Ramazan Coşkun

Ramazan Coşkun

Sevgi

29 Eylül 2018 - 08:43

İnsan hayatında en önemli yeri sevgi alır... Ana rahmine düştüğünde insanın karakter ve kişiliğinin oluşmaya başladığı bilinmektedir. Sevgisiz yaşamak; kötülüklerle yol almak, yaşamı anlamsız kılmaktır. Sevgi ve sevmek yaşamda kazanılmış en büyük değerimizdir. Bunu belli etmek, duygularımızın yolunu beynimize açık tutmak, sağlıklı ve akılcı kararlarımızın çoğu zaman doğru olmasını sağlar. Bu düşüncelerimi; ülkemizin göz bebeği İstanbul’umuzun gerdanı Boğazın Üsküdar yakasından deniz taşıtlarının hummalı geliş gidişlerine karışan martı çığlıkları, kargaların martı taklidi yaptığı, kumru seslerinin cılız ve utangaç çıktığı, Sarayburnu’nun mahzun duruşunun verdiği hüzün; aklımın bir köşesinde bulunan duygu yüklü, İstanbul aşkıyla yazılmış şiirler eşliğinde düşüncelerimi kaleme döküyorum...


İnsanoğlu mantığıyla hareket ettiğini sanır. Aslında onu mantığa getiren yolun başlangıcı yüreğidir. Kalbimizin kabul etmediği bir olguyu aklımızda nasıl irdelersek irdeleyelim şöyle deriz: “İçime sinmedi”. İçimize sinmeyen, yüreğimize kabul ettiremediğimizin aklımıza ve mantığımıza yatmadığıydı...


Yüreğinizden sevgi eksik olmasın. Sevgisiz kalmayın, yaşamımızda sevginin yerine koyabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Dünyaca ünlü Prof. Dr. Demirtaş sosyal medyadaki bir yazısında diyor ki:

« Avrupa’da sevgi yok, saygı var. Bizde sevgi var, saygı yok. »


Birbirimize sevgi ile birlikte saygı duyarsak dünyanın en mutlu ülkesi biz oluruz.
Gel gör ki; ülkemizin yönetimini elinde bulunduranların yüreğinde görülen sevgi eksikliği, yöneticilerimizin adalet, emanete sadakat, ehliyet, maslahat (halk-millet yararı gözetme), meşveret (fikir alışverişi) anlayışından uzak kalmaları toplumu her açıdan germekte ve bireylerdeki sevgiyi hızla yok edip yerine kötü duygu yüklü insanlar yapmaktadır. Ülke gündeminin Eylül ayı içindeki değişim ve çeşitliliğini not tuttum... Her bir madde başlı başına büyük bir konu: Eğitimden sağlığa; ekonomiden dış politikaya, bu ay olan tek iyi şey futbolda İsveç’i deplasmanda 3-2 yenmemiz. CHP Kemalpaşa’da neler oluyor? Sosyal medya sayfamda gönlümden geçen, kazanacağını umut ettiğim adayın adını dile getirdim, olumlu ve olumsuz tepkiler aldım... Her düşünceye saygım var... Kemalpaşa 2019 yerel seçimlerine CHP açısından nasıl hazırlanılması gerektiği,Ondan önce  2004- 2014 arası seçimlerinin doğru irdelenmesi ve analizinin objektif yapılmalıdır.  Bu anlamda bakılıp değerlendirildiğinde ; 2004 seçimleri Ak Parti’nin ilk yerel seçimi, iktidar olan parti avantajı, adayın dayandığı hemşehrilik, güçlü SP adayı, 10 yıllık başkan, CHP’nin aday yanlışlığı partillerin partiye vefasızlığı. Kısacası her adayın kazanabileceği yarıştan Ak Parti’nin galip çıkması... 2009 seçimleri hem adayların hem de hemşehriliğin, vefa ve partiye sadakat gibi faktörlerin yarıştığı, o anki başkanın başarısız olduğu görüşünün etkisi seçimde alınan sonuçların siyasal okunmasında görülmektedir. Seçimi az farkla da olsa CHP kazanabilmişti. Şimdi gelelim 2014 seçimlerine..... Ak Parti adayını, bir dönem meclis üyeliği (2009-2014) görevi verdiği, gençlik kollarından yetişmiş; kısacası hiç bilinmeyen tanınmayan birini değil, “kendimi davama adadım” diyen bir kişiyi aday yapmıştı. CHP, 2009 yılında seçim kazandığı başkanla güven tazelemek istemiş ve 2014’te o başkanla devam kararı almıştı.

MHP ise ilçede sevilen, aynı zamanda ailesinin bir kısmı Ak Parti’de siyaset yapmış, aile sağlığı uzman hekimi bir arkadaşı aday göstererek ciddi bir oy artışı (%50) sağlamıştı.
Sonuç olarak CHP seçimi 3000 küsur oyla kaybetmişti. Boynu bükülenler CHP’liler olmuştu.... Seçimin kaybedilmesinin ardından CHP’nin doğruları ve yanlışları; kim tarafından nasıl, nerede ve niçin yapıldığı tartışılmamıştır. Hiç kimse, 2014’de kaybetme sebeplerimiz bunlardır dememiştir... Başkan, meclis üyeleri, ilçe başkanı ve yönetimi veya genel merkez şu şahıslar dememiş; bu durumu sağlayanlar ise, taban üzerinde yaratılan algı, karalama ve efsanelerle partiyi karmaşık bir yumağa çevirmişlerdir ve sonunda kerametin kendilerinde olduğunu söylemektedirler.Bütün bu koşullara rağmen üstelik birde cumhur ittifakına rağmen seçim nasıl kazanılır..Ekim ayında CHP aday adayları başvurular başlıyor. Bakalım göreceğiz kaç kişi adaylık formu alacak...Tüm partilerin aday adaylarına başarılar dilerim... Yerel siyasette sıcak ,heyacanlı saatler bizleri bekliyor.Lütfen centilmence yarışın..görünüşte önseçim yok ..umarım herşey partililerin içine siner...

Sonuç olarak, bütün başarıların ,sağlıklı iletişimde ilişkilerin içinde  SEVGİ vardır. Gönlünüz ve aklınız sevgisiz kalmasın...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar