Ahmet Cemil Balyeli

Ahmet Cemil Balyeli

Umudu İnce İnce İşlemek

14 Mayıs 2018 - 10:40

Geçen sayıdaki yazımda, seçimlerde kazanmanın tabii ki önemli olduğunu ancak, aday belirlenirken, kazanmak kadar kazanmasını umduğumuz adayın gelecek vizyonunun da önemli olduğunu ve bunun gözardı edilmemesi gerektiğini belirtmiş, bu kapsamda Abdullah Gül ile ilgili düşüncelerimi de yazmıştım.

CHP’nin kendi dışından aday arayışına girmesinin  ve Avrupa Sosyal Demokrat Partilerinin oy kaybetmelerinin nedenleri ile çözüm önerilerini bu sayıda ele alacağımı belirtmiştim. 

Sosyal demokrasiyi,  en basit anlatımıyla toplumun tüm kesimleri arasında adil bir refah düzeyi dengesini amaçlayan siyasal akım olarak tanımlayabiliriz.  İnsan düşününce, böyle bir idealin gerçekleşmesini isteyen ve kitlelere bunu vaat eden  partinin başarısız olması imkansız gibi geliyor ancak ne yazık ki gerçekler böyle değil ve sosyal demokrat partiler zemin kaybetmeye devam ediyor. Bunun öncelikli nedeni yoksul kesime yoksulluğunu unutturup diğer değerlerinin ön plana çıkarılmasıdır. 

Yoksul kesim, etnik köken,mezhep, din vs. konularla meşgul edilmiş, sınıf sorunları ile uğraşmayan bir kitlenin oluşması sağlanmıştır.  Yoksul kesim için yoksulluk ve sömürüden önce, etnik kimliği, mezhebi, dini duyguları gelmeye başlamış, kendi iş ve aş sorununu ikinci plana attığı gibi  oy kullanırken de bu kriterlere göre hareket eder hale gelmiştir.

CHP ve kendisini Sosyal demokrat olarak tanımlayan siyasi partilerin öncelikle yapması gereken, kitlelere iş ve aş sorununu hatırlatmak ve bu sorunu önceleyen ve çözüm yollarını gösteren program ve söylemle ortaya çıkmaktır. Günlük sığ siyaset yapma peşinde koşulduğu sürece bu sarmaldan çıkılması mümkün değildir. Onun için CHP  plan ve programını günlük siyasete göre değil, uzun vadeli ve tüm toplum katmanlarının refah düzeyini yükseltecek projelerle yapmalıdır. 7 HAZİRAN 2015 GENEL SEÇİMLERİNDE bu yönde yapılan çalışmanın ne kadar başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. İktidar olunamamışsa bile, hükümetin asgari ücret ve emekli maaşlarında iyileştirmeye gitmesi sağlanmış, ekonomik söylemlerin halkta karşılık bulduğu da ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan başka bir şey de muhalefetin inandırıcılık kazandığı meselesidir. İlk söylendiğinde kaynak nerede, bunların verilmesi mümkün değil diyen hükümet, muhalefetin vaat ettiklerini kırparak da olsa vermek zorunda kalmıştır. 

Önümüzdeki 24 Haziran seçimlerinde de aynı yolun izlenmesi bu kez söylemlerin oya dönüşmesi ve iktidarın alınmasını sağlayacaktır. 

Bu arada geçen 2 haftalık zamanda Cumhuriyet Halk Partisi de Cumhurbaşkanı adayını açıklamış ve Sayın Muharrem İnce’yi aday göstermiştir. Kitlelere ulaşma ve derdini anlatma konusunda başarılı bir profil olan Muharrem İnce’nin, aynı zamanda tabanın istediği aday olması örgütlere de hareketlilik getirmiştir. En son sosyal medyada patlayan TAMAM sloganı ve kampanyası da bunun en güzel örneğidir. Çapulcular yine yapacağını yapmış 5 harfle iktidarı sallamayı başarmışlardır. 

Umut vardır, geriye 24 Haziran’a kadar umudun İnce İnce işlenmesi kalmıştır. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar