Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Kemalpaşa

14 Nisan 2018 - 09:43

Kemalpaşa son yıllarda özellikle “sanayi” alanında atılım yapmış ve bu alanda anılmaya başlamış olsa da birçok zenginliğe sahip olan bir ilçe.

Bu zenginlik hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olsa da hatta büyük ölçüde tahrip edilse de sahip olunan bu güzelliklere yine de sahip ilçemiz.

Bunlardan biri Kız Kulesi. 

Yıllarca harabe halde kalan Kız Kulesi yapılan atılımla ucubeye çevrildi. İçerisine demirden kazıklar çakılarak tadilat halinde gösterilen Kız Kulesi’nin yıllardır tadilat edilir halde gösterilmesi ve öylece bırakılması büyük haksızlık. O kazıklar ve ucube çatı olmadan önce hiç olmazsa yaz aylarında leyleklere yuva oluyordu Kız Kulesi, şimdi ise derin bir sessizlik ve ıssızlık taşıyor. Hakkında çok sayıda efsane olan Kız Kulesi’ne yakışan bir durum değil elbet...

Kaldı ki Kız Kulesi’nin önünde, şu an Osmanlı Parkı isimli parkın altında olanlara da değinmeye gerek yok. Yıllar önce yapılan kazıda çok sayıda bina kalıntısına rastlanılmış, bir süre kazılı olarak bekletilmesinin ardından tekrar gömülmüştü. 

***

Nif Kalesi ise ayrı bir konu, ıssız ve taşıdığı tarihi öneme karşın harabe olarak tutulan kale, yıllarca kaçak kazıcıların hedefi halinde oldu. Ne zaman gidilirse gidilsin bir yerlerde kazılmış çukurlar muhakkak kalenin çakma Indiana Jones’lar tarafından ziyaret edildiğine işaret ediyor. Kaleden hem zamanın hem de altın arayanların götürdükleri restore edilebilir mi? Neden olmasın... 

***

Bir diğer kaybedilmiş tarihimiz ise Hitit Kabartması... Bu kabartmanın diğerlerinden farkı öncelikli olarak yaşı, dünya üzerinde bir benzerinin olmaması ve artık geri kazanmanın zor olması. 3300 yıllık olan Hitit Kabartması’nın esas adı Kral Tarkasnava rölyefi. Anadolu’nun en eski dilinin Luvice’nin yer aldığı en önemli eser. Kaldı ki bu eser ilgili bilim dallarının tartışmalarına da dayanak oluşturmakta. Üstüne üstlük tartışma yaratan Hititler’in batı sınırını da belirlediği düşünülmekte.

Aynı eserin bir benzeri o dönem geçit olan yolun karşı kısmında yer alıyormuş ancak o dönem bu dönem taşınan kafadan farklı olmayarak yol yapımı için yok edilmiş. Velhasıl büyük bir tarihin yok oluşu da geçtiğimiz yıllarda gerçekleşti. İlki 1977’de yok edilen sınır taşı olma özelliği taşıyan anıtın bir diğeri de çakma Indiana Jones’lar tarafından önce asit saldırısına uğradı, ardından matkaplarla dinamit yerleştirilmek üzere delindi. Bununla da yetinmeyen ve IŞİD kafasıyla birebir örtüşen bir zihniyete sahip caniler en sonunda anıtı tamamen tanınmayacak hale getirecek şekilde asitle yıkadılar. Ayrıca yol genişletilirken cumhuriyetin ilk yıllarından kaldığını tahmin ettiğim tak da kayboldu...

***

Atatürk’ün kaldığı ev de durumdan nasibini alanlar arasında... Bir dönem pislik götürüyordu, haber olunca düzeltildi. Ardından kentsel dönüşümle alakalı bir yere dönüştürüldü. Kemalpaşa’ya kazandırılabilecek güzel bir müze olurdu oysa ki...

Anlayacağınız Hititler, Lidyalılar, Roma, Bizans ve Cumhuriyet’in ilk yıllarından kalan onca eserin bir bir ellerimizden kayışını canlı canlı izliyoruz.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • misafir
    3 ay önce
    Kemalpaşa'nın sizin gibi bir gazeteciye ihtiyacı vardı Oğuzcan bey

Son Yazılar