Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Eldeki Devleti Yönetemeyenler Yeni Devlet Kuracakmış

2013'teki Gezi Eylemleri'nden 2017'de yüzlerce kişinin sanık olduğu dava açıldı. Konu malum Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs... Ülkenin gençleri Anayasal düzeni bozmaya teşebbüsten yargılanadursun, AKP'nin eski MKYK üyesi Ayhan Oğan kalkıp gevrek gevrek yeni devlet kurmaktan bahsediyor.

Bunu bir AKP'nin MKYK üyesi dışında herhangibiri söyleseydi, Erdoğan dilinden düşürmez "bunların alayı terörist" der, Binali Yıldırım meydanlarda Erdoğan'ı tasdik ederdi. Erdoğanizm modasına kapılarak ekose ceket giyen ne kadar AKP'li vekil ve AKP'li yönetici varsa ceketlerini sırtlarına geçirir buldukları ilk fırsatta, abuk sabuk basın bültenleri geçerek söylemleri kınardı. Beyni iltihap kapmış, mide bulandıran, insanlıktan uzaklanmış ne kadar AK Trol varsa hepsi bunu söyleyene yüklenirdi, beddualar ve küfürler sosyal medyada uçuşurdu.

Düşünün Selahattin Demirtaş bir günden bir güne yeni devlet kuracağız dememiş tutuklu, bu adam rahat rahat dışarda.

Onu bırak Feto'nun şakirtleri dahi darbe yapmaya teşebbüs ettiler ama yeni bir ülke kurmaktan bahsetmediler bu adam yeni ülke kurmaktan bahsediyor.

Oğan herhalde 'devlet kurma' konusunda düşünüp taşındı ve 'neden olmasın ki?' sonucuna vardı.

Ancak öyle ki biri ülke kurmuş ve demokrasiye geçmek için uğraşmış diğeri toplumun en az yüzde 49'u tarafından şaibeli olarak görülen bir seçimi kıl payı kazanarak güçler ayrılığı ilkesini yıkmış iki lider arasında büyük fark var.

Şöyle ki;

Atatürk bir ülke kurdu, Erdoğan kurulmuş bir ülkenin ayarlarıyla oynadı.

Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu Caber Kalesi Atatürk döneminde Türkiye Cumhuriyeti topraklarına dahil edildi, Erdoğan dönemi bir gece operasyonuyla yerinden kaçırılması büyük başarıymış gibi lanse edilmeye çalışıldı.

Atatürk bir Kurtuluş Savaşı'nı bizzat cephede yönetti, Erdoğan 15 Temmuz'da görüntülü konuşma ile CNN bağlandı.

Atatürk için İzmirliler gavur değildi, Erdoğan için gavur.

Atatürk ölümle sonuçlanan hiçbir protestoda emri ben verdim, polisim destan yazdı demedi, Erdoğan çok sayıda ölümün ardından Gezi Parkı'nda 'Polisimiz destan yazdı, emri ben verdim' dedi.

Atatürk ülkenin karşılaştığı hiçbir sorun karşısında patates lobisini suçlamadı, çözüm aradı, Erdoğan Patates, Domates, Dolar, Euro ve Kuru Bakla gibi lobileri suçladı.

Atatürk'ün partisinden hiç kimse din ile dalga geçecek sözler söylemedi, Erdoğan'ın partisi hem halkla hem dinle dalga geçti.

Atatürk'ün önce 'kandırıldık' sonra 'biz ne kandıran olduk ne de kandırılan' tarzı bir açıklaması yok, Erdoğan'ın var.

Atatürk hiçbir cemaat veya tarikat tarafından kandırılmadı, Erdoğan kandırıldı.

Atatürk seçilmezsek beyaz toroslar çıkar tadında bir açıklama yapmamıştır, Erdoğan'ın partisinden bu açıklama yapılmıştır.

Atatürk Menemen'de gerici ayaklanmasına ve Kubilay'ın katline karşı çok sert davrandı, Erdoğan askerlerin başına çuval geçirirken sessiz kaldı.

Atatürk hakkında uluslararası basında tek bir kötü haber yapılmadı, Erdoğan'a eleştiren çok fazla haber var.

Atatürk Meclis'i kurdu, seçim düzenlettirdi, çoklu parti denemeleri yaptı, Erdoğan döneminde milletvekili maaşlarına müthiş zam yapıldı.

Atatürk elde olmayan parayla sıfırdan kamu için onlarca fabrikalar kurdurdu, Erdoğan kamunun elinde olan fabrikaları tek tek sattı.

Atatürk'ün ve yoldaşlarından hiçbirinin yolsuzlukla adı anılmadı, Erdoğan dönemi yolsuzluklarla anıldı.

Atatürk gittiği hiçbir yerde protesto edilmedi, Erdoğan maç izlemeye dahi gitse duymaya tahammül edemediği İzmir Marşı'nı tüm stat ona karşı söylüyor.

Atatürk asker kökenli olmasına rağmen prensibi 'Yurtta sulh, cihanda sulh' idi, Erdoğan dönemi tüm komşularla sorunlar patlak gösterdi.

Atatürk modern bir ülke için mücadele verdi, Erdoğan siyasi islamcı bir ülke istedi.

Atatürk tarikatları ve dini oluşumları siyasetin dışına sürdü, Erdoğan tarikatları ve dini oluşumları siyasetin içine çekip ülkenin geleceğini karartmalarına karşı bunu ısrarla yapmaya devam ediyor.

Kısacası eldeki devleti yönetemeyenler, yanlış üretilen politikalar yüzünden ülkenin karşılaştığı en ufak sorun karşısında dahi kendinden pay biçemeyip lobilere ve dış odaklara suçu atanlar bir yana, ülke kuranlar bir yana.

Bununla beraber;

15 Temmuz'u kendi elleriyle kazanlar hala akıllanmadılar, tarikatları devlete soktukça sokmaya devam ediyorlar. Feto'dan boşalan koltuğu yeni tarikatla doldurmak için Erdoğan altyapı döşemeye çalışırken ağzındaki baklayı çıkardı; "Vaaz kürsüsünden terör ve terörist çıkmaz"... 

Zaten 15 Temmuz'u yapmaya çalışanlar da zaten CERN'den çıkan bir grup nankör bilim insanıydı... Ensar'ın, Menzil'in, İsmailağa'nın ve benzerlerine ülkemin bağları açıldı ya şimdi sıra parlatmakta...

Bu yazı 1847 defa okunmuştur .

Son Yazılar