Bakanlık tarafından hazırlanan Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Toprak ve arazi varlığının korunması hedefleniyor.
Bakanlık tarafından hazırlanan Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yeni düzenleme, Türkiye’nin toprak ve arazi varlığını koruma hedefiyle Arazi Kullanım Planları (AKUP) hazırlanmasının usul ve esaslarını belirliyor. Yönetmelik, toprağın niteliği, arazinin yeteneği ve diğer çevresel faktörleri dikkate alarak sürdürülebilir arazi kullanımını güvence altına almayı amaçlıyor.
Yönetmelik, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, etüt, haritalama ve sınıflama çalışmalarının yapılmasını kapsıyor. Büyük ovaların ve erozyona duyarlı alanların tespiti ile tarımsal amaçlı plan ve projelerin hazırlanması ve uygulanması da bu kapsamda yer alıyor. AKUP’lar, toprağın potansiyelini ve su kaynaklarını değerlendirerek farklı arazi kullanım şekillerini oluşturmaya yönelik sistematik bir yaklaşım sunuyor.
AKUP süreci, veri toplama ve analiz çalışmaları, açıklama raporu ve hükümlerin hazırlanması gibi aşamalardan oluşuyor. Bu aşamaların kontrolünü valilikler veya bakanlık üstlenirken, onaylama yetkisi doğrudan bakanlıkta bulunuyor. Bakanlık, plan hazırlama yetkisini kendi koordinasyonunda valiliklere devretme imkanına sahip.
Arazi Kullanım Planları, 1/25000 veya 1/5000 ölçeklerinde hazırlanabilecek. Planlama sırasında toprağın niteliği, iklim koşulları, topoğrafya, fizyografya ve su potansiyeli gibi kritik unsurlar dikkate alınacak. Ayrıca, arazi ve toprakların doğal bitki yetiştirme yeteneklerine göre arazi kullanım kabiliyet sınıflaması da yapılacak.
Planlama kapsamında, tarım alanları, toprak ve arazi verileri ile yıllık ortalama yağış bilgileri kullanılarak önem sınıflaması yapılacak. Bu sınıflama sonucunda araziler, ‘mutlak tarım arazileri’, ‘özel ürün arazileri’, ‘dikili tarım arazileri’ ve ‘marjinal tarım arazileri’ olarak ayrılacak.
Tarımsal üretim potansiyeli yüksek olan, erozyon ve kirlenme gibi nedenlerle toprak kaybı yaşayan ovalar, ‘büyük ova koruma alanı’ olarak belirlenebilecek. Bu belirleme, ilgili ildeki Toprak Koruma Kurulunun görüşü alındıktan sonra Cumhurbaşkanı Kararı ile gerçekleşecek. Birden fazla ili ilgilendiren ovalar için de ilgili kurulların görüşleri esas alınacak.
Büyük ova koruma alanı ilan edilen parsellerin tapu kütüğü sayfalarına ‘büyük ova alanı’ şerhi konulması zorunlu hale geldi. Valilikler, ilgili tapu müdürlüklerinden bu şerhin işlenmesini talep edecek. Bakanlık, bu ovaların korunması, geliştirilmesi ve çiftçilerin desteklenmesi için gerekli tedbirleri alacak.
Bakanlık veya il müdürlükleri, doğal ve yapay olaylar sonucu toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulup bozulmadığını tespit edecek. Bozulma ihtimali bulunan veya bozulmuş alanlar bakanlığa bildirilecek. Uygun görülen bu alanlar, Cumhurbaşkanı Kararı ile ‘erozyona duyarlı alan’ olarak ilan edilebilecek.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap