İsmail Yıldız

İsmail Yıldız

Demokrat Gözüyle

Bir İmza Hikayesinin İç Yüzü: Nasıl Mükerrer Kurbanı Oldum

13 Mayıs 2018 - 11:45

Değerli Dostlar 

Hani derler ya :

"Damdan düşenin halinden, damdan düşen anlar."! diye.. 

Yıl 2010...

İzmir  Balçova chp ilçe kongresindeyiz... 

Başkan adaylarından biri 

Mustafa Moroğlu.. 

Diğeri de benim..

Moroğlu ve belediye Başkanımız sıkı bir ittifak halindeler..

Günler geçmiş ve kongreye sadece bir kaç gün kalmıştı.. 

O zaman ki genel başkanımız sayın Deniz Baykal'ı ev telefonundan aradım..

Telefonu bizzat kendisi açtı.. 

"... Sayın Genel başkanım, ben, emekli eğitimci İsmail Yıldız.. 

İlçe kongresinde iki adaylı bir yarış olacak.. 

Biri, Sayın Mustafa Moroğlu.

Diğeri de benim efendim.." 

- Hayırlı olsun hocam..

"Ancak, yerel basında Sürekli Moroğlu'nun ismi geçiyor.. 

Bununla birlikte, sizin ve sayın Önder Sav'ın desteğinin de Moroğluna olduğu.. 

Şeklinde yayınlar yapılıyor efendim.. "

Ve o zamanki genel başkanımız, sayın Deniz Baykal'a, konuşma devamında, adaylık gerekçesi de şöyle açıklamıştım :

".. Sayın genel başkanım ;

Ben partiden belediyenin, belediyeden de partinin idare edilmesine karşıyım..! 

Ayrışma, çatışma değil, dayanışma ile işler hal edilmeli, yürütülmelidir..

Parti, halk ile ilişkilere, örgütlenmeye bakmalı.. 

Belediye de alt yapı, hizmet ve sosyal işler alanına konsantre olmalıdır.."

Bu gerekçe ve düşünceyle adayım efendim..!

Ve sizleri.. 

Bu gerekçemi bilmeniz için rahatsız ettim.." demiştim. 

Sayın Baykal da :

".. Hocam genel kurulun iradesine saygılı olmak gerekir"! demişti.. 

Ben de :

"Efendim, o iradeye saygılı olmasam, neden çıkıp aday olayım"? dedim..

***

Neyse genel kurul salonuna girdiğimde:

Savcı Sayan..

(yanılmıyorsam o zaman MYK üyesiydi) 

İl başkanımız Tacettin Bayır.. 

Belediye Başkanımız M. Ali Çalkaya.. 

Mustafa Moroğlu vb... 

Bir çok yönetici arkadaşımız ön sıralarda oturuyordu..!

TÜZÜK gereği adaylık için,.. 

%20 delegenin imzası gerekiyordu...

Ancak çoktan belirlenmiş delege, bana imza vermeye çekiniyordu...!

Buna rağmen, yaklaşık 10 günde 81 yeter sayıda delege imzası almayı başardığımı düşünmüştüm... 

Yani, üçyüz ün biraz üzerinde olan delegeden.. 

yeteri kadar imza elimde mevcuttu... 

Salonda 'biraz daha toplarım' umuduyla açtığım imza masasını, hemen delege giriş kapısının yakınına koyarak ayakta bekledim..

Görünmez bir korku mu.. 

Çekince mi desem...? 

İşte böyle bir ruh, salonda dolaşıyordu adeta.. 

İçeri giren çok sayıda delege arkadaş, mümkünse masayı görmezden geliyor ve uzakta kendisine oturacak bir yer arıyordu.. 

Sadece ilçe sekreteri filiz kardeşim uzun uzun bakmış.. 

Vicdanını altedememiş, dayanamayarak

sonunda gelip imzasını  vermişti..! 

***

O salonda biraz da sizi gülümsetecek bir anımı anlatayım... 

İlçe yöneticimiz, Rabia Yüce, bir hışımla gelerek :

".. Göster bakalım Keremin ismini..! 

Onun imzasını sileceğim.." derken,. 

Arkasından Koşarak gelen  ve.. 

Gerçekten çok sevdiğim.. 

Rahmetli Kerem Yüce ağabey : 

(Rabia Yüce'nin eşi)

".. Yapma Rabia "!

Diye kolunu çekiştirince.. 

Rabia hanım, kocasına yandan bir dirsek çakmıştı..

Kerem ağabeyin o çocuksu, mahçup yüz ifadesi.. 

Hâlâ gözlerimin önüne gelince gülümser, ardından rahmetle anarım.. 

Tabii bu duruma üzülen ben :

".. Kerem abi, bir aile kavgası konusu olmaktansa, bu imza silinse daha iyi olur.."

Demiş ve imzasının Rabia hanım tarafından silinmesini sağlamıştım..

