Sine-i Millet Tartışmalarının Ardından Genel Kurul'dan...
Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Sine-i Millet Tartışmalarının Ardından Genel Kurul'dan Ayrılmak

14 Haziran 2017 - 22:07 - Güncelleme: 14 Haziran 2017 - 22:25

Bugün Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından CHP'li vekiller dik duruş göstererek Meclis'ten çekildi. Bu benim aklıma Selin Sayek Böke tarafından bir ihtimal anlık heyecandan kaynaklı söylendiğini düşündüğüm 'Sine-i Millet' tartışmasını getirdi. Bir ihtimal diyorum, çünkü CHP'nin böyle tepkilerine halk ile sokağa inmesine alışkın değiliz.

Berberoğlu'nun sadece işini yaptığı için 25 yıl tutukluluk cezası almasının ardından Meclis'i terk eden CHP, bu sorun çözüme ulaştırılmadan Meclis'e dönerse büyük bir şov sergilemiş olacak. Tabii olarak hali hazırda Meclis'ten tamamiyle çekildik tadında bir açıklama yapılmadı. 

Sorun çözülene kadar Meclis'ten çekilinmediyse, bugün Meclis'ten çıkıp gitmenin gönül koymaktan farkı yok. Siyasi bağlamda kendine has çizgisini ortaya koyması beklenen CHP ısrarla bu çizgiden kaçınarak AKP'nin yaptığı tüm olumsuz, demokratik olmayan ve kaosa sürükleyecek uygulamalara karşı gönül koymakla yetiniyor.

Yetmez ama Evetçiler geliyor aklıma

Yetmez ama Evetçiler, sözde 12 Eylül Anayasası'nın oylandığı 2010 referandumunun ardından envai açıklamalar yaparak nasıl pişman olduklarını açıklamış, Ufuk Uras gibi bir kısım kesim de adının bir daha solla anılmayacağını anlayarak gittikçe saçmalayan açıklamalarla devam etmişlerdi. Bununla beraber bu güruh içerisinde yer alan bir kısım isim de entelektüel kabuğuna çekilerek, yeri geldiğinde 'çarpıcı tespitlerini' bizlere ara sıra açıklamışlardı. 

Yetmez ama Evet cephesinde alan Ali Nesin, geçtiğimiz günlerde pişman değilim tadında açıklama yaparak, bugün yine olsa yine 'Yetmez ama Evet' diyeceğini vurgulamıştı. Her ne hikmetse bugün yaşanan tutuklanmayla beraber aklıma CHP'nin içinde bulunduğu durum geliyor. Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlıklara yönelik 'Anayasa'ya aykırı ama evet diyeceğiz' açıklaması 'Yetmez ama Evet' sloganını hatırlatıyor. 

CHP'nin net olmayan çizgisi

Bu durumun ben CHP'nin kendi siyasi çizgisini -ki bunun sosyal demokrasi olması gerektiğini düşünüyorum, CHP için de olması gereken budur- ortaya koyamamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Girip oturun bir CHP ilçe başkanlığına içeride konuşulanların ne olduklarını dinleyin. CHP'li gençlerle konuşun, sorunların nedenlerini mi tartışıyorlar yoksa olanların sonuçlarını mı bir tartın.

Hatırlarsınız;

2014 yerel seçimlerinde MHP'den devşirilme Mansur Yavaş CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayıydı.

2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu, CHP'nin de Cumhurbaşkanı adayıydı.

2017'de Atatürk'e hakaret eden 'Derin Tarih' isimli paçavra dergiye yine İhsanoğlu'nun danışmanlık yaptığı ortaya çıkmıştı.

2014 seçimleri çerçevesinde Kılıçdaroğlu otobüsten sevecenlikle bozkurt yapmıştı.

2017'de Kayseri'de Kılıçdaroğlu yine aynı sevecenlikle bozkurt yapmıştı.

2016'da Kılıçdaroğlu dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 'Anayasa'ya aykırı ama evet diyeceklerini açıkladı.

16 Nisan Referandumu'nun ardından CHP'den yapılan ilk tespit 'Türkiye'de merkez sağ ihtiyacı olduğu' idi. 

2017'de CHP Milletvekili Enis Berberoğlu tutuklandı. 

Güçlü ve donanımlı bir gençlik yapısına sahip, çizgisi net, sokağa kalabalık olarak çıkmayı başarabilen, parti emekçilerini ön plana çıkartabilen bir CHP olsaydı Berberoğlu bence bugün tutuklanmazdı. 

İzmir üzerinden basit bir örnekle açıklayayım; İzmir'de dağıtılan lokmayı bilirsiniz. Hayır için dağıtılır ve İzmirliler pek sever. İşte bu kuyruklar, şehirde CHP ilçe ve il başkanlıkları eylemlerinden daha kalabalık oluyor. 

Tabii olarak salon içerisine tıkışıp birbirlerini alkışlamayı gerektirmeyen bir etkinlik değilse.

Kılıçdaroğlu sine-i millet açıklamasında ne demişti?

Böke başkanlık referandumunun ardından yaptığı bir ucu sine-i millete değinen bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu bu açıklamanın ardından yeni bir açıklama yaparak 'Meclis’i terk etmek gibi bir niyetimiz yok. Meclis’ten neden çekilelim. Bizi oraya millet gönderdi. Orada olacağız ve yapılan seçim hilesine karşı milletin hakkını savunacağız.' ifadelerini kullanmış idi.

Sonuç itibariyle bugün CHP'li vekiller 'biz kazanacağız' diyerek Genel Kurul'u terk ettiler. Süreç bize CHP'nin bu haksız uygulamaya karşı ortaya konulan tepkinin gelip geçici olup olmayacağını gösterecek. CHP bu sürecin sonunda ne karar alacak, nasıl bir tepki gösterecek şu an tam olarak netleşmiş değil.

Unutmadan; #GazetecilikYargılanamaz


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar