Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

16 Yılda Müjdelenenler

Geçen seçimlerde Genel Sağlık Sigortası (GSS) isimli bir musibet başımıza bela olmuştu, işsiz vatandaşın sırtına sigorta bahanesiyle bindirilen illet yüzünden çoğu genç yüzbinlerce vatandaş binlerce lira borçlandı durduk yere.

Neyse ki 2015'te seçime az kala müjde geldi. 

Şaka falan değil, AKP iktidarı kendi getirdiği GSS'den bizi yine kendi kurtardığını müjdeledi.

Daha bu olayın şokundan kurtulamadan Erdoğan 24 Haziran vaatlerini sıraladı,  "Milli irade siyasetin merkezine tam yerleşeceği için, demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla eksiksiz işleyecek.". Pek fazla üzerinde duran olmadı, 16 yıldır alkışlayanlar "16 yılda neden olmadı" diye yine soramadı, yine canı gönülden alkışladı.

Zaten erken seçim olmayacak diye alkışlayanlar 24 saat dolmadan erken seçim müjdesini alkışlamaya başlamışlardı.

Geçen seçim verilmiş kadro sözü de pek tutmadı, Erdoğan'ın mahpusluktan Cumhurbaşkanlığı'na uzanan destanını anlatanlar binlerce eski hükümlünün işsiz kalmasına ses çıkaramadı. Kadro alanlar da pek mutlu olamadı en az yüzde 10 zam vaatlerini hevesle bekleyenler vergi dilimine takıldı, yüzde 4'ten yukarı alamadı. Kaldı ki önümüzdeki Ekim ayında asgari ücretle aynı parayı alacaklarının müjdesiyle sarsıldılar..

CHP'nin 2015'te emekliye çifte ikramiye vaadini komik bulanlar, CHP'ye kayıt olurum diyenler 2018'de CHP'nin seçim vaadi kendi partilerinden seçim müjdesi olarak gelince pek konuşamadı.

Üniversiteliler işsizken ve mezun öğretmenler intihar ederken arka arkaya üniversite müjdeleri verildi. Eğitimde kalite düşse de her ile açılan üniversitelerle alkışlar her seferinde daha yüksek sesle geldi. Neyse ki bu seçimde üniversite açmaktansa üniversiteleri bölünüp çoğalacağı müjdesini aldık. Alkış sesinden soranları da duyamadık; "Bu gençler yapayacakları bir mesleğin okulunda niye gençliklerini heba ediyorlar".

24 Haziran'a doğru Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) açıklama yaptı, "Benzin ve mazota zam yapıldığında açıklamayacağız, küfür yiyoruz". Komik rakamlar zam diye memurlara, emeklilere ve asgari ücretlilere her kanalda bangır bangır müjdelenirken, petrole ve mazota yapılacak olan zammı duymayacak oluşumuz refah seviyemizi yükseltti.

Öte yandan refah seviyemizi yükselten bir gelişme de elektrikte yaşandı; kullandığımız elektrik kadar vergi ve dağıtım bedelini sessiz sakin ödeyerek refah seviyemizden yine taviz vermiyoruz, sessiz sakin müjdeleniyoruz.

Üreticinin yanında duruş sergileyemeyen iktidar yüzünden komisyoncusu kâr etti, aracısı kâr etti, hâlcisi kar etti, kısacası envai çeşit hileyle birileri sürekli kâr etti, üretici ve halk bir türlü rahat edemedi. Patates fiyatı yükselince patates lobisiyle, fasulye zamlanınca fasulye lobicileriyle mücadele haberleri hep birbirini takip etti.

Süt üreticisi sütünü döktü, turplar Donald Trump vesilesiyle bedava dağıtıldı, meyvesi sebzesi para etmeyince döküldü, fındık üreticileri ayağa kalktı, şeker fabrikaları içindeki şekerlerle mi satıldı ayrı mı satıldı diye düşünürken en son çay üreticisi isyan edip topladığı çayları dereye döktü ancak bir türlü hiç kimse sorumluluk almadı.

Meralar köylüye kapatıldı, Anadolu'nun kendi keçisi günah keçisi edildi, et fiyatları pahalı diye Fakıbaba dert yandı, tam bir şeyler olacak derken önce Sırbistan'dan et ithal ettik ardından 300 koyun meselesi patlak verdi. Neyse ki koyunlar yabancıya gitmedi de ön onay verilen 15 kişiden 14'ü milletvekilliği için aday olan eski SGK başkanının tanıdıkları çıktı. Bu müjdeyi de Cumhuriyet gazetesi sayesinde aldık.

Elin Suudisi geldi telekoma kondu, hizmet kalitesi düştü, kullandığımız internet downloadıydı uploadıydı "güçlü Türkiye'ye" uygun düşmedi. Hatta Suudi borcun üstüne borç yaptı, ardından millete koyanlarla beraber vergi borcunun üzerine yattı. Bir de öğrencilerin kredi borcu silinsin denilince "olur mu öyle şey" diyen aymazlar ne üzerine yatanlara ne de önüne yatanlara ses çıkaramadı.

16 yıl içerisinde CHP'li dönemleri ve Kılıçdaroğlulu SSK kuyruklarını sosyal medyadan paylaşanlar, hastane müjdelerine sevindi, onları da paylaştı. Bağ-Kur'unu yatıramayan esnafın tedavi olamadığı müjdesi pek paylaşılmadı, özel hastanelerde ücretsiz tedavi olacağız müjdesi tutmadı, devletin özel hastane teşvikleriyle dolandırıldığı dahi ortaya çıktı. Neyse ki yeni seçim vaatleri arasında artık Bağ-Kur'unu ödeyemeyen esnafın tedavi olabileceği müjdelendi.

Tekel bitti, Tariş tükendi, tütün üreticisi kalmadı, şeker pancarı üreticisi kara kara düşünmekte, devlet fabrikaları tek tek satıldı, "Grev olursa anında müdahale ederiz" müjdesine alkışlar eşlik etti.

Sözün özü 16 yılda çok sayıda iş tamamlandı, pek çok defa müjdelendik.

Bu yazı 880 defa okunmuştur .

Son Yazılar