Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

15 Temmuz'un Neyi Kutlanacakmış?

Tam bir yıl oluyor 15 Temmuz darbe girişiminin üstünden. Darbe girişimi ayrı felaket, darbe sonrası ayrı felaket... Belliydi 15 Temmuz'un bayram havasında geçirtileceği. Toplanıldı bir yere şehit ve gazi yakınları, 'başınız sağolsunlar', 'şehitlik en yüksek mertebedirler' ve 'keşke biz de şehit olabilseydikler' şeklinde nutuklar atıldı. 

15 Temmuz sözde bayramı AKP'nin kendi tarihini Türkiye Cumhuriyeti'nin hafızasına kazaması çabasından öte değildir.

Eğitim sistemiyle oynanıldı, olmadı. Halkın aklına AKP'yi kazımaya ister imam hatipler olsun ister eğitim müfredatlarında daha az yer verilen Atatürk, cumhuriyet tarihi ve özellikle bilim olsun yetmedi. 

28 Şubat'ın ortaya çıkardığı mağduriyet sıfatı yavaş yavaş silinince yok İzmir'in fethidir, yok icat edildiği dönemden daha coşkulu kutlanan kutlu doğum haftalarıdır, yok Erdoğan adına çekilen filmlerdir, yok 19 Mayıs'ı, 29 Ekim'i, 23 Nisan'ı ve Cumhuriyet'in tüm bayramlarını sönükleştirmedir, kutlattırmamaktır aldı başını gitti. Öyle ki artık doğuda gazi olanlar ve ölen şehitler kendi tarihine yaramayınca ve yetmeyince, halk buna da alışınca bayramlı 'ayrıcalıklı' şehit ve gazi anmaları başladı. 

15 Temmuz'da kutlanılan nedir?

15 Temmuz'un ardından sıkı yönetim göremedik ama 1 yıldır OHAL'de yaşıyoruz bu kutlanıyor.

Bir işçinin öz hakkı olan grevleri savuşturmak için OHAL'i kullanılıyor ya bu kutlanıyor.

Cumhuriyetin öz değeri olan, kutlanması engellenen bayramlar AKP tarihine transfer edilip kutlanıyor.

Bir cumhurbaşkanının ülkesinde gerçekleşen darbe girişimini eniştesinden öğrenmesi kutlanıyor.

Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının bir kısmının darbe günü derdest edilip odaya tıkılması kutlanıyor.

Damadın havalimanında gülüşü kutlanıyor.

Askerde, poliste, bürokratlarda, camilerde ve sokakta teşkilatlanmış Gülen artıklarının siyasetçi ayağının ortaya çıkarılamaması kutlanıyor.

Hiçbir şeyden habersiz, teslim olmuş erlerin, hayatında hiçbir baltaya sap olamamış, olamayacak ve gücü eline geçirdiğinde bir canavara dönüşen 3-5 serseri tarafından gırtlaklanması, tekme tokat dövülmesi, öldürülmesi kutlanıyor.

Erdoğan'ın 15 Temmuz'un ardından fırsat buldukça söylediği 'siyasi hayatında ne aldatan ne aldatılan oldum' sözü kutlanıyor.

AKP'nin hayal ettiği Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, görünürde kendilerine yönelik ve kumpas olmayan ilk saldırı gerçekleşti, bu kutlanıyor.

Darbe girişiminin ardından yapılan tasfiyelerle Gülen artıkları dışında kalan solcular ve kendilerinden olmayanları da aradan çıkartıyorlar ya bu kutlanıyor.

Solcuların ve sosyal demokratların yıllarca uyarıda bulunduğu Fethullah Gülen ve şakirtlerinin tehlikeli olabileceğini en sonunda anladıklar ya işte bu kutlanıyor.

17-25 Aralık'ta illegal bir durum illegal bir yöntemle deşifre edildi. İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi ortaya çıkanlar hiçe sayılarak ortaya çıkarılması darbe girişimi olarak değerlendirildi. 15 Temmuz'la buna dayanak bulundu, her konuşmanın başı 17-25 Aralık darbe girişimi... 17-25 Aralık darbesi söylemini güçlendirecek bir olay yaşandı ya bu kutlanıyor.

Cumhurbaşkanı'nın verdiği emirlerle destan yazdırdığı, kendi vatandaşlarının, gençlerinin öldüğü Gezi Eylemi ile ilgili yeniden soruşturmalar açılıyor, Erdoğan her 15 Temmuz konuşmasının bir yanını 'Gezici teröristlere' bağlıyor, işte bu kutlanıyor.

AKP'nin yıllarca kolkola girdiği, toz kondurtmadığı, Erdoğan'ın boy boy beraber fotoğraflarının olduğu, hoca efendilerinin yaptığı darbe girişiminin içinde Kılıçdaroğlu'nun payı var kendisinin payı yok bu kutlanıyor.

Nuriye ve Semih'in hayata bağlandığı ince ip kopmak üzere bu kutlanıyor.
 

Bu yazı 2252 defa okunmuştur .

Son Yazılar