Rabia kardeşimizin çocuğu Belediyede çalışıyordu..! 

Bu tepkisi bundandı ve hiç bir zaman da bu arkadaşlara kızmadım, küsmedim..

Hak bile veriyordum.. 

***

Divan başkanımız

Eski Milletvekilimiz Sayın Türkân Miçooğulları :

".. Lütfen adaylar, imza dosyalarını getirsinler"!

Anonsuyla, elimdeki dosyayı götürüp teslim ettim..

Henüz yerime ulaşmıştım ki, Sayın Miçooğulları :

".. Sayın Yıldız, dosyanızda, mükerrer imzalar var.." demez mi..? 

Hoppalaaa...!

'Nerden çıktı şimdi bu' ?

Bir kaç saniye içinde bedenimi bir ter 

Ve utanma duygusu basmıştı..

Divana dönerek :

"Sayın başkan, bu imza sahiplerini salonda ayağa kaldırıp sorun lütfen.. 

İmzalarını kimin lehine kullanacaklarını Kendileri söylesinler..! 

Bu imzalar, gönülleriyle gelip imza atan arkadaşlara aittir.. 

Değiştirmek arzusunda olanlara saygı duyarım " dedim..

Miçooğulları, yaklaşık 10 arkadaşımızın ismini okudu...

Bir kişi hariç, diğer tüm arkadaşlarımız

".. MOROĞLU " dediler..!

Sadece yaşlıca bir ağabeyimiz :

- Sayın başkan kulağınıza söyleyebilir miyim.? demişti..!

Başkan da :

- Hayır. 

İsmail beyin önergesini oylarınızla kabul ettiniz zaten. 

Oradan..

Herkesin duyacağı şekilde söyleyin..derken 

Bu sevimli ağabeyimiz :

- O zaman Moroğlu..! 

Demek zorunda hissetmişti kendini.. 

Bu sözlerden sonra.. 

salonda, kimi delegenin kahkası halâ kulaklarımdadır.. 

***

Böylece ben, İmza eksiğine düşürülmüş ve yarışma dışı bırakılmıştım..,!

".. Peki sayın başkan.. 

Bu durumda ben adaylıktan çekiliyorum. 

Ancak, sizden bir konuşma hakkı vermenizi istirham ediyorum.." dedim. 

O da, bu talebimi kabul etmiş, hiç değilse, konuşmamı sağlamıştı..! 

***

İşte o günkü ezilmiş ruh halimle

Gururun.. 

Hakkaniyetin.. 

Vicdanın çiğnendiği o kongrede

İlk aklımdan geçenleri... 

siz değerli okuyucularımla da paylaşmak istiyorum..

Kendi kendime :

"Bundan sonra kim olursa olsun.. 

Partili, partisiz vs. 

Bütün yarışmalarda.. 

Bütün adaylıklarda.. 

Rakiplerim dahi olsa.. 

Hiç kimseyi engellemeyeceğim.. 

Kimin imza eksiği varsa.. 

Kim düşmüş de, desteğe muhtaçsa 

Koşup yardım edeceğim.. 

Bana yaşatılanı asla başkasına yaşatmayacağıma dair şeref sözü veriyorum.. "! 

Diye içimden geçirmiştim.. 

***

O gündür, bu gündür güçlüye karşı, zayıfın yanındayım.. 

Demek içime o kadar oturmuş ki:

Chp kurultayında.. 

Genel başkanım ve Muharrem İnce mücadelesinde 

Sayın İnce'nin kazanmasını arzulamıştım..

Çünkü İnce'nin içine düşürüldü durumda yine kendimi görmüştüm..! 

***

Şimdi, aklıma şu sorular takılıyor.. 

Vicdanıyla bakamayandan 'SOL' cu olur mu..? 

Vicdanıyla bakamayandan 

'DEMOKRAT' olur mu..? 

Peki DEMOKRAT olmayandan, 

SOSYAL DEMOKRAT, SOSYALİST

olur mu..? 

Şimdiii sevgili dostlarım :

Neden gidip DOĞU Perinçek'e imza verdiğimi..? 

".. Bütün adaylar dışarıdayken.. 

Adaylık önünde yasal hiç bir engeli yoksa..

".. Neden Selahattin Demirtaş hapiste tutuluyor.."? 

dediğimi..? 

Anlatabildiğimi sanıyorum.. 

***

"Demokrat" lık.. 

Kuru bir sözcük değildir.. 

Gerçekten zordur.. 

Bir 'dava' ya inanabilir, 

Savaşını inatla sürdürebilirsiniz.. 

Başarabilirsiniz de... 

Hatta saygı da görebilirsiniz.. 

Fakat gerçekten 

DEMOKRAT OLMAK.. 

DEMOKRAT KALMAK.. 

ZOR İŞTİR.. HEMDE ÇOK ZOR..! 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar