İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları: Toplumsal Zihniyetin İnsanlık Değerleriyle Çatışması Barbar İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, 7 Ekim 2023’ten bu yana devam ediyor ve dünyanın tanık olduğu en ağır insanlık suçlarından birine…
İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları: Toplumsal Zihniyetin İnsanlık Değerleriyle Çatışması
Barbar İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, 7 Ekim 2023’ten bu yana devam ediyor ve dünyanın tanık olduğu en ağır insanlık suçlarından birine dönüşmüş durumda. Şehirler yerle bir ediliyor, camiler, okullar ve hastaneler bombalanıyor. Çocuklar açlıktan ölüyor, hastaneler ilaçsızlık nedeniyle kapılarını kapatmak zorunda kalıyor. Açlığı bir silah olarak kullanan İsrail, Gazze halkını teslim almak için yardım konvoylarını dahi hedef alıyor. Gıda ve ilaç taşıyan tırların yolu işgalci yerleşimciler tarafından kesilerek, açlıktan kırılan sivillere ulaşacak yardımlar engelleniyor.
Gazze’nin sokaklarında yankılanan bomba seslerine, çocukların açlık çığlığı ve anne-babaların çaresiz feryadı eşlik ediyor. Ancak bu vahşetin ortasında, İsrail toplumunda yükselen bir tehlikeli söylem var: “Gazze’de masum yok.” Yapılan son araştırmaya göre, İsrail halkının %76’sı bu görüşe kısmen ya da tamamen katılıyor. Bu durum, sadece bugünkü soykırımın toplumsal rızayla beslendiğini değil, aynı zamanda İsrail toplumunun insanlık değerlerini kaybederek uçurumun kenarına sürüklendiğini gösteriyor.
Medya ve siyaset, bu cinnet halini daha da besliyor. Araştırmaya göre, İsrail toplumunun dörtte üçü, Gazze’de sivillerin varlığını reddediyor. Bu toplumsal zihniyet, çocukların, kadınların ve yaşlıların ölümüne duyarsız bir şekilde İsrail’in saldırılarını haklı görmeye yol açıyor. Bir İsrailli akademisyenin ifadesiyle, “Eğer karşı tarafta masum yoksa, her bomba meşrudur.” Bu düşünce, Filistinli sivilleri “hedef” haline getiriyor ve soykırımın toplumsal temelini güçlendiriyor.
İsrail’de siyasetçilerin ve medyanın kullandığı dil, bu yanlış algıyı her geçen gün pekiştiriyor. Haber bültenlerinde yıkılan evleri gösterirken içindeki sivillerin görünmez kılınması, İsrail toplumunda sivillerin varlığını inkar eden bu tehlikeli düşünceyi besliyor. Bu durum, çocukların ölümünü olağanlaştırarak, sivillerin yokluğunu doğal karşılayan toplumsal bir mutabakat oluşturuyor.
Bugün Gazze’de, bombaların ve açlığın pençesinde kalan bir halk var. Çocuklar yiyecek bulamadıkları için ölüyor, hastalar ilaçsızlık nedeniyle hayatını kaybediyor, yardım konvoyları işgalci yerleşimciler tarafından taşlanıyor. Ancak İsrail toplumunun çoğunluğu, bu tabloyu bir sorun olarak değil, “gerekli bir bedel” olarak görüyor. “Gazze’de masum yok” algısı, tarihte soykırımların temelini oluşturan zihinsel zemini yansıtıyor. Bir insan hakları uzmanının ifadesiyle, “Komşusunu insan olarak görmeyen bir toplum, artık her felakete hazırdır.”
İsrail halkının büyük çoğunluğu, komşusunu insan olarak görmeyi reddediyor. Bu nedenle bugün yaşanan yıkım sadece Gazze’nin değil, tüm bölgenin geleceğini uçurumun kenarına sürüklüyor.
Tarafsız ve doğru habercilik anlayışıyla en güncel gelişmeleri sizlere sunuyoruz. Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, ekonomi, teknoloji ve daha fazlası Gazete Demokrat’ta.
Yorum Yap