Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,6 büyüdü. Bu büyümede inşaat sektörü yüzde 10,8’lik artışla kilit rol üstlendi. OECD verileri de dikkat çekiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,6 oranında büyüdü. Bu dönemde inşaat sektörü, bir önceki yıla göre yüzde 10,8’lik artışla en yüksek büyüme ivmesini sergiledi. Ülke ekonomisi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ilk üç ekonomi arasında yer aldı.
Sektör temsilcileri, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’yı (GSYH) oluşturan faaliyetlerde inşaatın lokomotif rolünü vurguladı. Konut üretimi, kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımlarındaki hareketlilik, ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı.
Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, inşaat sektörünün yeniden büyümenin ana taşıyıcılarından biri haline geldiğini belirtti. Çekici, sektörün çimento, demir-çelik, seramik, cam, boya, mobilya, lojistik, mimarlık, mühendislik, finans ve sigorta gibi geniş bir ekosistemi harekete geçirdiğini ifade etti.
Bu çarpan etkisinin sanayiden hizmetlere, istihdamdan vergi gelirlerine kadar ekonominin birçok kalemine yayıldığını aktaran Çekici, inşaat sektöründe ücretli çalışan sayısının son bir yılda 1,8 milyondan 2 milyona yükseldiğini kaydetti.
Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımları, kamu-özel sektör işbirliğiyle üretim kapasitesinin ve tedarik zincirinin canlı kalmasına katkı verdi. Ancak sürdürülebilirlik için finansmana erişim, maliyet istikrarı ve öngörülebilir ruhsat süreçleri güçlenmelidir.
Neşecan Çekici, inşaatın büyümeye katkısının 2026’da da devam etmesini beklediklerini dile getirdi. İvmenin sürmesinin finansal koşullara bağlı olduğunu, bu yıl konut tarafında nitelikli ve gerçek talebe hitap eden projelerin öne çıkacağını belirtti.
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, inşaat sektörünün yüzde 10,8’lik büyümesinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Yılmaz, özellikle deprem bölgesindeki kapsamlı yeniden inşa sürecinin dünyaya örnek teşkil ettiğini vurguladı.
İnşaat sektörünün yalnızca konut üretimi anlamına gelmediğini, demir-çelikten çimentoya kadar yaklaşık 250 alt sektörü doğrudan etkilediğini anlatan Yılmaz, sektörün istihdam, üretim ve vergi gelirleri açısından geniş bir etki alanına sahip olduğunu belirtti.
Yapı ruhsat sayılarındaki artışa değinen Yılmaz, bu katkının sürdürülebilir bir lokomotif etkiye dönüşebilmesi için finansmana erişimin iyileştirilmesi ve üretim sürekliliğinin desteklenmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Ziya Yılmaz, geçen yıl yakalanan ivmenin 2026’da korunmasının sadece iç talep dinamiklerine değil, küresel ekonomik gelişmelere ve jeopolitik sürece de bağlı olacağını kaydetti. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve dinamik konut talebi sayesinde potansiyelini koruduğunu söyledi.
Yılmaz, üretimde ivmelenme için arsa ve finansman politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Konut ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde kamu planlı arsa üretmeli ve bu arsalar üretim şartlı bir modelle geliştiricilere sunulmalıdır.
İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, 2025 büyümesine inşaat sektörünün en büyük katkıyı vermesinden gurur duyduklarını belirtti. Keçeli, Türkiye’nin bölgedeki en güvenli liman olduğunu ve 2026 yılının 2025’ten daha iyi olacağını düşündüklerini ifade etti.
Keçeli, Türkiye’deki altyapı yatırımlarının sürekli devam ettiğini ve konut üretimindeki durgunluğun son dönemde aşıldığını söyledi. Yeni ruhsat sayılarındaki artışın konut üretiminin devam edeceğini gösterdiğini, talebin yüksek olması nedeniyle arzı artırmanın büyümeyi getireceğini aktardı.
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, Türkiye ekonomisindeki büyümenin bu yıl da sürmesi için inşaat dışı alanların da devreye girmesi gerektiğini savundu. Bu durumun ekonomik büyümenin kalitesini artıracağını, istihdamı ve verimliliği destekleyeceğini belirtti.
Ekiz, kısa vadede konut üretimi ile kamu ve özel sektör yatırımlarının büyümeyi destekleyebileceğini dile getirdi. Uzun dönemde sürdürülebilirlik, teknoloji, ihracat ve yüksek katma değerli üretim alanlarında dönüşümün hızlanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap