Bekir Bozdağ, TBMM Tören Salonu’nda gerçekleşen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 10. toplantısında akademisyenlerin sunumlarının ardından önemli değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş’un Olumlu Bakış Açısı Bekir Bozdağ, yapılan açıklamaların kendi olumlu…
Bekir Bozdağ, TBMM Tören Salonu’nda gerçekleşen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 10. toplantısında akademisyenlerin sunumlarının ardından önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kurtulmuş’un Olumlu Bakış Açısı
Bekir Bozdağ, yapılan açıklamaların kendi olumlu bakış açısını daha da güçlendirdiğini belirterek, “Özellikle bir Türkiye modeli, bize özgü bir modelin ortaya konulabilmesi konusunda elimizde önemli imkanlar ve fırsatlar olduğunu birçok arkadaşımız, hocamız teyit etti. Hatta bu çerçevede komisyonumuza ödevler verdiler. Komisyonumuza da ‘Eğer bunu yaparsanız tarihe geçersiniz’ şeklinde ifadelerde bulundular. Artık bizim bu komisyonla ve süreçle ilgili ‘eğer başarılı olursa’ sözünü gündemden kaldırmamız lazım. Bu çalışmalar başarılı olmak zorundadır ve başarılı olmak için kendinden emin bir şekilde ilerlemektedir. İnşallah en kısa süre içerisinde de tamamlanacaktır.” ifadelerini kullandı.
Jeopolitik Kırılma ve Dünya Değişiyor
Toplantıda yapılan tespitlere de değinen Bozdağ, tarihsel olarak büyük bir jeopolitik kırılmanın yaşandığını ve bölgenin dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini vurguladı.
Düşmanca Tavırlara Karşı Birlik ve Beraberlik
Türkiye’ye yönelik düşmanca tavırlara karşı olduklarını vurgulayan Bozdağ, “Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz. İnşallah sonuç alacağız. Burada herhangi bir tereddüde düşmememiz lazım.” şeklinde konuştu.
Güç Milletimizde
Bozdağ, konuşmasında milletin gücünü vurgulayarak, “En büyük gücümüz milletimizin gücüdür. Komisyon çalışmaları kendi başına ortaya çıkmadı. Örgütün silah bırakma çağrısı sonrasında bu bir devlet politikasına dönüşmüş ve bir parti hariç Türkiye’nin bütün siyasi kanaatlerini temsil eden siyasi partiler, burada bulunmayı kabul ederek, gönüllü bir şekilde sürecin parçası olarak bu süreci bir millet projesi haline dönüştürmüştür.” ifadelerini kullandı.
Üçüncü Göz ve Pozitif Barış
Toplantıda ele alınan konulardan biri olan “üçüncü göz meselesi”ne de değinen Bozdağ, Türkiye’nin bu sürecin üstesinden gelmek için üçüncü göze ihtiyaç duymadığını belirtti. Aynı zamanda “pozitif barış” kavramına da vurgu yaparak, “Bizim nihayetimiz bu ülkede, bu bölgede tamamıyla pozitif barışın kurulması, artık bir daha insanların şiddet diliyle, silahın aracılığıyla konuşmaktan ziyade dostça, kardeşçe ‘kazan kazan’ prensibi içerisinde elindeki imkanlarını çoğaltarak yeni bir Türkiye inşa etmesi ve yeni bir bölge inşa etmesidir.” dedi.
Sürecin Hassasiyetle Yürütülmesi
Bozdağ, Türkiye’deki tüm kesimlerin sürece hassasiyetle yaklaşması gerektiğini belirterek, “Kullanılan dilin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, ‘İnsan kullandığı dille konuştuğu üslupla kaimdir. Dolayısıyla kalıcı bir kardeşlik, barış ve dayanışma istiyorsak bu dili de kurmak, kurgulamak ve çoğaltmak mecburiyetindeyiz.’ dedi.” açıklamasını yaptı.
Bozdağ’ın değerlendirmeleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte milli dayanışma ve kardeşliğin önemini bir kez daha vurgulamış oldu.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap