Riyad’da bir araya gelen Türkiye ve Suudi Arabistan liderleri, kapsamlı bir ortak bildiriye imza attı. Ekonomiden enerjiye, savunmadan bölgesel sorunlara kadar pek çok alanda iş birliğini derinleştiren bu adımlar, iki kardeş ülkenin geleceğe yönelik vizyonunu ortaya koyuyor.
Riyad, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki köklü dostluğu ve stratejik ortaklığı yeni bir boyuta taşıyan tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi ziyaretinde, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir araya gelmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin ne denli kuvvetlendiğinin adeta bir göstergesiydi. Bu zirve, geleceğe yönelik 31 maddelik kapsamlı bir ortak bildiriyle taçlanarak, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirecek güçlü mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından büyük bir törenle karşılandı. Yemame Sarayı’ndaki samimi görüşmenin ardından verilen akşam yemeği, liderlerin sadece siyasi değil, kültürel bağları da pekiştirme arzusunu ortaya koydu. Bu kritik buluşma, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın gelecekteki iş birliği rotasını çizmek için bir dönüm noktası oldu.
Görüşmelerin ardından yayımlanan 31 maddelik ortak bildiri, iki ülkenin karşılıklı çıkarlarını ve bölgesel istikrarı merkeze alan detaylı bir yol haritası niteliğindeydi. Bildiride, iki liderin ve kardeş halkların arasındaki tarihi bağlara ve seçkin ilişkilere özel bir vurgu yapıldı.
Türkiye ve Suudi Arabistan, ekonomiden ticarete, yatırımdan sanayiye kadar pek çok alanda mevcut bağlarını daha da güçlendirme konusunda tam mutabakata vardı. Özellikle her iki ülkenin “Suudi 2030 Vizyonu” ve “Türkiye Yüzyılı Vizyonu” ile sunulan devasa yatırım fırsatlarından karşılıklı yararlanma iradesi öne çıktı. Petrol dışı ticaret hacminin artırılması, kamu ve özel sektör yetkilileri arasındaki ziyaretlerin sıklaştırılması ve Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi aracılığıyla ticaret etkinliklerinin düzenlenmesi için ortak çabaların süreceğinin altı çizildi.
Bildiride, karşılıklı yatırımların memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, özellikle finans, sigortacılık, gayrimenkul, imalat ve hizmet sektörlerindeki Suudi yatırımları ile mühendislik, inşaat, gayrimenkul geliştirme ve imalat sanayi gibi alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’da oynadığı hayati rolün takdir edildiği ifade edildi. Suudi tarafı, Türk inşaat ve danışmanlık firmalarının projelerini överek, 2030 vizyonu çerçevesinde daha fazla altyapı ve üstyapı projesi için iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını belirtti.
Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nun verimli sonuçları, iki ülkenin iş dünyası temsilcilerini bir araya getirerek turizm, konaklama, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri, yaşam bilimleri ve sağlık gibi alanlarda umut vadeden yatırım fırsatlarını gözler önüne serdi. Bu forum, karşılıklı uzmanlık paylaşımı için de önemli bir platform oluşturdu.
Enerji sektöründe de iş birliğinin derinleştirilmesi kararı alındı. Her iki ülke, bölgelerinin ve küresel piyasaların enerji arzına sağladıkları önemli katkının bilinciyle hareket ediyor. Türkiye, Suudi Arabistan’ın küresel petrol piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını artırmadaki öncü rolünü özellikle vurguladı. Petrol, petrol türevleri ve petrokimya tedariki alanlarındaki iş birliği güçlendirilirken, petrokimya ve tarımsal besin maddeleri sektörlerindeki yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi hedeflendi.
Bildiride, yenilenebilir enerji entegrasyonu, elektrik bağlantısı için fizibilite çalışmaları, şebeke otomasyonu, enerji depolama teknolojileri gibi alanlarda uzmanlık teatisinin ve şirket katılımlarının teşvik edileceği belirtildi. Ayrıca enerji verimliliği ve temiz hidrojen alanlarında iş birliği fırsatları araştırılarak, geleceğin enerji çözümlerine yönelik ortak bir zemin oluşturulacak. Maden kaynaklarının keşfi, çıkarılması ve işlenmesi ile kritik minerallerin tedarik zinciri güvenliği de gündeme geldi.
İklim değişikliğiyle mücadelede de ortak bir duruş sergilendi. Taraflar, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Paris Anlaşması ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalacaklarını ifade ettiler. Suudi Arabistan, Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 başkanlığını memnuniyetle karşıladı. İki ülke, döngüsel karbon ekonomisi uygulamalarının geliştirilmesinde iş birliğini güçlendirerek, emisyonları yönetme ve iklim hedeflerine ulaşma yolunda birlikte yürüyeceklerini gösterdi.
İş birliği sadece birkaç alanla sınırlı kalmadı. Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi çatısı altında dijital ekonomi, yapay zeka, uzay teknolojileri, ulaştırma, lojistik, sivil havacılık, hukuk, adalet, kültür, turizm, spor, gençlik, bilim, eğitim, medya, çevre, su, tarım, gıda güvenliği, gümrük, savunma sanayileri ve sağlık gibi çok geniş bir yelpazede ortaklığın güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.
Savunma ve güvenlik alanında da güçlü bir sinerji hedefleniyor. İki ülke, mevcut iş birliği anlaşmalarını hayata geçirme konusunda mutabık kalarak, karşılıklı menfaatlere hizmet edecek ve bölgesel güvenlik ile istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde savunma ilişkilerini geliştireceklerini teyit etti. Her türlü suçla, aşırılıkçılıkla ve terörizmle mücadelede iş birliği, uzmanlık ve eğitim teatisinin artırılması, ayrıca siber güvenlik alanında ortaklığın pekiştirilmesi kararı alındı. Türkiye, Suudi Arabistan’ın 2030 yılında ev sahipliği yapmayı planladığı G20 Zirvesi’ne tam destek verdi. Ayrıca ziyaret kapsamında adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı ve AR-GE, inovasyon iş birliği dahil olmak üzere dört yeni anlaşma imzalanması, ilişkilerin derinliğinin bir başka göstergesiydi.
Ortak bildiride bölgesel ve uluslararası meseleler de geniş yer buldu. Taraflar, uluslararası barış ve güvenliği koruma taahhüdünü yineleyerek, bölgesel ve uluslararası düzeyde iş birliğini ve ortak koordinasyonu güçlendirme kararlılığını sergiledi. Filistin meselesinde ise Gazze Şeridi’ndeki kötüleşen insani durum, İsrail saldırıları ve insani yardımların engellenmesi konularında derin endişeler dile getirildi. Sivillerin korunması, ateşkesin pekiştirilmesi, Gazze’nin işgalinin sona erdirilmesi ve başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının sağlanmasının gerekliliği güçlü bir şekilde vurgulandı. Birleşmiş Milletler Filistin Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) oynadığı hayati rolün altı çizilerek, İsrail güçlerinin UNRWA binalarını yıkması şiddetle kınandı. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap-İslam Gazze Temas Grubu’nun çalışmaları takdirle karşılandı.
Yemen konusunda, meşru Yemen hükümetine desteklerini teyit eden taraflar, ülkenin egemenliğinin, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemini vurguladı. Somali’ye ilişkin olarak da Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz destek ifade edildi. Sözde ‘Somaliland’ bölgesi ile İsrail arasındaki karşılıklı tanıma beyanının, uluslararası hukuku ihlal eden tek taraflı ayrılıkçı bir eylem olduğu ve bölgedeki gerilimi tırmandırdığı belirtilerek reddedildi.
Sudan meselesinde ise ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik kararlı duruşlar teyit edildi. Meşru Sudan devlet kurumları dışında kalan herhangi bir gayrimeşru yapının oluşumu reddedilerek, ülkeye yasa dışı silah girişinin önlenmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılması ve Sudan halkına karşı suç işleyen aşırılıkçı grupları içermeyen bir sivil hükümetin kurulması yoluyla siyasi sürecin başlatılması gerektiği vurgulandı.
Suriye konusunda ise kardeş Suriye hükümetinin güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğünü korumak için attığı sorumlu adımlar takdir edildi. İsrail’in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan ihlalleri kınanarak, işgal altındaki tüm Suriye topraklarından derhal çekilmesi çağrısı yinelendi. Rusya-Ukrayna Savaşı’yla ilgili olarak ise her iki taraf, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun, kapsamlı bir müzakereye dayalı çözüm için güçlü desteklerini yineledi.
Ziyaretin sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz El Suud’a ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a gösterilen sıcak karşılama ve cömert misafirperverlik için teşekkürlerini iletti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman da Erdoğan’a sağlık ve esenlik, kardeş Türk halkına ise ilerleme ve refah dileklerini sundu. Liderler, ilişkilerin bu güçlü zeminini Türkiye’de de sürdürme arzusunu karşılıklı olarak dile getirdi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap