Kızılcık Şerbeti’nin sevilen yıldızı Evrim Alasya, katıldığı bir programda özel hayatına dair çarpıcı itiraflarda bulundu. Ünlü oyuncu, evlilik kurumuna ve çocuk sahibi olmaya dair ezber bozan görüşleriyle gündeme oturdu.
Türkiye ekranlarının sevilen yüzlerinden, “Kızılcık Şerbeti” dizisinin güçlü karakteri Kıvılcım’ı canlandıran Evrim Alasya, İbrahim Selim’in YouTube kanalındaki keyifli sohbetine konuk oldu. Program boyunca özel yaşamına dair samimi detaylar paylaşan Alasya, özellikle evlilik ve annelik konularında dile getirdiği sıra dışı fikirleriyle dikkatleri üzerine çekti.
Alasya, günümüz ilişkilerine farklı bir perspektiften yaklaşarak, evlilik müessesesinin insan doğasıyla aslında pek de örtüşmediğini öne sürdü. Ünlü oyuncuya göre, modern çağda ardı arkası kesilmeyen boşanmaların temelinde de tam olarak bu doğaya aykırılık yatıyor.
“Eğer evlilik gerçekten doğamıza uygun olsaydı, insanlar şunca ayrılık yaşamazdı,” diyerek duruşunu netleştiren Alasya, aynı evin içinde uzun süreli birlikteliğin bireyleri mutsuzluğa sürükleyebileceği tespitinde bulundu. Kendi ailesinin evliliğini sürdürmesine karşın, kendi jenerasyonunda yaşanan çözülmelerin trajik boyutuna vurgu yaptı.
Alasya’nın sözlerinde öne çıkan bir diğer nokta ise kişisel alanın vazgeçilmezliğiydi. “Herkesin kendine ait bir nefes alma sahası olmalı,” diyen oyuncu, evlilik ortamında bu durumun neredeyse imkansız hale geldiğini savundu. Sevdiği kişiyle bir ömrü paylaşmanın dünyanın en güzel duygusu olduğunu belirtse de, uzun vadede aynı mekanı paylaşmanın zorluklarına işaret etti. Bazen insanların kendi başlarına kalabilecekleri, yalnızlıklarını yaşayabilecekleri özel köşelere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Sohbetin ilerleyen dakikalarında, “Çocuk istemiyorsun ama eşin istiyor, bu konu tartışmaya açık mı, kapalı mı?” sorusu yöneltildiğinde, Alasya’nın yanıtı net ve düşündürücü oldu: “Tartışmaya tabii ki açık. Çünkü çocuk sahibi olmak, gerçekten devasa bir sorumluluk.”
Alasya, bu sorumluluğun altından kalkabileceğine hiçbir zaman gözünün kesmediğini itiraf etti. Özellikle hayatının en verimli, en üretken çağlarında çocuk sahibi olmanın, kendi hayatına bir daha dönemeyecekmiş gibi hissettirdiğini dile getirdi. Kendi içinde hiçbir zaman annelik dürtüsü hissetmediğinin de altını çizdi. Oyuncu, bir çocuk büyütürken kendini aşırı derecede yoracağını, onu her şeyden çok önemsese de bu durumun kendisini fazlasıyla tüketeceğini ifade etti.
Ayrıca Alasya, çocuk yetiştirme sürecindeki kaygılarını da samimi bir dille paylaştı. “Çocuk büyüdüğünde tek başına dışarı çıkmak istediğinde gerçekten deliririm,” diyerek, bir ebeveyn olarak aşırı koruyucu olabileceği endişesini dile getirdi. Bu durumun, hem kendisi hem de çocuğu için özgürlük alanını kısıtlayıcı bir etki yaratacağından dem vurdu. Kendi ruh halinde yarattığı bu ağırlığın etkisiyle, çocuk sahibi olma fikrine uzak durduğunu bir kez daha vurguladı.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap