Oğuz Can Demirören

Oğuz Can Demirören

Meydan

Faktörler

14 Mayıs 2018 - 10:37 - Güncelleme: 14 Mayıs 2018 - 13:00

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaderini etkileyecek birçok faktör var. Öncelikle yazının ağırlığını en başta vererek bu faktörün en önemli faktörünü, HDP’yi dışarıda tutarak birleşen muhalefetin tabanının nasıl çalışacağının belirleyeceğini söylemeliyim. 

Muhalefetin tabanının hem genel hem de cumhurbaşkanlığı seçiminde etkisi çok fazla olacak. 16 yıldır Türkiye’de siyasi çatışmaların, haksızlıkların ve siyaset adı altında küfürlerin bolca olduğunu unutmamak gerek. Belli bir kesim dışında kalan insanların birbirine güvenmeyi, birlikte yaşamayı ve toplum olmayı özlediği bir gerçek. Böyle bir dönemde farklı çizgilerdeki partiler sokaklarda kucaklaştıkça halkın “Millet İttifakı”na bir sempati duyucağı ise su götürmez bir başka gerçek. Kısacası taban ne kadar sıkı ve ittifak üyeleri ne kadar birbirine bağlı çalışırsa o kadar büyük bir başarı yakalanacak.

Tabi unutulmaması gereken birçok faktör daha var.

Bunlardan biri Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2. turun olacağının garantilenmesi. Eğer Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan ilk turda yüzde 50+1’i alarak ayrılırsa muhalefetin hesapları tutmaz.

HDP faktörü de unutulmaması gereken başlıklardan biri. İster sevin, ister sevmeyin, ister eleştirin, ister savunun HDP’nin oy oranı yüzde 10’un altına düşecek gibi durmuyor. Kaldı ki 2. tura geçilebilmesi durumunda Erdoğan’a karşı sandıkta mücadele edecek olan adayın HDP’nin oylarına da ihtiyacı olacak. İnanmayan 2017 referandumu sonuçlarına şöyle bir detaylı olarak baksın, aradaki ince çizgiye göz gezdirsin. Sosyal medyadan görüldüğü üzere “Millet İttifakı” içerisinde yer almayan HDP, ikinci turda Erdoğan’ın karşısında kalan ismi, ittifak dengelerinde değişen bir durum olmaz ise ittifak üyelerinin yanı sıra dışarıdan destekleyecek. 

Doğu Perinçek faktörü de unutulmaması gereken bir diğer başlık. Yanlış anlaşılmasın, seçimlerde önemli bir denge olduğu için değil, yüksek özgüveni yüzünden. 100 bin imza topladığını garantileyen Perinçek’ten gelen ilk açıklama “Muharrem İnce’ye ikinci turda oy yok” oldu. Bakınız bu büyük bir özgüven emaresidir. Genel başkanı olduğu parti 2015’te 119 bin 196 oy alan Perinçek, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için gereken imza sayısında 110 bin 030’a anca ulaşabildi.

Muharrem İnce faktörü de önemli bir başlık oldu. Şayet İnce, benim beklediğimden çok daha büyük coşku yarattı. CHP’nin girdiği seçimlerin hiçbirisinde bu coşkuyu görememiştim. Hatta öyle ki Erdoğan’ı ve Yıldırım’ı aralıksız yayınlayan televizyon kanalları Kılıçdaroğlu’na program akışlarında kolay kolay yer vermezken İnce’yi vermek zorunda kaldı. Hatta toplumun her kesiminden vergi alıp dizilerinden haber bültenine kadar AKP’nin propaganda kanalı olarak çalışan TRT bile İnce’nin salvolarına dayanamadı, yayınladı.

Erdoğan’ın seçime yönelik vaatleri bu seçim cılız kaldı. Geçen seçimlerde demokrasi, ileri demokrasi, süper demokrasi vaatleri bu seçimde tekdüze demokrasi ve hukukun devletin her alanında tahsisiyle sınırlı kaldı. 16 yıl boyunca iktidarı kendisinin yönettiği gerçeğiyle kendi seçmenini yüzleştirmiş oldu. Bu da bir başka faktör. 

Bir diğer faktör AKP’li seçmen. En nihayetinde en koyu AKP’li vatandaşların bile aklında bir soru işareti oluşmuş gibi duruyor; “Acaba ülkeyi Erdoğan’dan başka bir isim yönetebilir mi?”

İşte en önemli ikinci faktör ise bu sorunun cevabına AKP’li seçmeni de inandırmakta. AKP iktidara ilk geldiğinde doğan çocukların şu an 16 yaşında olduğunu ve eğitim sisteminin zırt pırt değişerek yozlaştığını düşünürsek en zor kısmı bu nokta...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar