"#Oda"lar...!
İsmail Yıldız

İsmail Yıldız

Demokrat Gözüyle

"#Oda"lar...!

10 Şubat 2018 - 10:34

Sırtlarını Kanuna dayayarak, zorunlu esnaf üyeliğiyle,  büyük servetleri elde ederken, başkanları da neredeyse  ancak ölünce ayrılıyorlar..

Benim de, 8 yıl süren bir ticari Yaşamım oldu..

Düzenli ödediğim aidatlardan olsa gerek İTO, Ekrem Demirtaş imzalı okkalı bir takdirname  yollamıştı...

Gururla..! 
duvara da asmıştım..

Banka vb ticari kredi ihtiyaçlarımızda
Veya bir çok şirket işlerinde... 

Mutlaka Ticaret odası sicil kaydı, noterden alınan imza sirkülerinin orijinalleri, her seferinde isteniyordu..

Gerek oda, gerekse noterden  bu belgeleri  almak istediğimizde basılmış bir adet A4 kâğıdı için 25 - 30 TL alınıyordu..

Ayrıca odanın o zamanki aylık Aidatı 150 TL idi..

Şimdi ne kadar alıyorlar bilmiyorum..

Bir gün Oda seçimlerinin olacağını duydum..

Hangi meslek komitesinde olduğum.. 
Ya da, deçmenlik durumumu gösteren herhangi bir bildirim tarafıma yapılmadı..! 

Seçimin,  İzmir Fuarındaki tesislerin birinde olduğunu duydum..

Gittiğimde tam bir keşmekeş ile karşılaştım..! 

Ne ait olduğum meslek grubumu... 
Ne de seçmenlik kaydımı, durumumu bir türlü öğrenemedim... 

Sonunda dayanamayıp terkedip çıktım..!

Bütün renkler kirlenmiş.. Hile, hurda almış her örgütlenme birimine yerleşmiş, kök salmıştır..

Gerçekten mutlu azınlıklar , kanun zoruyla garibim üyelerin sırtından değişmez krallıklar kurmuşlardır..! 

Bu kurumlar ;

 "Demokrat.. Sivil toplum örgütü.. Temsiliyet" tabelalarıyla... 

Siyasi partileri yönlendirir hele gelmişler ve servetleri sayesinde kamuoyunda arzuladıkları algıyı da rahatlıkla oluşturmaktadırlar...! 

Kesinlikle başta odalar vb. kurumlar olmak üzere...  

Bunların dayanakları yeniden tarif edilerek düzenlenmeli, üyelerine hesap verir ve üyelerce denetlenebilir şeffaflığa itilmelidirler...

Üyelik, zorunluluk olmaktan çıkarılmalıdır..

TTB ve BARO lar  bahane edilerek gündeme getirilen ODA ların, kanuni 'dayanak' larının değişmesi gerektiği tartışılırken...  

Aidat ödeme zorunluluğunun, isteğe bağlı olması...  

Şeffaflık, hesap verebilirlik... 

Katılımcılık gibi... 

Demokratik içerikleri sağlamak amacıyla değil... 

Tamamen siyasi yaklaşımlarla, hesaplarla yaklaşıldığını görüyorum..! 

TOPLUMU KAYNAŞTIRMAK DEVLETİN VE HÜKUMETLERİN ANA GÖREVİDİR..

ANCAK DEVLET HÜKUMET DEVLETİNE DÖNÜŞÜRSE ÇOK TEHLİKELİDİR..

BU DURUMDA KURUMLAR, SİYASİ HÜKUMDARLARIN TEKELİNDE HAREKET EDERLER..

KORKU VE YALAKALIK HAD SAFHAYA ULAŞIR.. 

Dünden beri Erdoğan'ın şu sözleri aklımdan çıkmıyor :

"ŞU ANA KADAR YAPTIKLARIMIZ NE Kİ? 
BUNLAR DAHA ISINMA TURLARI" !!

UMALIM Kİ, ISINMA TURLARI BİTİNCE ODALARA KAPATILMAYIZ..!! 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar