Ali İhsan Doğan

Ali İhsan Doğan

Görünüm

Olmuyor Soner (Polat) Paşa Olmuyor...

04 Temmuz 2017 - 00:02

Cumhuriyet Halk Partililerin çoğunlukta olduğu halk, sizi ve sizinle aynı kaderi paylaşanları Ergenekon ve Balyoz davalarıyla tanıdı. Haksızlıklara isyan ederek sizleri bağrına bastı, davaların son anına kadar arkanızda durdu.

12 Mart ve 12 Eylül askeri rejimleri ve  bu yönetimler döneminin günahlarına karşı elbet gelecek olan hesaplaşma gününü bekleyen birçok solcu, sosyal demokrat, Cumhuriyet Halk Partili, Cemaat ve ortakları tarafından sizlere ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kurulan kumpas, “ başka bir hesaplaşma"  nedeniyle geri durmayı yeğledi. Sırf sizler ve Ergenekon, Balyoz davalarının masum sanıkları zarar görmesin, kamuoyu yanlış algılara sürüklenmesin diye.

Sancılı bir dönemin ardından tahliyeler ve son aşamadaki beraat kararlarına  yürekten sevinerek desteklerini devam ettiren de, bugün sizin, ayaklarının altına muz kabuğu atmaya çalıştığınız solcular,  sosyal demokratlar ve Cumhuriyet Halk Partililerdir.

Ne var ki bu yürekten bağlılığın ve gönül desteğinin kıymetini anlayamadınız. Belki de bizler anlatamadık. Anlatamadıysak, sizlere özür borcumuz saklı duruyor.

Ergenekon ve Balyoz yargılamalarının ardından, medyada çıkıp doğru siyasi gerçekleri anlatmanız da yine bizler tarafından takdir ve sempati ile karşılandı.

Köşesinde oturan, siyasete karışmayan bir emekli amiral olmak yerine, bir partiye katılıp siyasete soyunmanız da memnuniyet verici.

Türkiye siyaseti ile ilgili aynı şeyleri birebir paylaşmayabiliriz. Ama biz sizi seviyoruz. Türkiye  söz konusu olunca da, düşman kamplarda değil aynı kulvarda yürüdüğümüzü düşünüyoruz.

Belki siz aksini söyleseniz de böyle düşünmeye devam edeceğiz.

Amiral gemisinden siyaseti nasıl gördüğünüzü de artık biliyoruz. Bazılarına katılıp destekliyoruz, bazılarına da katılmıyoruz. Ama anlamaya çalışıyoruz. Katılmadığımız konuları karartarak, kirleterek siyaset yapmayı da uygun bulmuyoruz. Yararlı da görmüyoruz. Sizin de aynı duyguları paylaşmanızı bekliyoruz.

Kısaca özetlemek gerekirse ; Karl Marks, Fidel Castro, Nazım Hikmet, Atatürk ve Cumhuriyet argümanlarını kullanıp siyasi paylaşımlarda bulunmanızı zenginlik, akılcılık, aydınlanmacılık olarak görüyoruz. Öte yanda, sizlerin yargılandığı davalara en önce isyan eden Cumhuriyet Halk Partili vekilleri, yöneticileri, belediye başkanlarını karalayan, FETÖ ve PKK yandaşı gibi gösteren, bilerek veya bilmeyerek toplumda yanlış algılar yaratan medya ve sosyal medya paylaşımlarınızı   üzülerek söylemeliyim ki, benimsemiyoruz.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz en acil şey ;  karşı karşıya gelmek değil, elden geldiğince,  zorlayarak bile olsa yan yana durmaktır.

Gerisi demagoji ve teferruattır.

YORUMLAR