Bilimsel çalışma: Kısa süreli ozon maruziyeti kanser ölümlerini %80 artırdı. İstanbul’da risk yükselirken uzmanlar uyarıyor.
Yeni bir bilimsel çalışma, kısa süreli ozon maruziyetinin kanser türlerine bağlı ölümleri önemli ölçüde artırdığını ortaya koydu. Journal of Hazardous Materials bilim dergisinde yayımlanan araştırma, ozonun sadece solunum sistemi değil, tüm vücut üzerinde sistemik bir karsinojenik katalizör olarak etki ettiğini kanıtladı.
2000 yılında 261 bin 270 olan ozon bağlantılı kanser ölümleri, 2023’te yüzde 80 artışla 469 bin 860’a yükseldi. Trafik ve orman yangınlarından kaynaklanan emisyonlar, ozonla ilişkili kanser ölümlerinin başlıca nedenleri olarak belirlendi. Yıllık ozon konsantrasyonları; trafikten metreküp başına 11 mikrogram, arazi yangınlarından 4,8 mikrogram ve endüstriyel faaliyetlerden 2,66 mikrogram olarak ölçüldü.
Çalışmaya göre, ozon maruziyetindeki her metreküp başına 10 mikrogramlık artış, 24 yaygın kanser türündeki ölümlerde yüzde 0,84’lük bir artışla ilişkilendiriliyor. Bu oran karaciğer kanserinde yüzde 0,42, tiroid kanserinde ise yüzde 1,43’e ulaşıyor.
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, troposferik ozonun doğrudan bir emisyon kaynağı olmadığını, azot oksitler ve uçucu organik bileşiklerin güneş ışığı varlığında girdiği fotokimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ikincil bir kirletici olduğunu belirtti. Solunum seviyesindeki ozonun, canlı dokular için reaktif ve tahrip edici bir molekül olduğunu vurguladı. Kronik veya tekrarlayan kısa süreli ozon maruziyeti, hücrelerin antioksidan savunma mekanizmalarını baskılayarak DNA hasarına ve genetik değişimlere yol açıyor. Bu etkiler, kanserle ilgili genleri bozarak hastalığın ilerlemesini hızlandırıyor.
Farklı çalışmalarda da ozon maruziyetinin riskleri incelendi. Çin’deki Fudan Üniversitesinde yapılan araştırmalar, ozonun etkilerinin ‘akciğer-karaciğer ekseni’ üzerinden yayıldığını gösterdi. Ozon maruziyeti, akciğer mikrobiyotasını bozarak sistemik dolaşıma inflamatuar sinyaller gönderiyor ve bu sinyaller karaciğerde lipid metabolizmasını bozarak hücre ölümünü tetikliyor.
İstanbul gibi metropollerde ozon kirliliğinde 2024’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 10 artış yaşandı. Türkiye’de ozon için yasal sınır değerinin 8 saatlik ortalamada metreküp başına 120 mikrogram olduğu, bu değerin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği 100 mikrogramın üzerinde kaldığı belirtildi. Kanser hastaları ve risk grubundaki bireyler için ozon maruziyetini en aza indirmenin tedavi başarısı ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediği ifade edildi.
Ozon konsantrasyonlarının en yoğun olduğu saatlerde dış mekan aktivitelerinin kısıtlanması, hava kalitesi takibi, antioksidan destekli beslenme ve iç mekan güvenliği önem taşıyor.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap