Asrın felaketinin ardından Baykar, sadece insansız hava araçlarıyla değil, devasa konut projeleriyle de yaraları sarıyor. Selçuk Bayraktar’ın liderliğindeki bu destansı çaba, hem arama kurtarma süreçlerine yön verdi hem de binlerce depremzedeye yeni bir başlangıç sunuyor.
Geçtiğimiz asrın en büyük felaketlerinden biri olan deprem, sadece şehirlerimizi değil, kalplerimizi de derinden sarstı. Ancak bu yıkımın ortasında, umudu yeşerten, dayanışmanın en güçlü örneklerini sergileyen kurumlar da oldu. İşte bu hikayelerden biri de, teknoloji ve insanlığı bir araya getiren Baykar’ın destansı seferberliği.
Depremin ilk dakikalarında, herkes gibi Selçuk Bayraktar da büyük bir endişeyle olayın boyutunu kavramaya çalışıyordu. 1999 depremini bizzat yaşamış biri olarak, bu kez daha büyük bir felaketin kapıda olduğunu hissetti. Baykar bünyesinde hiç vakit kaybetmeden bir kriz masası oluşturuldu; AFAD ile hızlıca iletişim kuruldu ve ne yapılabileceği üzerine beyin fırtınaları başladı.
Baykar’ın göz bebeği olan insansız hava araçları, bu zorlu süreçte adeta birer kahramana dönüştü. Özellikle Akıncı ve Bayraktar TB2, deprem bölgesinin haritalandırılması, arama kurtarma ekiplerine koordinasyon sağlanması ve hasar tespiti gibi kritik görevlerde 2500 saatin üzerinde uçuş gerçekleştirdi. Felaketin ilk günlerinde, çoğu hava aracının havalanamadığı ağır meteorolojik koşullara rağmen, Akıncı gökyüzündeki yerini alarak adeta bir nevi gözcülük yaptı, hayati bilgileri anlık olarak yerdeki ekiplere ulaştırdı.
Selçuk Bayraktar, depremden hemen sonra T3 Vakfı ve Can Sağlığı Vakfı ekipleriyle birlikte bölgeye intikal etti. Gördüğü manzara, özellikle de Hatay’daki yıkımın boyutu, onu derinden etkiledi. Ancak bu hüzünlü tablonun ortasında parlayan bir ışık vardı: Toplumun her kesiminden insanların gösterdiği eşsiz dayanışma ruhu. Bu durum, Bayraktar’ın ifadesiyle, “iyiliğin ve merhametin bu topraklardaki köklü çınarını” bir kez daha gözler önüne serdi.
Depremzedelerin sadece evlerini değil, geleceğe dair umutlarını da kaybettiğini fark eden Baykar, uzun vadeli bir çözüm üretmek için kolları sıvadı. Devletin ilgili kurumlarıyla istişare ederek, en çok zarar gören üç ilde toplam 1012 kalıcı konut inşa etme kararı alındı. Bu proje, sadece bir barınma çözümü değil, aynı zamanda “bir konut seferberliği” olarak duyuruldu; insanlara yeni bir başlangıç, yeni bir yuva umudu sunuldu. Şantiyelerdeki çalışanların da adeta kendi evlerini yaparcasına yüksek bir motivasyonla çalıştığı gözlemlendi.
Selçuk Bayraktar, bu zorlu sürecin Türkiye gençliğine de önemli bir mesaj taşıdığına inanıyor. Böylesine büyük bir felaketin ardından dahi milletçe büyük bir azimle yeniden ayağa kalkabilmenin, gençlere ilham vermesi gerektiğini vurguluyor. Bayraktar, gençlere seslenerek, “Hayallerinizi ve ufuklarınızı asla daraltmayın” çağrısında bulunuyor. Bu, sadece bir temenni değil, aynı zamanda geleceğin Türkiye’sini inşa edecek nesillere yönelik güçlü bir umut manifestosu niteliğinde.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap