Reklam
Mehmet Karadağ

Mehmet Karadağ

Sözün Özü

Karne

13 Haziran 2018 - 14:11

Öncelikle 2017-2018 eğitim ve öğretim dönemini başarıyla tamamlamış tüm çocuklarımızı kutlar, başarılarının daim olmasını temenni eder yapacakları tatillerinin gönüllerince geçmesini dilerim.

Ancak eğitim sistemimizdeki özel okulların karne verme törenlerini eleştirmeden de geçemeyeceğim. Çünkü karne ve diploma verme adı altında yapılan törenlerin çok ama çok abartıldığını düşünüyorum.Devlet okulları nispeten bu törenleri dozunda tutsa da,  özel okulların abartının doruklarında olduğunu söyleyebilirim.Kendi kızımdan örnek verecek olursam;kızım, 60 aylık okul öncesi sınıfında karne töreninden iki gün önce yıl sonu gösterisini yaptı.Gösteride üç adet  elbise değişti. Bir tiyatro oyunu, bir modern dans ve birde halk oyunu gösterisi yaparak bizi gururlandırdı. Buraya kadar hiçbir sıkıntı yok okul yönetimi karne gününe de ayrı bir performans koymuş tabi ki ona da katıldık. Karne almaya gidip gelmek üç saatimizi aldı. Bana göre haddinden fazla yapılan gösteriler çocukları yorarken aileleri de iki arada bir derede bırakıyor. Katılmasa olmuyor katılsa çok fazla zaman aldığı için işyerinden izin almak zorunda kalıyor. Çocuğunu yerindirmemek için onun yanında olmak istiyor ama gel de sen bunu çalışan, boş zamanı çok fazla olmayan ya da kendi işinde değil de başkasının yanında çalışan ailelere sor. Ayrıca onca insanın mesai saatleri içerisinde bu kadar zaman harcatılmasını da ülke ekonomimize olumsuz katkı sağlayıp, biraz israfa neden olduğunu düşünüyorum.

Bunların yanında çocuklarımıza her mezuniyetlerinde kep töreni düzenlenmesi onlara yaptığımız yanlışlardan biri. Çocuklarımız gereğinden fazla pohpohlandığı, şişirildiği için gerçek hayata adım attıklarında aslında hayatın çok da kolay olmadığını bitirdikleri okulların -bu üniversite de olsa- iş bulmak ya da hayatını idame ettirmek için yeterli olmadığını çok geç anlıyorlar. 

Gelecekleri için sadece okuldan mezun olmanın yeterli olmadığını bu yaşlarda ya da gelecekte attıkları keplerin bu kadar abartılacak bir şey olmadığını önemli olanın o kepleri attıktan sonra neleri başarabildikleri olduğunu onlara öğretmemiz lazım.
***
Gelelim liderlerin karnelerine…Bence bu seçim Devlet Bahçeli; sınıfta kalmak için elinden geleni yapıyor.
Temel Karamollaoğlu; gayet iyi ve doğru bir strateji uygulayarak yola devam ediyor.

Meral Akşener; çok fazla imkana sahip olmasa da elinden geldiğince halka mesajlarını iletip kendisine ve partisine oy kazandırmanın peşinde.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan; bence bu seçimde kendisinden beklenen performansı gösteremiyor. Gerek yaptığı gaflar gerek prompter kazası gerekse projeler bazında halkta heyecan uyandıramıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu; çok doğru projeler üretmesine ve çok çalışkan olmasına rağmen ortalıkta görünmese bence partisine ve cumhurbaşkanı adayına katkısı daha çok olur.

Muharrem İnce; bu seçimin sonucu ne olur bilmem ama kazananının kendisi olacağı ve yarattığı heyecanla ülke siyasetinin ayrılmaz bir parçası olacağı şimdiden yadsınamaz. Çünkü ülkeye sokacağını iddia ettiği projelerinin çizdiği rota çok doğru. Örnek vermek gerekirse marka yaratmanın öneminden bahsediyor buna kafa yormamız gerektiğine inanıyor. Bence de çok haklı. Dünya markası yaratmak zorundayız. Neden mi? Ülkemizin en değerli 100 markasının toplam değeri 2018’de 27.5 milyar dolarla 28 milyarlık Nike’a ulaşamadı ve en değerli 500 şirket arasına tekbir şirket sokamadık da ondan.

***

Bu arada Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, sevdiklerinizle huzur,barış ve bereket içinde geçirmenizi Allah’tan niyaz ederim. Sağlıkla kalın hoşça kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar