Türk denizlerinden dünya sofralarına uzanan lezzetli bir başarı hikayesi! Türkiye’nin deniz salyangozu ihracatı, 20 milyon dolar barajını aşarak ekonomik tablomuza parlak bir detay ekledi. Özellikle Uzak Doğu’dan gelen yoğun talep, denizlerimizin bu narin canlısını küresel bir yıldıza dönüştürüyor ve geleceğe dair umut vadediyor.
Denizlerin derinliklerinden gelen beklenmedik bir başarı hikayesi: Türkiye, deniz salyangozu ihracatında adeta parmak ısırtan bir performans sergiledi. Geçtiğimiz yıl tam 9 farklı ülkeye gönderilen 1943 tonluk deniz salyangozu, ülke ekonomisine 20 milyon 928 bin 318 dolarlık bir gelir kapısı araladı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verileri, bu müthiş yükselişi gözler önüne seriyor.
Bu deniz mahsulü için küresel arenada en büyük oyuncular kimler mi? Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Güney Kore listenin zirvesinde yer alıyor. Onu sıkıca takip edenler ise İspanya ve Çin. Bu üç ülke, Türk deniz salyangozlarının en çok rağbet gördüğü adresler olarak öne çıktı.
Bu devasa rakamlar, deniz salyangozunun sadece bir lezzet olmadığını, aynı zamanda ciddi bir ticari potansiyel taşıdığını kanıtlıyor. Sadece bu devler de değil, Japonya, Tayvan, ABD, İtalya, Ukrayna ve Gürcistan da geçen yıl denizlerimizin bu narin ikramlarından nasiplenen diğer ülkeler oldu.
Peki, bu başarının ardındaki sır ne? DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, geçen yılı sektör için “verimli” olarak nitelendiriyor. 20 milyon doları aşan gelirin önemine vurgu yapan Kalyoncu, özellikle Uzak Doğu’dan gelen talebin sürekliliğinin sevindirici olduğunu belirtti. “İlginin artarak devam edeceğine yürekten inanıyoruz,” sözleriyle geleceğe dair umutları pekiştirdi.
Kalyoncu, Güney Kore’nin tahtını koruduğunu ve bu yıl sadece mevcut pazarlarda kalmayıp, yepyeni kapılar aralamayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Yani, deniz salyangozumuz yakında çok daha fazla sofrada yer bulabilir!
Bu denli parlak bir geleceğin sürdürülebilirliği için elbette bazı önlemler şart. Saffet Kalyoncu, deniz salyangozu avcılığının kayıt altına alınmasının, stokların dikkatle korunmasının ve işleme tesislerinin modernizasyonunun hayati önem taşıdığına dikkat çekti. “Ayrıca, ürün kalitesinin standart hale getirilmesi ve markalaşma yolunda atılacak adımlar da ihracatımıza taze kan pompalayacaktır,” diyerek sektöre yol haritası çizdi. Kısacası, denizden aldığımızı denize geri vermeyi unutmamalı, bu değerli hazineyi gelecek nesillere aktarmalıyız.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap