Suriye’de dengeler kökten değişiyor! Güvenlik kaynakları, terör örgütü SDG’nin kontrol ettiği alanların büyük bir kısmını yitirdiğini ve hem sahada hem de diplomatik arenada yalnızlaştığını raporladı. ABD’nin tutum değişikliği, stratejik kayıplar ve Arap aşiretlerinin ayaklanması, SDG’nin sonunu hızlandıran kritik faktörler arasında.
Suriye’nin kuzeyindeki hareketlilik, bölgedeki dengeleri kökten değiştirecek sinyaller veriyor. Son dönemde hem askeri hem de diplomatik sahada yaşanan gelişmeler, güvenlik kaynaklarının stratejik değerlendirmelerine göre, terör örgütü SDG için yolun sonunu işaret ediyor. Kaynaklar, örgütün kontrol ettiği alanların tam üçte ikisini kaybettiğini ve “SDG parantezinin kapandığını” vurguluyor. Yani PKK’nın Suriye uzantısı, artık ne sahada ne de uluslararası masada eskisi gibi korunmuyor.
Peki, bu iddiaların arkasında yatan somut gelişmeler neler? İşte hem arazide hem de diplomasi kulislerinde yaşanan o kritik anlar:
Güvenlik kaynaklarından gelen bilgilere göre, SDG, stratejik öneme sahip birçok noktadan çekilmek zorunda kaldı. Bunların başında El-Hol kampından geri çekilmesi geliyor. Ayrıca, Haseke’yi Irak’ın Musul kentine bağlayan tek resmi sınır kapısı olan Yarubiye’nin kontrolü Suriye ordusuna geçti. Bu durum, SDG ile Irak’taki Kandil kadroları arasındaki kritik lojistik ve stratejik bağın koptuğu anlamına geliyor. Örgütün yaşam damarlarından biri kesildi diyebiliriz.
Operasyonların sonucunda, örgüt için hayati öneme sahip Ayn el Arap-Haseke bağlantısı da kesildi. Bu gelişme, PKK’nın kamuoyunda “ikinci bir Ayn el Arap vakası” algısı yaratma çabalarının boşa çıktığını gösteriyor. Dahası, Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu bölge ve stratejik Karakozak Köprüsü’nün de terör unsurlarından temizlenmesi, örgütün bölgedeki hareket kabiliyetini büyük ölçüde kısıtladı.
18 Ocak itibarıyla Suriye yönetimi ile SDG arasında dört günlük bir ateşkes imzalandığı bilgisi de masadaki kartları yeniden dağıttı. Güvenlik kaynakları, varılan mutabakatın oldukça çarpıcı detaylarını paylaşıyor:
Peki, ABD’nin SDG’ye yönelik tutumunda bu ani değişiklik neden yaşandı? Cevap, 4 Ocak’ta “Mazlum Kobani” kod adlı terörist Mazlum Abdi Şahin, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve ABD’li yetkililerin katıldığı toplantıda yatıyor. Kaynaklar, SDG’nin çözüm sürecini tam 10 aydır oyaladığını ve Mazlum Kobani’nin her kararını Kandil’e danıştığının kesinleştiğini belirtiyor. Bu durum, ABD nezdinde “SDG ile PKK arasında ayrım olmadığı” gerçeğini tescil etmiş ve Washington’ın politikasını yeniden gözden geçirmesine yol açmış.
SDG’nin yıllardır kullandığı “Biz yoksak DEAŞ geri döner” şantajı da artık işe yaramıyor. Hatta örgütün, cezaevlerindeki 200 DEAŞ mensubunu serbest bırakarak ABD’ye baskı yapma girişimi, Washington’da büyük bir tepkiyle karşılandı. Bu hamle, örgütün uluslararası camiadaki güvenilirliğini daha da sarstı.
ABD Başkanı Trump ile Ahmed Şara arasındaki telefon görüşmesi de bu değişimin bir başka kanıtı. Kaynaklar, Trump’ın açıkça “Bizim için önemli olan DEAŞ hapishanelerinin kontrolü, SDG umurumda değil” mesajını verdiğini aktarıyor. Bu doğrultuda, bölgedeki en büyük cezaevi olan Sına Hapishanesi’nin yönetimi ABD tarafından devralınırken, El-Hol kampının kontrolü Suriye yönetimine geçti. Bu, SDG’nin elindeki önemli kozların birer birer alındığını gösteriyor.
SDG’nin iç yapısındaki çatlaklar da örgütün sonunu hızlandırıyor. Toplam 63 bin kişilik mevcudunun yaklaşık 40 bininin Araplardan oluştuğunu belirten kaynaklar, Arap aşiretlerinin SDG zulmüne karşı başlattığı organik ayaklanmanın örgütün çözülmesini tetiklediğini ifade ediyor. Örgütün petrol kaynaklarını ve finansal rezervlerini kaybetmesiyle birlikte, Kandil’in Suriye’yi bir “rezerv alan” olarak kullanma imkanı da tamamen ortadan kalktı.
Güvenlik kaynakları, Suriye’deki bu dönüşümün Türkiye’nin iç siyasetindeki “Terörsüz Türkiye” sürecini olumlu yönde etkileyeceğini dile getiriyor. Yeni denklemde DEAŞ ile mücadelede resmi muhatabın Şam yönetimi olmaya başladığı, SDG’nin ise meşruiyet zemini tamamen kaybettiği vurgulanıyor.
Değerlendirme şu cümlelerle noktalanıyor: “Saha, beklentilerimizden daha iyi ilerliyor. SDG hikayesi bitiyor. Eğer örgüt makul davranırsa tam entegrasyon sağlanır; aksi halde askeri operasyonlar ilerlemeye devam eder. Bu süreçten ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz güçlenerek çıkacaktır.”
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap