdır, BTK'nın işi midir yoksa telefon şirketlerinin işi midir bilinmez. Ama bu olay hem sınırı hem de haddini aşmaktır. Feto'nun dinlediği telefonlardan şimdi de cevap gelmeye başladı dedirtir.

Yakında evlerimizde otururken telefon çaldığında cumhurbaşkanımızın güzel sesini duymaya başlayacağız gibi. Bununla beraber hep beraber dua edelim ki hologram teknolojisi 2023'e kadar gelişmeye...

Yazımı Haluk Levent'in 'Anlasana' şarkısından "Çalmadı yine telefonlar, alışım sanmıştım" sözlerini dinleyerek bitiriyorum.
 

Son Yazılar