İsmail Yıldız

İsmail Yıldız

Demokrat Gözüyle

Krallar ve Kurallar

04 Eylül 2018 - 14:51

'İyi' ne demektir meselâ..?

'İyi insan'?

Neye göre? 

Kime göre olan "iyi" 

Bana, sana, ona..? 
Bize, size onlara..? 

Şahsi 'iyilik' ler tabii ki çok iyidir..! 

Kişiden, kişiye.. 
Aileden aileye..
Guruptan guruba.. 

Bu tür 'iyi' likler dostluk, vefa.. 
Minnet ve 'karşılık' duygusu yaratır.. 

Değer vermek, değer görmek.. 
Her zaman insanın fesatlığını dahi öldüren bir ilaçtır.. 

*
Fakat.. 
Yurttaşlık bağıyla bağlı olduğumuz.. 
Vergi ve aidat ödeğimiz 

DEVLET VEYA KURUMLARI  mesela... 

Diğer insanların emeklerini, vergisini, aidatını alarak.. 

Bir kişi veya zümreye 'iyilik' olsun diye sunamaz..! 

SUNARSA.. 

İşte burda toplumsal 'suç' işlenmiş olur ki, bunu asla 'iyilik' olarak değerlendiremeyiz.. 

Değerlendiren kişi veye kişilerin de 
Devlet ve demokrasiyi.. 
İnsan hak ve hukukunu kavramadğı anlamına gelir... 

*

MENFAATA... 

'OY GETİRİSİ' HESABIYLA YAPILAN... 

YANİ ÖZELLİKLE DEVLET KESESİNDEN.. 

BELEDİYELERİN.. 
BAKANLIKLARIN.. 
VALİLİKLERİN.. 

Halkın vergilerinden oluşan bütçelerini
"güç, yaptırım ve yatırım aracı" olarak kullanmaları.. 

Yani devlet kesesinden olan 'iyiliğin' aslında geleceğimizi, çocuklarımızı ne kadar tükettiğini.. 

Onca emek ve bedelle kurulan ülkemizi.. 

Başta devlet ve belediye yöneticilerini ne çok zehirlediğini...! 

Büyük bir çöküşe götürdüğünü.. 

Hiç aklımıza getiriyor muyuz.? 

*

Komşuna iyilik et... 
Yakınındaki kimsesize iyilik et.. 
İşsize iyilik et.. 
Öğrenciye iyilik et tabii ki.. 

Birine meslek öğret... 

Yani 'kesen'den iyi ol.. 

Bu tür şeyler onarıcıdır.. 

Lokal yardımlar, lokal ortamda güven ve huzur yaratır.. 

*

Dinler meselâ.. 
Orijinalleri yani.. 

Çok eskiden tabii ki.. 

İşte bu' lokal iyilik'leri.. 
Toplumcuydu.. 
Onarıcıydı elbette.. 

Taa ki kapitalizm ve siyaset, dini ve dindarı ele geçirinceye dek..! 

Gerçekten o eski zamanlardan.. 
Mal değişimi dönemlerine kadar..

Din ve din adamlarının önemli bir kısmının, bu onarıcı, sosyal rolü bir ölçüde sürdürdüklerini söyleyebiliriz.. 

Çünkü taa eskiler, gerçekten inananlar.. 

En çok 

Allahın 99 isiminden biri olan 
"HAK".. "HAK-U TAALA" 
olanını kullanıyor ve buna göre yaşıyor, buna göre de çalışıyor, değerlendiriyorlardı..! 

Eskiden, yani henüz 
'devlet'  'hukuk' 'ortak hak ve alanlar' 
Yokken.. 

Çok yararlı işler de yapmışlardır..! 

*

Son yüz yıllarda.. 

Kişi ve ihtiyaçları.. 
Giderek İnsanoğlunu.. 

'ORTAK HAK' VE 'ORTAK ALANLAR'A ZORLAMAKTADIR..!! 

BU ORTAK ALAN TABİİ Kİ 
DEVLET VE KURUMLARI'dır..! 

Onu beslemesi gereken... 
Halkın, bireyin yönetişim süreçlerine katılmasıdır.... 
Denetlemesidir..! 

Vatandaş ne kadar bu ORTAK alanla.. 

Tabii gelecek adına ne kadar ilgilenirse.. 
Sürece katılırsa.. 

O kadar  'ortak İyi' yi üretir..! 

Çağımızda' 'lokal' alanlar.. 
Bölgeler.. 
Yerel yönetimlerdir..! 

Geçmişten, göçlerle getirdiğimiz ve köklerimizdeki' bağlardan miras kalan ve maalesef halâ geçerli olan... 

'Bizdendir..
Ekiptendir.. 
Cemaattendir..' vb.. gibi..! 

Duygularla olan yaklaşımlar.. 

BU ORTAK ALANI.. 
DEVLET VE TÜM KURUMLARINI

Yani, toplumun geleceğini maalesef zehirlemektedir.! 

*

ÖZETLE 

Kişiler, aileler, aile vakıfları vb.. 

kendi kesesinden iyilik yapabilirler.. 

Dünyamız bunun örnekleriyle doludur.. 

İnsanlığa sayısız 'iyi'likler, yardımlar.. yapmışlardır... 

Kim bilir belki de.. 

Sadece' ruhlarını tatmin'e yönelik yapmışlardır..? 

*

AMAAAA... 

Seçimle geliinmiş olunsa dahi.. 

Ele geçirilen, devletin.. 
Belediyenin.. 
Kurumun, derneğin sendikanın kulübün vs vs..
kesesinden.. 

Aileye.. Kişilere, mezheplere, cemaatlere, şirketlere.. Hemşehrilere.. 

İyilik olur mu..? 

Olmaz, olamaz..!! 

Buralarda, bu kurumlarda.. 

Devletin ve kurumların sadece, ve sadece kuralları olur..! 

Bu kurallar da :

Bana.. Sana.. Ona.. 
Bize.. Size.. Onlara.. 

Kayırma olamaz olmamalıdır.! 

*

BU, ORTAK ALANLARIN
Kuvvetlendirilmesi gerekir... 

Çünkü bu ORTAK ALAN 

Hepimizin, çocuklarımızın, geleceğimizin.. 

Zor ve dar günlerimizin 
Sosyal güvenlik alanıdır... 

Bilim.. Sanat.. Yurt.. Okul.. Fabrika.. Üretim, zenginleşme, paylaşma alanlarıdır.. 

İşte bu alanın iyiliği
Adaletli bir dağılım açısından.. 
Kuraldır kuralcıdır..! 

Adalet ve Hakkaniyetin kurallarıdır.. 

Acımasızdır, kördür, duygusuzdur..! 

Ülkemizin.. 
Geleceğimizin kurallarıdır..! 

Bu yaklaşımı en çok.. 
siyasi 'LİDER KADRO' nun.. 
Partilerin.. 
Milletvekillerinin kavranması gerekir.. 

Çünkü devlet denen 
'ORTAK ALAN'ı ayakta tutacak... 

Toplum ve ülkenin yasa, kanun, yönetmelik vb.. Kurallarını bu unsurlar üretir..! 

*

Ancak, ne acıdır ki içinde bulunduğumuz bu zaman dilimine kadar... 

Özlenen, istenen... 

Hatta Atatürk'ün kısa hedefleri arasında olan devlet ve kurumlarını.. 

Kurallarını.. 

Tartışma alanı olmaktan çıkarma.. 
Rayına oturtma HEDEFİNİ... 

Maalesef henüz tutturbilmiş değiliz..! 

Peki bu günkü gibi devam ederse ne olur..? 

Suçsuz olanları tenzih ederek.. YÖNETİCİLERDEKİ..
Kronikleşmiş 'güç zehirlenmesi'.. 
Giderek içinden çıkılamaz bir hal almıştır..! 

Çok sayıda gizli-açık.. 
Lokal kral ve krallıklar oluşmuştur .!

*

Daha fazla ateşe odun atmayalım..

'Ben yoksam, Dünya yansın' demeyelim..!
 
Ortak yaşam İÇİN.. 

Katılalım.. 
Müdahil olalım.. 

Ortak kurallar yaratalım..! 

KRALLAR VE SOYTARILARINI.. 
KRALLIKLAR VE BÜRÜTÜSLERİNİ YARATMAYALIM..! 

Mustafa Kemal'i ağzımızla değil.. 
Kalbimizle, sorumluluklarımızla hatırlayalım.. 

Emanetlerine.. 
Hedeflerine.. 
Ufkuna çelme atmayalım..! 

KURALIMIZ OLSUN.. AMA 
KRALIMIZ OLMASIN... 

Gelişmiş ve gelişmekte olan Ülker'e artık
Madara olmayalım... 

Kalın sağlıcakla... 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar