Yılbaşından bu yana değerli metallerdeki yükselişe katılan platin, küresel riskler, Fed’in faiz indirim beklentileri ve arz sıkıntılarıyla onsu 2.500 doları aşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Uzmanlar, ekonomik toparlanma ve otomotiv sektörünün talebinin de bu yükselişte payı olduğunu belirtiyor.
Değerli metallerin piyasasındaki göz kamaştırıcı ralliye platin de katıldı ve yatırımcıların gözlerini kamaştırdı. Yıl başından bu yana süregelen bu hareketlilik, platinin onsunun 2.500 dolar eşiğini aşarak tarihî bir zirveye ulaşmasına neden oldu. Küresel arenada peş peşe yaşanan gerilimler, bu nadide metalin değerini katlayarak adeta bir güvenlik limanına dönüştürdü.
ABD yönetiminin Grönland üzerindeki ısrarcı tavrı, muhtemel bir tarife savaşının gölgesi ve bölgesel çatışma riskleri (Venezuela ve İran eksenindeki jeopolitik gerginlikler), dünya piyasalarındaki risk algısını tavan yaptırdı. Bu durum, yatırımcıları riskli varlıklardan uzaklaştırarak güvenli liman olarak görülen kıymetli metallere yöneltti. Özellikle dolar endeksindeki düşüşler, ABD tahvillerindeki satış dalgası ve hisse senetlerindeki erime, platinin değerini perçinleyen temel dinamikler arasında yer aldı.
ABD Merkez Bankası (Fed)’nın faiz indirimlerine devam edeceğine dair kuvvetli beklentiler, Fed’in bağımsızlığına dair endişe fısıltıları ve başkanlık koltuğundaki belirsizlikler, değerli metal fiyatlarında keskin bir yükseliş trendi yarattı. Bununla birlikte, platinin fiyat dinamiklerini sadece makroekonomik faktörler değil, arz-talep dengesi de belirledi. Güçlü endüstriyel talep, özellikle otomotiv sektöründen gelen canlılık, ve madenlerdeki arz sıkıntıları, platinin fiyat grafiğini yukarı yönde ivmelendirdi.
Özellikle Güney Afrika gibi büyük üretici ülkelerdeki enerji sorunları ve sel baskınları gibi doğal afetler, maden üretimini olumsuz etkileyerek platin arzında gözle görülür bir daralmaya yol açtı. Bu daralma, var olan talebi karşılamakta zorlanınca, fiyatlar kaçınılmaz olarak yükselişe geçti.
Tüm bu gelişmelerin ışığında, platinin onsu uluslararası piyasalarda 2.517,7 dolara kadar tırmanarak kendi rekorunu kırmış oldu. Kısa süreli bu zirveden sonra, platinin onsu 2.472 dolar seviyelerinde bir denge noktası bularak istikrar kazandı. Geçen yılı 2.054,55 dolardan kapatan platin, yılbaşından bu yana yatırımcısına yüzde 20’nin üzerinde bir getiri sağlayarak adeta parladı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı değerlendirmede, platinin bu etkileyici yükselişinin ardındaki en büyük nedenlerden birinin, faiz indirimleri ve 2026 yılına doğru ekonomilerde beklenen toparlanma olduğuna işaret etti.
Ergezen, özellikle Uzak Doğu’da, başta Çin ekonomisi olmak üzere, toparlanma beklentilerinin yüksek olduğunu vurguladı. “Platin tarafında eskiden arz fazlası varken, son dönemde burada bir değişim gözlemliyoruz. Arz tarafında ciddi bir azalma söz konusu. Bunun en büyük sebebi ise Güney Afrika’daki enerji sıkıntıları veya sel baskınları nedeniyle madenlerdeki çalışma kapasitesinin düşmesi ve platin arzının azalmasıdır. Bu durum, fiyatlamalara doğrudan etki ediyor” şeklinde konuştu.
Uzman isim ayrıca, sektör bazında bakıldığında Uzak Doğu’daki otomotiv sektörünün oldukça güçlü seyrettiğini ve bunun hem platin hem de paladyum talebini ciddi ölçüde artırdığını sözlerine ekledi.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap