İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şarku’l Avsat’a verdiği röportajı yorumlayarak, Türkiye’nin bölgesel barış, güvenlik ve işbirliğine dair vizyonunu ve kilit meselelerdeki kararlı duruşunu gözler önüne serdi.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın NSosyal’den yaptığı açıklamalarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şarku’l Avsat’a verdiği kapsamlı mülakat mercek altına alındı. Bu söyleşi, Türkiye’nin sadece ikili ilişkilerde değil, bölgesel ve küresel sahnedeki barış ve işbirliği arayışını net bir şekilde ortaya koydu. Erdoğan’ın; Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinden Gazze’ye, Suriye’den Somali’ye kadar uzanan coğrafyada çizdiği yol haritası, ortak aklın ve diyalogun ne kadar yaşamsal olduğunu bir kez daha gösterdi.
Duran, Erdoğan’ın mülakatında Türkiye-Suudi Arabistan bağlarının sadece iki ülkeyi ilgilendirmediğini, bölgesel istikrar için kilit rol oynadığını vurguladığını belirtti. Özellikle ekonomi, yatırım, savunma sanayisi ve enerji gibi stratejik alanlarda atılacak somut adımların, ilişkileri çok daha ileriye taşıyacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hem bölgesel meselelerde istişareyi derinleştirmeyi hem de ikili ilişkilerimizi somut alanlarda ileri taşımayı hedefliyoruz” sözleri, bu vizyonun özeti gibiydi.
Bölgedeki İran merkezli gerginliklere de değinen Erdoğan, yeni çatışmalar yerine sağduyu ve diyalogun elzem olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin, savaşları önleyici diplomasi anlayışıyla hareket ettiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı’nın bölgesel istişare ve ortak aklın önemini bu bağlamda da vurguladığını aktardı. Hatta Erdoğan, Türkiye olarak İran ile ABD arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduklarını da açıkça ifade etti; bu, bölgedeki tansiyonu düşürme konusundaki kararlılığın bir göstergesiydi.
Gazze konusundaki duruşu da netti Erdoğan’ın: kalıcı bir ateşkes, insani yardımların aksamadan ulaşması ve Filistin halkının iradesini merkeze alan adil bir barış… Türkiye’nin bu süreçte barışa katkı sunma sorumluluğunu kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi. Duran, Erdoğan’ın “Toparlanma ve yeniden imar çalışmalarının vakit kaybedilmeden başlatılması, Gazze’de acil ve temel ihtiyaçların karşılanması, kamu hizmetlerinin sunulması ve 2803 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çerçevesinde İsrail güçlerinin kademeli şekilde Gazze’den geri çekilmesi gerekmektedir. Türkiye, Barış Kurulu üyesi olarak bu süreçlere aktif katkı sağlayacaktır” ifadelerini hatırlatarak, Türkiye’nin her yapıcı adımın yanında yer alacağını güçlü biçimde vurguladığını belirtti.
Suriye meselesinde de Türkiye’nin tavrı belliydi: toprak bütünlüğünü esas alan siyasi bir çözüm. Cumhurbaşkanı, terörle mücadele, ulusal birlik ve bölgesel istikrarın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koydu. Duran, Erdoğan’ın “Bizim için ölçü bellidir, komşularına tehdit üretmeyen, terör örgütlerine alan açmayan ve toplumun bütün kesimlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir Suriye, bölgesel istikrar açısından hayati önemdedir” sözleriyle, Türkiye’nin bu konudaki tavizsiz tutumunu bir kez daha teyit ettiğini aktardı.
Sudan’da süregelen krizde de Türkiye’nin güçlü bir rolü var. Duran’ın aktardığına göre, Erdoğan, barış, insani destek ve yeniden imar süreçlerine yönelik Türkiye’nin sahadaki etkin katkılarını paylaştı. Suudi Arabistan, ABD ve Mısır’ın çabalarını da takdirle karşıladıklarını belirten Erdoğan, Türkiye olarak barış ve refaha dair atılacak her adımın yanında olacaklarını ve gerekeni yapacaklarını ifade etti.
Somali’nin toprak bütünlüğüne yönelik tehditlere karşı da net bir duruş sergilendi. Erdoğan, Afrika Boynuzu ve genel olarak bölgedeki istikrarsızlaştırıcı adımlara karşı uluslararası toplumun ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini güçlü biçimde vurguladı.
İsrail’in Somaliland’ı tanıma girişimine ilişkin bir soruya ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisi oldukça sert oldu. Duran, Erdoğan’ın “Gazze’de soykırım yapan Netanyahu hükümeti, Lübnan, Yemen, İran, Katar ve Suriye’ye yönelik saldırılarının ardından bu kez de Afrika Boynuzu’nu istikrarsızlaştırma niyetindedir” ifadeleriyle İsrail’in bölgeyi ateşe atan politikalarına dikkat çektiğini belirtti. Bu sözler, Türkiye’nin bölgedeki istikrarsızlığın kökenine dair derin endişesini açıkça ortaya koydu.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap