Yıldırım: Elektriğin, Medeniyetin Ulaşmadığı Yer Kalmadı

Yıldırım: Elektriğin, Medeniyetin Ulaşmadığı Yer Kalmadı

Başbakan Binali Yıldırım, Belediye Başkanları toplantısında konuştu. Başbakan Yıldırım, 'Şehirli olmak sadece bir şehirde yaşamak demek değil, o şehrin kültürüne ve yaşamına ortak olmak demektir' dedi.

13 Eylül 2017 - 15:37

Belediye Başkanları toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, 'Şehirli olmak sadece bir şehirde yaşamak demek değil, o şehrin kültürüne ve yaşamına ortak olmak demektir' dedi.

İşte Başbakan'ın konuşmasından satırbaşları;

81 ilimizde AK kadrolara olarak elhamdülillah biz varız. 7 bölgede biz varız. 780 bin kilometre kare vatan toprağının her vatandaşında biz varız. 80 milyon vatandaşın dertleriyle dertleniyoruz, sorunlarına çözüm üretiyoruz. AK Parti dışında her bir vatandaşın hukukunu aynı vaziyette savunan ne yazık ki başka siyasi bir hareket yok. Ülkenin her köşesindeki vatandaşlarımızla hemhal olan, onlarla gönül bağı kuran belediye başkanları çok fazla yok. 15 yıldır iftihar tablomuz yerel yönetimlerde bunun en açık göstergesi. AK Partili belediye başkanlarımız halka hizmet, hakka hizmet şiarıyla çalışıyor, üretiyor ve hizmet ediyor. 921 ilçenin 589'u, 395 beldenin 247'sinde işin ehli belediye başkanlarımız görev başında. Toplamda 884 belediye AK Parti'nin belediye başkanları tarafından yönetiliyor. Bu güzel bir tablo ama ben inanıyorum ve güveniyorum ki, önümüzdeki seçimlerde bu tabloyu daha da zenginleştireceğiz, büyüteceğiz.

2019 seçimlerinde bu tablo daha zenginleşecek

İnşallah 2019 yerel seçimlerinde Türkiye'nin gelecek 10 yılına hükmedecek değişim, dönüşümün illerde, ilçelerde, beldelerde AK Parti belediyeciliğinin değişen ve gelişen tecrübe ve vizyonuyla yeni hamleleri hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bunun için daha çok çalışacağız, akıl ve alın teri dökeceğiz. Büyük bir şairin ifadesiyle devler gibi eserler için karıncalar gibi çalışacağız. Şehirli olduğunuzda o şehre ait olursunzu. Şehirler insanlara, insanlar şehirlere kimliklerini kazandırırlar. Şehir aidiyetini gerçekleştirecek olan en başta gelen kişi, sima o şehrin belediye başkanıdır. Şehir derken sadece il merkezlerini düşünmeyin. İlçe ve beldelerde de aynı aidiyeti tesis öncelikle sizin görevinizdir.

Güneydoğu'daki belediyelerin durumu

Eskiden belediye başkanlarına şehr-i emin derlerdi. Şehrin emanet edildiği kişi. Zaman içerisinde bu sıfatı hak edemeyenler olduğunu gördüm. Kendisine emanet edilen belediye imkanlarını ve sorumluluğu terör örgütlerinin lojistik faaliyetine ayırdı. Doğu ve Güneydoğu için yıkım olan çukur olaylarına zemin hazırladılar. Belediyelere ait araç, gereç, iş makinaları, yöre halkının can güvenliğine ve huzuruna kastedecek yollarda kullanıldı. Vatandaşın parasını vatandaşa hizmet için değil, teröristlerin faaliyetlerini daha da azgınca arttırmaları için kastettiler. Hukuku, barışı rafa kaldırmaya yeltendiler. Kayyum atanan 101 belediyenin bugüne kadar yapılan yatırım tutarı 1.3 milyar liradır.

SİHA tepkilerine ağır cevap

Şimdi Allah'a şükür belediyelerin bir kuruşu terör kaynağına gitmiyor. Şehirlerin, beldelerin imarı ve güzelleşmesi için harcanıyor. Batman, Cizre'de çocuklarımız taş atmıyor. Top sahalarında oyun oynuyorlar, park bahçelerde geziniyor, kitap okuyorlar. Gelecek için ümitleri yeşerdi. Kardeşlerimizi baskı ve tehditle sindirmeye çalıştılar ama başarılı olamadılar, asla da başarılı olamayacaklar. Ne yazık ki, hala teröre destek verme alışkanlığının devam ettiğini görüyoruz. Neymiş, SİHA'ya karşılarmış! Niye karşısınız? Vatandaşın hayatına kasteden, yol medeniyettir diye yol yaparken alçakça öldürülen işçilere sesi çıkmayanların, polise, korucuya, askere, jandarmaya gözünü kırpmadan silah doğrultan alçakları teknolojinin verdiği imkanlarla bertaraf ederken niye karşı çıkıyorsunuz? Siz bu lafları edeceğinize önce adalet diye yürüdüğünüz yollarda kimin koluna girdiğinize bakın da ondan sonra konuşun.

Milletin yüzüne nasıl bakacaksınız?

Bu iftiraları dillendirenlere yazıklar olsun. Teröre açıktan destek veriyorsun. Peki yarın oy istemek için vatandaşın önüne gittiğinizde bu milletin yüzüne nasıl bakacaksınız? Hamdolsun terör örgütlerinin yuvası haline gelmiş belediyeler artık bir bir temizlendi. Belediyecilik konusunda büyük sıkıntılar yaşayan illerimize hızla hizmet gidiyor. Vatandaşlarımızdan muazzam destek alıyoruz, geri dönüşler alıyoruz. Bu süreçte diğer bölgelerdeki belediyelerimiz de tecrübe, imkanlarını kardeş seçtikleri bölgedeki belediyelerimizle paylaştılar. 305 milyon lira doğrudan bu belediyelere yatırım yapılmış. Bazı belediyelerimizin 8-10 kardeş belediyesi var.

Cumhurbaşkanımız İstanbul'un makus talihini yendi

Biz belediyeciliğin ne olduğunu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'dan öğrendik. 1994, umutlar adeta sona ermiş, çöp dağlarından görünmeyen, toplu taşımadan mahrum, trafiği keşmekeş, suları akmayan, havası zehir soluyan bir İstanbul. 1994'de sayın Cumhurbaşkanımız, belediye başkanı oldu. Ankara'daki kötürüm siyasete rağmen adeta Fatih'in gemileri karadan yürüttüğü bir başarı benzerini İstanbul'da hayata geçirdik, bir destan yazdık. O dönemde Cumhurbaşkanımızın ekibi içerisinde yer almak ve bu değişim dönüşümün bir parçası olmaktan da büyük gurur duyuyorum. Ne susuzluk kaldı ne çöp dağları. Haliç'in halini düşünün. Geçerken burnunuzun direği düşerdi, burnunuzu tutmak zorunda kalırdınız. Kokardı. İstanbul sevdası İstanbul'un makus talihini değiştirdi. Bugün İstanbul Avrupa'nın dört şehri arasında yer alıyor.

Elektriğin, medeniyetin ulaşmadığı yer kalmadı

Mardin, Kızıltepe, Dargeçit, Ömerli, Midyat'a suyu biz götürdük. Şırnak, İdil, Silopi, Hakkari, Şemdinli içme suyunu biz karşıladık. Medeniyetin ulaşmadığı hiçbir yer bırakmadık. Sosyal yardımlar sosyal belediyecilikle bütün ihtiyaç sahiplerinin ayağına hizmet götürdük. Katı atık düzenli depolama tesisleri, arıtma sistemleriyle 50 milyon vatandaşımıza hizmet sunuyoruz. Ülkemizin en ücra köşesine izmet götürüyoruz. Elektriğin, yolun, medeniyetin ulaşmadığı yer bırakmadık. 1 milyon 200 bin konut yaptık, hak sahiplerine teslim ettik. Çukur siyasetiyle tarumar olan bütün bu bölgelerde yeniden inşa faaliyetlerimize başladık, bir kısmını tamamladık, bir kısmını tamamlamak üzere süratle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yoğunlaşmamız gereken işler var

Elimizde istatistikler var. Vatandaşın belediyeden en memnun kaldığı iş mezarlık. İkinci nikah işlemleri. Bu da güzel. Ama yoğunlaşmamız gereken bu tablonun alt kısmı. Alt kısmında Yol bakımı, yol yapımı, altyapı hizmetleri, zabıta işleri, taşımacılık, toplu taşımacılık, işyeri ruhsatları ve böyle gidiyor. Hatta vatandaşın işlerinin belediyelerde yavaş gittiğini, sonuçlandırılamadığını, muhatap bulmakta zorlandıklarını söylüyor vatandaşlar. Bu durumu değiştirmek bizim elimizde. Biz geçmişte bunu sonuçlandırdık. Bugünlere gelişin arkasında bu başarı var. Şimdi zaman kendimizi yenileme, geleceğe yeni heyecanlar, yeni projelerle, yeni hedeflerle bakma zamanı. Bu kadro bunu yapar mı, yapar.

Gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünün

Hizmetleri yerine götürürken asıl patronun sizi seçen hemşehrileriniz olduğun unutmayın. Vatandaşa rağmen iş yapmayın, vatandaşla inatlaşmayın. Bu hassasiyet vatandaşın yasa dışı talebi karşısında müsamahakar davranmayı gerektirmez. Bunu da not edelim. Lütfen sorunların üzerine gidin ve sorunları torunlara havale etmeyin. Gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünerek karar verin.

Karşınızdakileri belediye başkanı gibi düşünün

Sadece Ankara'dan gelecek kaynaklarla değil, yerel kaynaklar için de kafa yorun. Lüksten, israftan uzak durun. Kibirlenme, böbürlenme yok. Tevazu en büyük meziyettir. Sadece yol yapmayın, gönüllere de yol yapın. Gönüllere yol yapamazsınız yaptığınız işler sizi geleceğe taşımaz. İki tane belediyemiz en fazla işi yaptı ama seçimler geldi kaybetti. Demek ki hizmet şarttır ama yeterli değil. Yeterli olması için gönüllere de hizmet etmemiz lazım, gönüllere girmemiz lazım. Görev süresince halkın içinden geldiğinizi ve döneceğiniz yerin yine orası olacağını asla aklınızdan çıkarmayın. İnsanlarla ilişkilerinizde her zaman karşınızdakini bir belediye başkanı olarak düşünün, empati yapın, kararlarınızı ona göre verin.

İnşallah 2019'da Türkiye'yi taçlandıracağız

Bizim siyasetimizin esası demokrasi, hukuk, adalet oldu. Yeryüzünün bütün mazlumları için Türkiye'nin ne anlama geldiğini bu salonda herkes bilir. Avrupa için, Batı için ne anlam ifade ettiğimizi hepiniz iyi biliyorsunzu. Biz hem İslam dünyasını hem de Avrupa'nın ayrılmaz bir parçasıyız. Bugüne kadar yaptıklarımızla asla yetinmedik, bundan sonra da yetinmeyeceğiz. 2019'a giderken çıtayı daha da yukarı çıkarttık. Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'nin ilk tecrübesi 2019'da yapılacak seçimde iktidar olmak için yüzde 50+1 oya ihtiyacımız var. Merkezi idarede iktidar olmayı kolaylaştırmak için oranların yükselmesi lazım. O bakımdan sizlere, belediye başkanlarımıza kalan süre içerisinde çok fazla iş düşüyor, çok fazla sorumluluk düşüyor. Sizler siyasetimizin aynasısınız. İnşallah 16 Nisan'da kapısını araladığımız güçlü Türkiye'yi 2019'da taçlandırmış olacağız.

Kaynak: Yeni Şafak

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bülent Arınç'tan Çok Konuşulacak Açıklama
Bülent Arınç'tan Çok Konuşulacak Açıklama
Gol Kralı ByLock'tan Gözaltına Alındı
Gol Kralı ByLock'tan Gözaltına Alındı