Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Kemalpaşa'da Yerel Seçime Doğru

09 Temmuz 2018 - 19:06 - Güncelleme: 09 Temmuz 2018 - 20:11

Beklenenden ezici şekilde biten 24 Haziran seçimlerinin ardından kimi kendi payına düşeni aldı kimi kendi payına düşeni öteledi. Tüm ülkede her siyasi parti ve kişiyi kapsayan bu durum Kemalpaşa'da da aynen bu şekilde ilerledi. Kimi siyasi gerindi, kimi siyasi kendine pay biçti, kimi de özeleştiri vereceği yerde verdi veriştirdi. 

Peki Kemalpaşa'da yerel seçime doğru gündem nasıl?

Kemalpaşa'da AKP tarafında yerel seçimler oldukça zor geçecek gibi duruyor. Erken seçim gündemde dahi yokken sıkça dile getirilen "Reise can feda Uğurlu sana elveda" cümlesinin en azından ilk kısmının doğruluğu somut bir şekilde gerçekliğini ortaya koydu. Bununla beraber yerel seçimlerde "Uğurlu sana elvada" kısmının doğru çıkma ihtimali de hayli yüksek

15 Temmuz'un ardından görev süresi dolunca tekrar aday gösterilmeyeceğini düşündüğüm Uğurlu'nun aday olacağının o dönem ilçe başkanı olan Yaşar Kırkpınar tarafından kesin bir dille açıklanması bende haliyle şaşkınlık yaratmıştı. Hiç beklemediğim bu açıklamanın ardından kısa bir süre sonra Arif Uğurlu il başkanı Aydın Şengül ile beraber Yukarı Kızılca'ya düzenlediği bir ziyarette henüz adını öğrenemediğim dobra bir köylü kadından "FETÖ" fırçası dahi yemişti. Tekrar aday olacağı açıklanan Arif Uğurlu'nun iyi bir belediye başkanı olamadığı konusunda bir kısım CHP'linin aksine AKP seçmeninin büyük kısmı fikir birlikteliği sağlamış gibi duruyor. Merkezde tutan Erzurumluluk, köylerde eniştelik söylemleri bu seçimde pek işe yarayacak gibi durmuyor. Kaldı ki başarılı şekilde mahalle mahalle, köy köy yürütülen 2014'teki seçim kampanyasının bu seçim oy getirmesine de pek imkan yok gibi. O dönem verilen vaatlerin bir çoğu hali hazırda Binali Yıldırım'ın vaatleri olmasına ve Uğurlu'nun kendi projeleriymiş gibi sunmasına rağmen gerçekleştirilmedi.

Uğurlu'nun içerisinde olduğu durum aslında bir bakıma da bir belediye başkanının içinde bulunabileceği en üzücü durumlardan birisi. Kendi partisinin meclis üyelerinin dahi tam desteğini alamayan Uğurlu'nun kırgın AKP seçmeninin oyunu toplayacak bir karşı adayla koltuğundan edilmesi işten bile değil. Bununla beraber Uğurlu'nun 2014'te AKP'nin Kemalpaşa'da kırgınları barıştırarak kendi içerisinde dalgalandırdığı o birlik ve beraberlik havası yerini tamamen cam parçalarına bıraktığı da bir gerçek. Belediye başkan yardımcılarıyla dahi sorun yaşadığı öne sürülen Uğurlu, şimdi milletvekili seçilmiş olan Kırkpınar'ın söylediği gibi tekrar aday gösterilirse büyük bir zorlukla karşılaşacak. Hatta aday adaylığı süreci ve sonrasında karşısında kendi yardımcılarının bile olabilmesi de mümkün...

Bununla beraber AKP ilçe teşkilatının yeni başkanının kim olacağı konusunda karar alındığı ancak isme gelecek tepkiler nedeniyle açıklanmasının geciktirildiği gibi bir iddia daha var.

Deniz Yücel Ayçil'in açıklamasına sert tepki göstermiş...
Geçtiğimiz gün İzmir'in köklü yerel gazetelerinden biri olan Ege Telgraf'a röportaj veren ve benim de sevdiğim isimler arasında yer alan CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Mehmet Ayçil "işimiz çok zor" dedi. Hali hazırda demoralize olmuş CHP seçmenini daha da demoralize edecek olan röportajda ana fikir CHP'nin her şart altında, her ne olursa olsun, her ne yapılırsa yapılsın Kemalpaşa'da yerel seçimi kaybedeceği yönündeydi. Birçok hesabı barındıran o partiden bu partiye şu kadar oy gitse, o gelse bu dursa dediği röportajda Mehmet ağabey daha seçimin şimdiden kaybedildiğini deklare etti. Benim oldukça ilginç olarak değerlendirdiğim bu durum parti tabanından da haliyle büyük tepki topladı. 

Ayçil'e katılmamakla beraber yine Ege Telgraf'ın ertesi günkü sayısında CHP İl Başkanı Deniz Yücel'in röportajına yer verildi. Yücel röportajında ilçe başkanlarıyla yapılan toplantıyı hatırlatarak şu sözleri söyledi; "Parti içi sorunları oturup konuşuruz, sorunları tespit edip, çözüm oluştururuz. Ama basın yolu ile açıklama yapılmasını tasvip etmiyorum. Bir eksik ya da bir yanlış varsa biz bunu kendi aramızda çözeriz. Kimsenin moral ve motivasyon düşüklüğüne yol açacak söylemlerde bulunmaya hakkı yok". 

Doğal olarak bu açıklamayı ben de Ayçil'in açıklamasına yordum. Ancak kulis olarak edindiğim bilgiye göre aslında Deniz Yücel'in normal haliyle de sert olan bu tepkisi aslında bu kadar yumuşak olmamış. CHP İl Başkanı Deniz Yücel, Ayçil'in açıklaması önüne düşünce büyük bir sinirle böyle bir durumun kabul edilebilir olmadığını söylemiş.

Peki CHP'nin işi gerçekten zor mu?
Aslında hem AKP'lilerin hem de gerçekten CHP'ye inanan partililerin söylediği ve benim de benimsediğim fikre göre zor değil. Diğer partililere Atatürkçü ve demokrat duruşundan ve ideolojisinden taviz vermeden hitap edebilecek, CHP'nin aslının halk olduğunu hatırlatabilecek, ideolojik olarak birikimli bir aday kolayca bu zinciri kırabilir. Bu isim aynı zamanda kendi partisini de çok iyi tanıyan, söylemlerini seçerken dikkatli davranan biri olmalı. Tabii olarak genel seçimde olan tek bir adama sırt dayamışlığın rahatlığı ve seçim kaybetmiş olmanın yılgınlığını üzerinden atmış, halkla nasıl iletişim kurması gerektiğini bilen partililerin yer aldığı mahalle mahalle, kapı kapı çalışma örgütleyecek parti çalışmasının da buna eşlik etmesi gerekiyor. Sonuç olarak bu gücü, yerel seçimde harcanabilecek bu enerjiyi ben hâlâ Kemalpaşalı CHP'lilerde görüyorum. 

MHP oyları kıramazsa seçim kazanılmazmış, AKP MHP'yle ortak aday gösterirse İYİ Parti oyları karşılamazmış hesapları boş iş. 

Seçim kazanmanın iki basit yolu var; biri içten inanmak diğer çok çalışmak.

Seçimi kazanayacağını resmen deklare ederek seçim startı vermek pek parlak bir giriş olmadı açıkçası.


 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Kani çamlıca
    1 ay önce
    Chp nin işinin zor oldugunu anlamak için dahi olmaya gerek yok 2009 2014 yılları aracında chp li bld. Başkanının k.pasa yaptığı icraatları ile şimdiki bld.bsk. syn. Arif uğuru nün yaptığı hizmetleri mukayese ederseniz syn.aycil in neden işlerinin zor olduğu düşüncesine kapıldığını anlarsınız

Son Yazılar