Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya’da AB’ye yönelik eleştirilerde bulundu. Türkiye’nin üyeliğindeki gecikmeleri ve jeopolitik faydaların göz ardı edilmesini sorgulayan Fidan, ‘Daha neyi bekliyorsunuz?’ diye sordu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya ziyareti kapsamında mevkidaşı Beate Meinl-Reisinger ile düzenlediği ortak basın toplantısında Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik eleştirilerde bulundu. Fidan, Türkiye’nin AB üyeliği sürecindeki gecikmeleri ve Birliğin jeopolitik faydaları göz ardı etmesini sorguladı.
Bakan Fidan, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin önemine değinerek, iki ülkenin kalıcı ateşkese ve barışa ulaşma niyetinin kritik olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın açılması hedefinin de fevkalade önemli olduğunu vurgulayan Fidan, Pakistan’ın bu konudaki maharetine güvendiğini ve Türkiye’nin desteğinin süreceğini ifade etti.
Fidan, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda, Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Türkiye’nin oynadığı role işaret ederek, Avrupa Birliği’nin neden daha fazla adım atmadığını sordu. Türkiye’nin AB’ye sunabileceği jeostratejik, jeopolitik ve jeoekonomik faydaların çokluğunu belirten Fidan, üyelik sürecinin neden ilerlemediği konusunda soru yöneltti. Türkiye’nin üyelik koşullarının sağlanmadan sürece dahil olma gibi bir talebi olmadığını, ancak AB’de bu yönde siyasi bir irade eksikliği olduğunu dile getirdi.
Bu siyasi iradenin 2007’de dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından ortadan kaldırıldığını belirten Fidan, değerlendirme aşamasına geçilebilmesi için AB’de bir siyasi iradenin beyan edilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut jeopolitik gelişmelerin, AB ile ilişkilerin doğasına bakılmaksızın Türkiye’yi işbirliğine mecbur ettiğini ifade etti. Rusya-Ukrayna krizi, Orta Doğu’daki gelişmeler, Balkanlar’daki istikrar, ticaret hacmi ve ortak savunma gibi pek çok konunun Türkiye ile Avrupa’yı bir araya getirdiğini belirtti.
Fidan, Avrupa Birliği’nin kurallara dayalı bazı açmazları olduğunu ve az nüfuslu ülkelerin kararlarının, büyük nüfuslu ülkelerin tercihlerini etkileyebildiğini dile getirdi. Bu durumun, Türkiye-AB ilişkilerinde pragmatik adımlar atılmasını engellediğini söyledi. Avrupa güvenliği, kritik altyapı sorunları, ticari rekabetçilik ve dijital alan gibi konularda 500 milyonluk ortak yapının büyük potansiyeli olduğunu ancak bir ülkenin engelleyici olabildiğini belirtti. Bu durumun, stratejik menfaatleri önlediğini ve Avrupa’nın kendi içinde çözmesi gereken bir sorun olduğunu vurguladı.
Türkiye ile Avrupa’nın ilişkilerinin her zaman iyi olması gerektiğini vurgulayan Fidan, 250 milyar dolara yaklaşan ticaret hacminin altın oranda olduğunu ve Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesiyle bu rakamın 500 milyar dolara çıkabileceğini belirtti. Her iki tarafın da bunu istediğini ancak AB tarafında irade ortaya koyma konusunda sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Mevcut Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi konusunda bile bir irade tıkanıklığı olduğunu sözlerine ekledi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap