Bahar alerjileri astıma dönüşebilir

İçinde bulunduğumuz bahar dönemi, alerjik hastalıklar gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Ağaç, yabani ot ve tahıllar aracılığıyla çevreye yayılan polenler sebebiyle özellikle anne adayları, çocuklar ve bebekler alerjik hastalıklarla karşılaşabiliyor.

28 Mart 2019 - 01:47

Bahar alerjilerinin bu dönemde artış gösterdiğini söyleyen Central Hospital’dan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mübeccel Akman, özellikle astım hastaları ve alerjik bünyeye sahip anne adaylarının alerjik hastalıklara karşı bazı önlemler alması gerektiğini belirtti.  

Bahar alerjilerinin astıma dönüşebildiğini vurgulayan Dr. Akman, alerjik hastalıklara karşı uyarılarda bulunarak bu konuda merak edilenleri şöyle anlattı: 

“İlkbahar aylarının gelmesiyle alerjik hastalıklar, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30 - 40’ını etkisi altına almaya başlıyor. Bahar alerjisinin temel nedenlerinden olan polenler; çayır, tahıl, ağaç ve yabani otlardan havaya saçılarak rüzgar yoluyla bizleri etkiliyor. Gün içerisinde polen düzeyi en yoğun olan zaman sabah saatleridir. Şubat ayında gün yüzüne çıkmaya başlayan polenler, ekim ayına kadar yayılmaya devam ediyor. Kuru ve güneşli havalarda polen seviyesi yükseliyor. Alerjik hastalıklarda da artış görülmeye başlanıyor. Özellikle bahar aylarında alerjiden kaynaklı oluşabilecek astım hastalığına ve üst solunum yolu hastalıklarına karşı bebeklerin ve çocukların korunması oldukça önem taşıyor. 

Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte çocuklarda alerjik hastalıklar daha sık görülmeye başlar. Bahar alerjisi alerjik nezle, astım ve göz alerjisine sebep olabilir. Bahar alerjilerinden en önemlileri ise mevsimsel alerjik rinit, alerjik astım ve polen alerjisi gibi hastalıklardır.

“ASTIMLARIN YÜZDE 90’I ALERJiK KÖKENLiDiR”

Çocukluk çağında görülen astım, yüzde 90 oranında alerjik kökenli oluyor. Ev içindeki alerji yapıcı maddelerin bronşlarda hassasiyet yaratması; sıcak - soğuk hava değişimi, egzersiz, solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal kokular, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi uyarıcılar ile temas, astımın ortaya çıkışını tetikliyor. Bunların yanı sıra alerjik olunan maddeye aşırı maruz kalmak da öksürük, hırıltı, nefes darlığı belirtilerine yol açabiliyor. Üst solunum yolu alerjisi tedavi edilmediğinde alerjik astım hastalığı riski belirgin olarak artıyor.

“ALERJİ, GENETİK OLARAK BEBEĞE GEÇER” 

Anne ya da babada özellikle solunum yolları ile ilgili alerjik bir hastalık varsa, bebekte alerjik durum ortaya çıkma olasılığı yüzde 40 civarındadır. Ebeveynlerin ikisinde de alerjik bir durum var ise bu olasılık yaklaşık yüzde 70’tir.

ALERJİ YAPAN MADDEDEN UZAK DURMAK ÖNEMLİ!

Alerjik astım tedavisinde diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi dikkat edilmesi gereken en önemli nokta alerjik olunan maddeden uzak durmaktır. Çevreye uygun önlemler alınarak bunun önüne geçilebilir. Bu şekilde hastalık belirtilerinin ve bronşlardaki duyarlılığın azaltılması mümkündür. Bu önlemlerin yeterli olmadığı durumda ise, ilaç tedavisinin uygun olabileceği hastalarda bronşları tedavi edecek sprey şeklinde ilaçlar kullanılabilir. Bu spreyler, alerjiden kaynaklı bronş hassasiyetini azaltır ve atakları önler. Astım ilerlerse bronş gevşetici spreyler de tercih edilebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, bu ilaçlar hastalığı temelli yok etmez. Çoğu çocukta spreyler kullanıldığı sürece etkili olur. Kesildiğinde ise yeniden belirtiler ortaya çıkabilir. Alerjik astımda hastalığı kökten tedavi edecek ve doğal seyrini değiştirebilecek tek tedavi yöntemi alerji aşısı tedavisidir.

Bahar alerjileri gösterdiği semptomlar sebebiyle viral enfeksiyonlar, astım, sinüzit, reflü, tiroid bezi iltihabı oluşumu ve psikolojik problemlerle karıştırılabilir.

ENFEKSİYONLARDAN KORUNMADA BASİT VE ETKİLİ YÖNTEM: HİJYEN 

Ebeveynler çocuklarını bahar alerjilerinden koruyabilmek için birtakım yollar izleyebilir. Alerjik hastalıklar genellikle ani hava değişimlerinde ortaya çıktığından, çocuklar bu dönemlerde mevsim şartlarına uygun giydirilmeye dikkat edilmelidir. Çocuklar terleme sorunundan korunmalı, terlediklerinde ise kıyafetleri değiştirilmelidir. Hijyen, enfeksiyonlardan korunmak için basit ve etkili yöntemlerden biridir. Çocuğun ellerini sıkça yıkamak onu enfeksiyonlara karşı koruyacaktır. Ebeveynlerin de çocuklarına yalnızca el ve yüzlerini yıkadıktan sonra temas etmeleri gerekir. İyi ve dengeli beslenmek de bağışıklık sisteminin güçlenmesi için önemlidir. Yoğurt, kefir, probiyotik içeren besinler bağırsak florasını desteklerken, taze meyve ve sebzeler de bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca kapalı mekanlar ve alışveriş merkezlerinden uzak durup güneşli havalarda yarım saat yapılacak yürüyüşler de hem çocuklar hem yetişkinler için oldukça faydalıdır. 

ANNE ADAYLARI DİKKAT!

Hamilelikte yaşanabilecek alerji problemlerini çözebilmek için öncelikle anne adayının alerjik reaksiyonlarının neye karşı olduğu bulunmalıdır. Anne, toza karşı oluşan durumlardan uzak durmalıdır. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde park ve bahçe gibi ağaçlık alanlarda bulunmamaya özen göstermelidir. Dışarıdan geldiğinde ise kıyafetlerini çıkaralı ve mutlaka duş almalıdır.

“ALERJİ, DAHA CİDDİ TABLOLARA NEDEN OLABİLİR”

Alerjilerde gözlerde yaşanan kaşıntı ve burunda tıkanma oluşumu hırıltıya neden olur. Ayrıca nadiren şiddetli alerjik reaksiyon, dilde şişme, solunum yollarında ödem, nefes almamaya giden ve acil müdahale gerektiren durumlarla karşılaşılabilir.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x