KADSİS ile yastık altı altınlar bankada değerlenecek, hem ülke hem vatandaş kazanacak

İstanbul Altın Rafinerisi Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Esen, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasına yönelik geliştirilen kısa adı KADSİS olan Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi projesinin hem ülkeye hem de vatandaşa birçok avantaj sunduğunu belirtti.

KADSİS ile yastık altı altınlar bankada değerlenecek, hem ülke hem vatandaş kazanacak
16 Eylül 2020 - 13:57

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Esen, İAR tarafından yastık altı altınların ekonomiye kazandırılmasına yönelik geliştirilen ve şu anda Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Emlak Katılım Bankası'nın katılımıyla yürütülen Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi (KADSİS) projesi hakkında bilgi verdi. Bu konuda bugüne kadar yürütülen projelerin başında Altın Bankacılığı'nın geldiğini anlatan Esen, bu sistemde tüketicinin bankaların önceden duyurduğu bir günde belirlenen şubelere giderek altınlarını hesaba geçirdiğini, ancak istediği bir zaman diliminde bu işlemi gerçekleştiremediğini söyledi.

Esen, birçok kişi ve zamana bağlı olması nedeniyle Altın Bankacılığı'nın süreklilik arz etmediğine dikkati çekerek, "Yeni uygulamamızın farkı; Türkiye'nin 81 ilinde seçilmiş noktalarda ve her gün bu çalışmanın yapılacak olması… Dolayısıyla Adana'daki Ayşe teyze de İstanbul'daki Fatma Hanım da o gün altın yatırmak istediğinde bölgesindeki Altın Değerleme Noktası'na (ADN) giderek altınını yatırabilecek. Sürecin en önemli özelliği bu; süreklilik arz etmesi, tüm Türkiye sathında her gün yapılabilmesi, zaman farkı gözetmemesi ve şubeye bağımlı olmaması." diye konuştu.

Uygulamada altınların fiziki olarak ve istenilen miktarda çekilebildiğine vurgu yapan Esen, şunları kaydetti:

"Bankaların kendi yapıları nedeniyle her zaman şubelerimizin altın bulundurma imkanları olmayabliyor. Bu yüzden de siz bankaya 100 gram altın yatırdığınızda ve daha sonra 10 gramını çekmek istediğinizde, banka elinde o gün altın yoksa, 'Ben size bunu TL'ye çevirip de öyle vereyim' diyebiliyordu. Bu da kişiler için alım-satım farklarına yol açabiliyordu. Bu da sonunda tüketicinin böyle bir mekanizmadan vazgeçmesine yol açıyordu, çünkü bizim özellikle Anadolu halkımız yatırımının altında durmasını ister, TL'ye dönmek istemez. Dolayısıyla böyle bir şey 'O zaman altınlarımı bankaya koymayayım, evimde dursun' anlamına geliyordu. Yeni uygulamamızda artık bankalar da altını teslim etmek için çaba gösteriyor ve mekanizmalarını, altyapılarını buna göre ayarlıyor. Burada bir aksaklık olduğunda, ileriye doğru ADN'den yatırdıysa ADN'den almak gibi birtakım yöntemlerin önünü açmaya çalışıyoruz. Burada önemli olan tüketicinin isteklerine ve güvenliğine tam cevap verebilmek."