Hoşaf Cumhuriyeti
Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Hoşaf Cumhuriyeti

07 Ağustos 2017 - 19:52 - Güncelleme: 07 Ağustos 2017 - 20:01

Dışarıdan bakıldığında komik ülkeyiz aslında, sadece içinde yaşadığımız için acı geliyor...

Ülkede her gün yeni bir komedi patlak veriyor. Düşünsenize ya da düşünmeyin haberlere bakmanız yeterli, ülkenin kurucusunun olduğu pankart kurduğu ülkede stadyuma sokulmadı. 

Aynı zamanda cihat öğretilmeyene matematik faydasız diyen kavasların olduğu memleketimde matematik öğrenmeye istekli olmayan cihatçılar tribünlerden inip sahada bıçaklarla palalarla saldırmaya kalktı. 

Kaldı ki Atatürk pankartının giremediği stada palalar, kelebek bıçaklar envai çeşit öldürme amaçlı nesne sokulabildi. 

Bununla beraber stadyumlara neden arena eklendiğini öğrenmiş olduk. Holiganlardan dert yanarken bir de cihadist holiganlarımız türedi...

Bir nevi en son Fenerbahçe maçında tribünlerden yükselen İzmir Marşı'nın acısını bu cihatçılar ve Atatürk pankartına el koyan görevliler çıkarmaya kalktı.

***

Fen bilgisi dersinde ıslak pamuk içerisinde fasulye filizlendirirdik. Bilimsel bir olaydı, toprak olmadan ürün yetiştirmek. Dünyanın bir kısmı, en azından geri kalmamış bir kısmı, topraksız susuz nasıl gıda üretiriz diye uğraşıyor. 

Dünya bunlarla uğraşadursun ilk duayla büyütülen bereketli fasülye ile çıktılar ortaya, öyle su ve pamukla değil bildiğin toprak içerisine ekilmiş fasülyenin başında oturup dua okumuşlar bilimsel proje diye kaktırıyorlar. Bunu yapan hadi eğitim sisteminin beynini fena hırpaladığı çocuk, peki bunu TÜBİTAK projesi olarak seçenler ne?

Ardından haccın farzlarını gerçekleştiren robot, onun ardından türünün ne olduğu önemli olmadan hastalıklara karşı dua projeleri, evliya kerametleri, bilimsel sadaka taşları, dua okunan peynirlerin geç küflendiğinin projesi, Cuma namazlarının sosyalleşme üzerine etkileri gibi birçok şey türedi de türedi.

Yanlış anlaşılmasın, bu projelerle aynı kategoride yarışan bilim projeleri de oldu. 

Ancak onlar TÜBİTAK tarafından şutlanırken dünya çapında birincilik kazandı.

Bunun en son benzerini TRT'de AKP'nin yükselen değeri Vatan Şaşmaz'ın sunduğu "Bir FİKRİN mi VAR?" isimli programda gördük. 

Hanım kızımız nereden edindiyse bir tencere hoşaf kaynatma fikrine kapılmış. Oturup demiş ki bu bence güzel oldu, bunu tüm toplumla paylaşmalıyım hemen TRT'ye başvurmuş. TRT de bu fikri beğenerek bu hanım kızımız ile beraber alzheimer hastalarına akıllı çip projesiyle beraber finale bırakmış. 

Anlayacağınız TRT hoşaftan anlıyor.

***

Yeni kurulacak devletin adı da Hoşaf Cumhuriyeti olsun, tüm sınır kapılarımıza "Asya, Avrupa ve Afrika'da cihatçıların en uğrak noktası" ve "Hoşafımızı denediniz mi?" tabelaları asılsın. Cümle alem hoşaftan anladığımızı bilsin. Zaten devletiydi, iktidarıydı, cihatçısıydı suyunu çıkarmıştık. 

Hali hazırda yeni kurulacak ve liderinin Erdoğan olduğu Sanıyorum ki sistemi saltanat olacak olan devlet de kendini her alanda hissettiriyordu. 

Nacizane bir kaç öneri oluşturdum;

Her dalda Uluslararası Cihadist Olimpiyatları düzenlensin;

Atatürk pankartına en hızlı el koyan güvenlikçiler yarışsın.

Atatürk portreleri yerine Erdoğan resimlerini en hızlı koyan yurt müdürleri seçilsin.

En kalabalık katılım gösteren tarikatlara madalya takılsın.

Ramazanda sigara, alkol ve yemek tüketene en hızlı yumruk atanlar derecelendirilsin.

Bir ülkeyle kriz yaşandığında "3-5 saate başkentlerinde namaz kılarız" açıklamasını ilk yapanlara sertifika dağıtılsın.

Laik yaşamı savunanlara en sert küfür edenler dalında ödül verilsin.

Ülkenin kurucularına, öz değerlerine ve muhalefetine yönelik en ahlaksız yalanları söyleyenler, en güzel yalan photoshopları yapanlar kürsüye çıkarılsın.

Bilimi en iyi kötüleyen iktidar milletvekillerine kordelya takılsın.

Makamlarına otururken en çok tekbir getirilen valililere üstün hizmet ödülü verilsin.

Dövdükleri müzisyen, simitçi ve eylemcilerin en sağlam darp raporu almasına yol açan polisler yarışsın.

Şu an arka arkaya yarış gibi patlak veren kuran kursu tecavüzleri ayrı bir maraton olarak resmileşsin.

Kuran kursu tecavüzlerini umursamayan devlet görevlileri arasından en umursamazları ödül alsın.

İş yapamıyoruz diye hak arayan eylemcilere saldıran esnafın resmi maratonda yayınlansın.

Hükümetin istediği doğrultuda en hızlı dava açan savcılar yarışsın.

Karısını, kızını, akrabasını veya sevgilisini 'namus adı altında' en hızlı öldürene madalya takılsın.

Bir kadına tecavüz edip en hızlı evlenerek hapisten yırtanlar dalında ayrı bir spor oluşturulsun.

Şortlu kadınlara en hızlı tekme atma yarışması düzenlensin.


Bunlarla beraber şu etkinlikler de yer alsın;

Türkiye Cumhuriyeti Bayramları'nı en mantıklı gerekçelerle yasaklayan devlet yetkililerine devlet nişanı verilsin.

Hoşaf Cumhuriyeti için en mantıklı bayramları bulanlara üstün hizmet ödülü verilsin.

Sarayda etkinlik düzenleneceğinde kapıdan giren ilk sanatçıya "Devlet Sanatçısı Ödülü" takdim edilsin.

Matematik unutulmasın, en çok matematik sorusunu bilen kırbaçlansın.

Duanın her gün yeni bir yararını ortaya koyan bilimsel çalışmalar karşılıksız bırakılmasın.

Kadınların içtiği sigarayı bastırılmış duygularıyla başka şeye yoran köşe yazarlarına basın ödülü verilsin.

Erdoğan Ulusal Basın Sansürü Ödül'ü dağıtılmaya başlanılsın, en çok kendini sansürleyene bu ödül verilsin.

En sağlam yalan yazan gazetecilere Basın Yalan Dolan Ödül'ü verilsin.

Mahkemeden önce dava dosyasını yazmayı başarabilen gazetecilere Üstün Medyum Basın Ödülü verilsin.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar