Albayrak: Piyasalarda süreç normalleşti

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ekonomide güzel gelişmelerin yaşanacağını savunarak Albayrak, "8 Nisan haftasında ekonomide atılacak adımları açıklayacağız" dedi.

29 Mart 2019 - 03:18

Albayrak, ekonomideki hedeflerle ilgili "Geldiğimiz husus gerek yıl sonu hedefleri gerek 2019 hedefleri açısından bakıldığında benim şahsi olarak beklentimin ötesinde olumlu olarak cereyan ediyor" ifadesini kullandı.

Albayrak, Londra'daki swap piyasasında Türk Lirası'nın gecelik faizinin yüzde 1300'e ulaşması ile ilgili "bilgi kirliliği" yaşandığını söyledi. Bakan Albayrak, "Türk bankaları TL vermiyormuş diye bir haber çıktı. Dün Bankalar Birliği bununla ilgili bir açıklama yaptı. Merkez Bankası'nın Swap kararı Türk bankalarıyla ilgiliydi." dedi.

NTV canlı yayınında soruları yanıtlayan Albayrak'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Türkiye bir seçime gidiyor. Türkiye ekonomisi özellikle Ağustos ayından bugünlere kadar çok önemli mesafe kat etti. Çok önemli adımlar attı. Dolayısıyla bu çerçevede bugün itibariyle Türkiye ekonomisi dengelenme adını verdiğimiz yeni ekonomi programında bir dengelenme sürecinden bahsettik biz. Türkiye’nin kırılganlıkları var, cari açıkla ilgili, fiyat istikrarıyla ilgili, bütçe disipliniyle ilgili gibi.

"Birçok iç ve dış speküle edilmeye ihtimali olan alanlarda bu kırılganlıkları nasıl iyileştirecek, nasıl güçlendirecek savunma mekanizmaları, altyapısı, üstyapısı, değişiklikler, reformlar bu çerçevede kısa, orta, uzun vadeli yol haritasıyla birlikte yapılacaklarla alakalı çerçeveyi belirledik. Bu noktada geldiğimiz husus gerek yıl sonu hedefleri gerek 2019 hedefleri açısından bakıldığında benim şahsi olarak beklentimin ötesinde olumlu olarak cereyan ediyor.

"2018’de hakikaten zor bir dönem geçirdi Türkiye. Gerek kurda, gerek faizlerde, gerek enflasyonla, gerek bunlarla ilgili mücadelede bütün bu meydan okumalara rağmen yılsonu bütçe disiplininin sağlanıp sağlanamayacağı süreçlere Türkiye olarak zor bir dönemden güçlü bir performansla zor bir şekilde 2018’i kapamış olduk.

"2019 hızlı bir seçim maratonuyla başladı. Bu noktada özellikle belirlediğimiz bu dengelenme politikalarındaki enflasyon çok önemliydi bizim için ve dış ekonominin ayaklarını etkileyen dış ticaretteki ihracat ithalat dengesinde normalleşme süreci, özellikle iç piyasadaki son çeyrekteki daralmanın hızlı bir şekilde, dengeli bir şekilde toparlanmasının nasıl yönetileceği süreciydi. Bu noktada Mart ayını artık kapatıyoruz.

"İlk çeyrek performansına baktığımızda bu dengelenme süreci benim beklediğimiz ötesinde olumlu şekilde devam ediyor. Bu süreç hızla ilerlerken malumunuz seçime gidiyoruz filan son günlerde yine bir dalgalanma noktasında algılanabilecek ya da farklı speküle edilebilecek gelişmelere dayalı.

"Bu çerçevede ve buna yönelik bu dalgalanmalara bu müdahalelere bu speküle edilebilecek eylemlere yönelik Türkiye bir devlet olarak ilişkili kurumlarıyla, bağımsız kurumlarıyla bütün bu farklı farklı kesimleriyle bu süreçlerde Türkiye artık eskisi kadar kırılgan olmadığı, eskisi kadar kolay speküle edilemeyeceğiyle ilgili ben bir test yaşadığını düşünüyorum. Bu testi Türkiye güzel ve olumlu bir şekilde, seçime huzur içinde şu veya bu şekilde birilerinin dediği gibi yaşamayacak şekilde bir tecrübe yaşadığını düşünüyorum.

"(Piyasadaki son gelişmeler) Mesela ‘Türk bankaları TL vermiyormuş’ diye bir haber çıktı. Bankalar Birliği'miz bir açıklama yaptı bununla ilgili. BDDK raporlarında ciddi rakamlarda yurtdışına TL tedariki söz konusu. Burada esas konu ne yaşandı da bu süreç ayrışmadan kaynaklanıyor.

"Çok basit ifade etmemiz gerekirse swap piyasasında ayrı bir şekilde resme baktığımızda bir işlemin iki tarafından diğerinin sorumluluğunu yerine getirme noktasında bir nevi açığa bir satış eylemini gerçekleştirip, sonra bu eylemi gerçekleştirdikten sonra yükümlülüğünü yerine getirmemenin doğurduğu bir sıkışma yaşadığını görüyoruz. Yoksa atılan adımlar olsun, tedbirler olsun gerek Merkez Bankası gerek diğer kurumlar noktasında olsun buna yönelik bir tedbir hususu söz konusu değil.

"Swap kararı Merkez Bankası’nın Pazartesi günü aldığı Türk bankalarının Merkez Bankası ile işlem hacimlerinde limitin arttırılmasına yönelikti. Yurtdışı değildi. Yurtdışı limiti Ağustos ayında belirlenen bir limit var ya o limit aynı şekilde devam etti. Aramızda kalsın koca koca ekonomistlerin filan böyle sorularla karşımıza çıktıklarını veya sağda solda konuştuklarını biliyorum. Sanki birileri Türkiye swap piyasasında ilişkili kurumlar bu noktada böyle bir eylem içine girmiş gibi, sanki yabancı yatırımcıyı mağdur ediyormuş noktasında bir adım atmış gibi, hayır yüzde 25 aynı şekilde devam etti. Yüzde 10’dan 20’ye çıkarma hamlesi iç piyasaya, dışarıyla ilgili böyle bir süreç yok. Ama ortada bir süreç varsa bunu aydınlatmamız gerekiyorsa bir işleme giriyorsanız ama bu işlemin arkasında siz açığa işlem yapıyorsunuz, arkasında bir varlık yok. Bu varlık olmadığı için oluşan hacmi bulma noktasında kendi içerisinde hacmin büyüdüğünü, maliyetlerin büyüdüğünü görüyoruz.

"Tabii bu pazartesi, salı bu süreç dün itibariyle belli bir noktaya gelmeye başladı, bugün itibariyle de normalize oldu. Meseleyi aslında öyle okumak lazım. Ben size dolar veriyorum siz bana TL veriyorsunuz karşılıklı işlemde. Ben size dolar verirsem karşılığında TL beklerim. Ben doları veriyorum ama siz bana TL’yi vermezseniz ne olur, bu yükümlülüğü yerine getiremezsiniz.

"Swap piyasasında oluşan karşılıklı likiditelerin yönetilmesine dayalı, bankaların içinden geçtiği süreçler, yükümlülükler yani burada bu işlemi hazinecilerle biraz konuşmak lazım. Burada esas Türk Lirası’na talebi arttıran sebep ne? Birilerinin TL yükümlülüğü var. TL yükümlülüğü sahip olduğunun ötesinde bir yükümlülükse ve buna sahip değilse farklı farklı enstrümanlar üzerinden, farklı bir stratejiye yönelik ama o kurum ama bu kurum, ama ben size şöyle söyleyeyim çok geniş bir çerçeveden bahsetmiyoruz, ben bir kesim için konuşuyorum bunu. Bu bir kesime yönelik bir söylem. Çünkü bankacılık sisteminde birçok uluslararası bankalar var, yatırımcılar var, şunlar bunlar var. Bir kısmına yönelik bir süreçten bahsediyoruz. Ama zannediyorum o eylemler biraz altı dengeli bir şekilde pazartesi, salı, çarşamba bir noktaya oturmaya başlayınca, o yükümlülükler sağlıklı bir şekilde yerine oturmaya başlayınca piyasanın normalleştiğini düşünüyorum.

"Nitekim diyorsunuz ya verildi verilmedi filan bugün bir açıklama yapıldı, TL’ye ihtiyacı olanlar buyursunlar gelsinler burada swap piyasamız var, TL piyasamız var Borsa İstanbul’da.

"Londra uluslararası bir piyasa, çok büyük bir piyasa. Dünyanın dört bir tarafından merkez olarak çok sık kullanılan enstrümanların işlem noktasında gidip başvurulup işlem görülen bir piyasa. Türkiye olarak dün, bugün, yarın kullanmaya devam edeceğiz.

"Bu son birkaç gündeki yaşanan bu münferit süreç belirli bir kesim tarafından speküle edilebilecek adımlarla ama kur üzerinden ama başka şekilde oluşan anomalitenin piyasa dengesi ve koşulları içerisinde oluşturduğu dalganın birkaç gün içerisinde normalize olarak oluştuğu bir süreç. Ama söylediğiniz husus önemli. Özellikle swap piyasası Londra özelinde Türkiye’deki bankacılık sektörü tarafından kullanılmaya devam edecek ama son dönemde attığımız adımlar finansal mimari noktasında önemli hususlardan birisi de buydu. Biz sadece Londra piyasası olarak söylemedik, şu anda 40 milyar dolarlık işlem hacmini geçti burası.

"Borsa İstanbul’da bir swap piyasamız var artık. Bu alternatif bir fiziki mekan değil sadece işlemlerin yapıldığı hacim olarak ciddi bir noktaya ulaşan bir süreç. Merkez Bankamız da bu noktada adımları atıyor. Bizim bunu genişletmemiz lazım ki piyasada alternatif içerisinde rekabet oluşsun ki daha verimli daha rekabetçi ve kaliteli bir noktaya erişebilelim. Dolayısıyla ben bunun tam tersine bu süreç özelinde değil genel Türkiye’deki finansal ekosistemin daha da güçlenmesine katkıda bulunacak atılıyor olan ve atılacak adımlarla tüm bu çerçevenin gerek Londra piyasası gerek diğer uluslararası piyasalar gerek Türkiye piyasasının finansal sistemi çünkü İstanbul Finans Merkezi diye bizim bir idealimiz var. Bunu ki seçimden sonra çok yoğun kapsamlı bir katılımla, tüm paydaşlarla özellikle fiziki tamamlanma süreci artı işin teknik, hukuki, yasal altyapısıyla ilgili de adımlar atacağımız süreci hızla başlatacağız.

"Bu projede çok geç kalındı artık kaybedecek vaktimiz yok. İstanbul’da işin fiziki olduğu kadar ruhunun da bütünleşeceği bir süreç var. Dolayısıyla bu noktada baktığımızda özellikle bankacılık sektörünün elindeki dövizleri özelinden soruyorsak, Türk Lirası likiditeye belirli bir vadeyle, uzun vadeyle kavuşma noktasında oluşturacağı bu enstrümanın kullanıldığı bu piyasa devam edecek. Bu çerçevede gelişerek daha da büyüyerek devam edeceğini düşünüyorum.

"(Seçimden sonra ekonomi) 8 Nisan haftasında ekonomide atılacak adımları açıklayacağız. Bankacılıkta güçlü bir yapı var. Birçok alanda önemli bir yol haritası ortaya koyacağız. Vakit kaybetmeden ekonomimizi daha ileriye taşıyacağız. Seçimden sonra hal yasası Meclis'e sevk edilecek. Hal yasası ile gıda fiyatları inecek.

"Türkiye insan kaynağı altyapısı olarak çok güçlü. Dünyadaki çarpışmalar yeni fırsatlar getiriyor. 

"Bizim için en zor dönem 2018'in son çeyreğiydi. 2019'un ilk çeyreğinde belki pozitif büyüme göreceğiz. En zor dönemi geride bıraktık, 2019 büyüme hedefi konusunda kaygı duymuyorum. Ağustos-Eylül aylarında tek haneli enflasyon rakamları göreceğiz. Ciddi bir toparlanma görüyoruz. Ciddi bir toparlanmayla faiz oranları da çok hızlı bir şekilde iyileşecek. Bankacılık sektöründe rahat bir konfor alanına sahibiz.

"İlk iki ayda bütçe hedefinde fazla bir şaşma olmadı. Rekabetçi bir vergi sistemi hayati öneme sahip.

"Son iki günde döviz mevduatlarından TL'ye dönüş başladı. Her geçen gün daha güçlü bir güven ortamıyla Türkiye, para birimine güvenenleri mahcup etmeyecek, güvenmeyenleri daha fazla mahcup edecek.

"(Küresel ekonomideki gelişmeler) Çok fazla karmaşık bir döneme giriyoruz. 

"Yaza doğru cari dengede güzel gelişmelere şahit olacağız."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x