Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda yaptığı sunumda, barınma hakkının sadece bir çatıdan ibaret olmadığını vurguladı. Deprem konutlarından kentsel dönüşüme, sosyal konut projelerinden “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla, herkesin güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmesi hedefine kararlılıkla yürüdüklerini anlattı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda, barınma hakkının derinlemesine ele alındığı önemli bir toplantı gerçekleşti. AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık’ın başkanlığında bir araya gelen Komisyon, barınma hakkının sadece dört duvar arasında bir yaşam sürmek değil, insan onuruna yaraşır bir hayatın vazgeçilmez bir unsuru olduğuna dikkat çekti. Bu, güvenliğin, sağlığın ve toplumsal huzurun da anahtarı niteliğinde.
Anayasamızın 57. maddesi, devlete konut ihtiyacını karşılama sorumluluğu yüklüyor. Uluslararası belgeler de barınma hakkını temel bir sosyal hak olarak görüyor. Ancak günümüzde bu hakka erişim, global ölçekte birçok yeni zorlukla karşılaşıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Komisyon üyelerine sunduğu kapsamlı raporda, özellikle son dönemde artan konut talebinin ardındaki küresel ve yerel dinamikleri gözler önüne serdi. Bakan Kurum, Kovid-19 salgınının tetiklediği süreçle birlikte, iklim değişikliğinin de konut ihtiyacını katladığını belirtti. “Sadece 2025 yılına baktığımızda iklim göçmenlerinin sayısı 250 milyona yaklaşmıştır” sözleriyle meselenin ciddiyetini vurguladı. Ayrıca, yakın coğrafyamızdaki savaşlar ve 6 Şubat depremleri gibi asrın felaketlerinin de ülkemizdeki konut talebini derinden etkilediğinin altını çizdi.
Bakan Kurum, Türkiye’nin inşaat sektöründeki küresel liderliğini gururla dile getirdi. Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firması arasında 45 Türk firmasının yer alması, sektörümüzün ne denli güçlü bir kapasiteye sahip olduğunun kanıtı. Bu gücün, özellikle afet sonrası yeniden yapılanmada en etkin şekilde kullanıldığını ifade etti.
6 Şubat depremlerinin 11 ilimizde yol açtığı yıkımı ve 53 bini aşkın can kaybını hatırlatan Kurum, devletin bu felaket karşısında gösterdiği olağanüstü hızı anlattı: “11 ilimizde 3’üncü, 4’üncü gün itibarıyla yeni yerleşim yerlerinin çalışmalarına başladık ve 15’inci günde ilk temelimizi attık. Deprem bölgesinde ilk evimizi 45’inci gününde teslim etmiş olduk.” Bu, sadece bir inşaat başarısı değil, aynı zamanda umudun ve direncin de bir göstergesiydi. Bugüne dek Hatay’da 455 bininci konutun teslim edildiğini aktaran Bakan Kurum, sadece şehir merkezlerinin değil, 4 bin 333 köyde 62 bin köy evinin de inşa edildiğini müjdeledi. Ayrıca, şehirlerin eskisinden daha güçlü, daha temiz ve daha güzel olması adına 11 bin kilometrelik altyapı çalışmalarının da tamamlandığını sözlerine ekledi.
Türkiye nüfusunun neredeyse %70’inin deprem riskli bölgelerde yaşadığı gerçeği, kentsel dönüşümün hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bakan Kurum, bu doğrultuda 81 ilde hummalı çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
“Bugüne kadar 2 milyon 510 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik” diyen Kurum, bu projelerin yarısının kalbi İstanbul’da atmasının, şehre verilen değeri gösterdiğini ifade etti. İstanbul’daki dönüşümü hızlandırmak amacıyla başlatılan “Yarısı Bizden Kampanyası” kapsamında 78 bin bağımsız birimin yenilendiğini de aktardı. Bu çalışmaların, siyaset üstü bir anlayışla 39 belediyeyle iş birliği içinde yürütüldüğünü vurguladı.
Sağlam konutlara ulaşma ve dirençli şehirler kurma vizyonunun bir diğer sacayağı ise sosyal konut projeleri. TOKİ eliyle bugüne dek 1 milyon 750 bin sosyal konutun millete hizmetine sunulduğunu belirten Kurum, yeni ve devasa bir projenin de müjdesini verdi.
“Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla hayata geçirilen 500 bin sosyal konut projesine 5 milyondan fazla vatandaşın başvurduğunu kaydeden Bakan, “Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi ve 96 bin 272 hak sahibi vatandaşımızı belirledik. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da evlerimizi teslim etmeye başlayacağız” sözleriyle sürecin hızla ilerlediğini anlattı. Kurum, ev sahibi olmayan tek bir vatandaş kalmayana dek sosyal konut üretiminin devam edeceğinin de altını çizdi.
Bakan Kurum, sadece konut üretmekle kalmadıklarını, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla yepyeni bir kent ortamını milletin hizmetine sunduklarını vurguladı. Gayrimenkul Sertifikası ve Emlak Katılım Yatırım Finansmanı gibi yenilikçi araçlarla sürdürülebilir bir konut piyasasının gelişimine katkı sağladıklarını belirtti.
“Vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem ve vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak tedbirler alıyoruz” diyen Bakan Kurum, emeklilerin ve gençlerin ev sahibi olma umutlarını yeşertmenin kendileri için kritik önem taşıdığını dile getirdi. “Türkiye Yüzyılı’nı güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız” sözleriyle, kapsamlı ve katılımcı bir yaklaşımla bu vizyonu hayata geçirme kararlılığını yineledi. Komisyonda milletvekillerinin görüş ve sorularıyla devam eden toplantı, barınma hakkının ülkemizin geleceği için ne denli stratejik bir konu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap