Ramazan Coşkun

Ramazan Coşkun

Cumhuriyet

01 Kasım 2018 - 09:18

Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan zaferle çıkan M. Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ilanının ertesi günü İsmet İnönü’ye yazdığı mektupta aslında Cumhuriyetin yeni Türk devletine ve milletine ne kadar elzem olduğunu ihtiyaç ve gerekçeleriyle anlatmaktadır. 

Bugün hala Cumhturiyetin  kazandırdığı ulus devlet değerlerini, islamın aydınlanma sürecine katkıları gözardı edilemez… Dünyadaki 57 islam ülkesinden demokrasi ile yönetilen tek laik ülke Türkiye.

Yaşamlar feda edilerek kurulan laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olarak Türkiye Cumhuriyetini sonsuza kadar yaşatmak için  en ağır bedeli ödemek torunlarımıza olan borcumuzdur. 

Mustafa Kemal Atatürk, 4 Aralık 1923’te yaptığı bir konuşmasında Cumhuriyeti şöyle değerlendirmiştir: “Cumhuriyetimiz öyle sanıldığı gibi zayıf değildir. Cumhuriyet, bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için bolca kan döktük. Her yana kırmızı kanımızı akıttık. Gerektiğinde kuruluşlarımızı savunmak için gerekeni yapmaya hazırız. Cumhuriyet, özgür düşünce yanlısıdır. Samimi ve yasal olmak koşulu ile her düşünceye saygımız vardır. Her anlayış bizce saygındır. Yalnız bize karşı çıkanların insaflı olması gerekir.”
Cumhuriyetimizin 95’inci yılı milletimize kutlu olsun!

*********
CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı yürüyüşle birlikte toplumda adalet daha çok konuşulur oldu. En çok da parti üyeleri arasında ve parti içinde izlenir ve aranır oldu. Daha da doğrusu parti mensuplarınca adaletin önemi daha iyi kavranmış görünmektedir…Tabii bunu kişi kendi için arar duruma geldi, herkes için CHP’den, benim için adalete…

CHP, yerel seçimlerde bel.başkan ve bel.meclis üyesi adayı olmak isteyenler için son müracaatı uzatılmaz ise 26 Ekim olarak belirlemiştir. İlçe başkanlığına müracaat ederek, dosya teslim eden sayısı belediye başkan adaylığı için 12, meclis üyeliği için ise 30 gibi. Keşke ekonomik koşullar daha uygun hale getirilerek önseçimle bu sayıyı arttırmanın koşulları geliştirilseydi. Buraya kadar her şey iyi gitti. Dosyalar eşit, herkes eşit parayı yatırıyor sorun yok. İşte burada bana göre sorun başlıyor. Yereldeki yöneticilerin adalet terazisinin gerçeği göstermeyeceği belirtileri izlerini göstermektedir..Parti üyeleri yönetimleri sıkıca sorgulayıp adaleti herkes için aramalıdır.

CHP üyelerine yakışan budur... Perşembeyi düzgün görmek çarşambayı düzeltmekle başlar.. Adaylığın merkez yoklaması mı, eğilim yoklaması mı vb. hangi yöntemle olacağı belli olmadığı için bütün başkan aday adayı arkadaşlarım Ankara yollarını tutuyor, bazı arkadaşlar taşıdıkları sosyal sıfatlarını kullanıp partinin üst yöneticilerine ulaşıyor,bazıları sadece sınırlı sayıdaki tanıdık mv.veya yöneticileri ile görüşüyor,bazı arkadaşlarımız genel merkezde genel başkan ve genel başkan yardımcılarına kendilerini anlatmak için arayış içindeler. Bunun için de ciddi bir ekonomik güç gerekmektedir. Diyeceksiniz ki bunun neresi adaletle ilgili….

Belediye başkan adayı olmak isteyen arkadaşlarımızın yarıştırdıkları sosyal, siyasal ve ekonomik güçleri eşit değil. Bu söylemimden sizin de « ya nasıl eşit olsun! » dediğinizi duyar gibiyim. Elbette olmaz; ancak sorumlu ilçe, il yön . ve genel merkez yönetimi kullanacakları demokrasi araç ve yöntemler, siyasal saha çalışmaları ile bu koşulları asgari eşitlik düzeyine getirebilirdi. Artık bu saatten sonra yağ, un, şeker hazırdır; helva yapma ustalığını ilçe başkanı ve yönetimi, il yönetimi ve il yönetiminde Kemalpaşa’mızı temsilen görev yapan il başkan yardımcısı arkadaşımızın seçimi kazandıracak stratejiyi oluşturup ve  uygun taktiği uygulaması gerekmektedir. Üyelere düşen görev hiçbir yurttaşı dışlamadan sürece dahil olmak,seçmenle, partilisiyle bütünleşerek tek ruh, tek inanç ve cesaretle   seçim kazanmaktır. Yöneticilerin bu saatten sonra “

yöntem belli değil, nasıl olacak “ benzeri sözler sarfetmeleri bulunduğu göreve ve partiye ihanettir. Aday tespiti nasıl olursa olsun önseçim de olsa son seçim de olsa  zafer benimdir diyeceksiniz ve partilililerinizi kazanmaya motive edeceksiniz toplumda daha çok konuşulur olacaksınız...

İşte burada toplumsal adaletsizliği, yerel yönetimlerde uygulanan kayırmacılığı, inşaatla gelen yolsuzluk sonucu oluşan ahlaksız siyaseti, talan edilen kentimizin kültürel ve ekonomik değerlerini anlatacaksınız... 

Kemalpaşa ovamızın, tarımımızın yok olmasına, buradan kazanç sağlayanların gelirinden neden pay alınamadığını sorgulamalısınız. Neden bugüne kadar ürettiğimiz hiçbir ürüne marka değeri sağlayamadık. Bütün bu saydıklarımın ötesinde sosyal belediyeciliği nasıl yaratacağınızı eğitimden,işsizliğe kadar yapacağınız yaşam kolaylaştırıcı , doğa ve çevreye saygılı projelerinizi anlatıp,umutlar yeşerten coşkular yaratmalısınız...
Yaşar Kemal’in söylediği gibi;

“Bir dil bulacağız her şeye varan,
Bir şeyleri anlatabilen. 
Böyle dilsiz böyle düşmanca, 
böyle bölük pörçük dolaşmayacağız bu dünyada.”

#Kemalpaşabenimevim#

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar