"Biz Evimizi Kime Karşı Savunalım?"

"Biz Evimizi Kime Karşı Savunalım?"

Kemalpaşa'da başlatılan Kentsel Dönüşüm adı altında başlatılmaya çalışılan "rantsal dönüşüme" karşı kurulan "Kemalpaşa Soğukpınar ve Atatürk Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Derneği" üyeleri evlerinin ellerinden karşılığını alamadan alınacağı ve mahalle kültürünün yok olacağı endişesiyle seslerini duyurmaya çalışıyor.

13 Şubat 2018 - 09:58 - Güncelleme: 13 Şubat 2018 - 10:10

Gazete Demokrat / Oğuz Can Demirören - Riskli bölge ilan edilen Atatürk ve Soğukpınar Mahalleleri'nin büyük kısmını kapsayan bölgenin kentsel dönüşüme gireceği 'müjdesi'nin bizzat Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu tarafından verildiği 2015'in ardından evlerinde huzur bulamayan her iki mahalle sakinleri kentsel dönüşüme karşı mücadele başlattı. İmar izninin kapatılmasıyla beraber evlerini tamir etmek için "tamir ruhsatı" almaları gereken mahalleliler, aynı zamanda mahalleye hizmet götürülmediğinin altını çiziyor.

Dernek yöneticilerinden Hamza Bilir, Soğukpınar Mahallesi'nin 200 yıllık geçmişi olduğunu söyleyerek, mahallenin sosyal yaşam alanının blok apartmanlar içerisine tıkılmasını istemediğini belirtti. Kentsel dönüşüm için "Neyin dönüşümü bu?" diyen Bilir, "Neyin dönüşümü bu, blok apartmanlara, 200 yıldır sosyal hayatı olan bir aileyi blok apartmanlara sokuyorlar. Bunları kimse kabul etmez, zaten etmiyorlar." ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşüm yapılması planlanan bölgelerde sosyolojik yapının incelenmesi gerektiğini vurgulayan Bilir, Kemalpaşa Belediyesi'ne bağlı çalışan zabıtaların ellerinde metreyle gezerek evleri ölçtüğünü belirterek "Zabıtalar ev ev gezip metre elinde ölçüm yapmaz." ifadesini kullandı.

"50 metrekare aşağı evi olana hiçbir şey vermiyorlar"

50 metrekareden aşağıya evi olanların hiçbir şey alamayacağını söyleyen Bilir, durumu kanuni olarak araştırdığını belirtiyor. Kişilerin yaşadıkları evlerin 49 metrekare dahi olsa 1+1 daire bile alamayacağını söyleyen Kemalpaşa Soğukpınar ve Atatürk Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Derneği yöneticisi, kentsel dönüşüme tabi tutulan alanda bu tarz evlerde oturan yaşlı insanlar olduğunu vurguladı. Söz konusu yaşlı insanların devletten aldıkları fakir maaşları dışında geçim kaynakları olmadığını söyleyen Bilir, arsanın 60 metrekare olması durumunda kentsel dönüşümden sadece 1+1 daire çıkacağını ve bu daireyi alan vatandaşın yine borçlandırılacağını savunarak, fakir maaşı alanları nasıl borçlandıracaklarını sordu.

Bilir ayrıca mahallede 250 metrekare içerisinde 5 farklı hanenin yaşadığı alanların olduğunu söyleyerek bu insanların 2 daire alabileceğini bunun anlamının ise "5 hane 2 dairede yaşayın" demek olduğunu söyledi.

Evini vermek istemeyen vatandaşa psikolojik baskı

Bilir kısa bir süre önce Soğukpınar Mahallesi'nde arsa sahibi olan kaynanasının "Kentsel Dönüşüm Bürosu" tarafından telefonla aranarak "muhakkak evi ver" şeklinde emrivaki yapıldığını söyledi. Kentsel dönüşüm adı altında uygulanan 'rantsal dönüşüm' mağduru olmak istemeyen dernek yöneticisi Davut Şahin zabıtaların evine geldiğini söyleyerek "Zabıta evime gelip bizzat bana kentsel dönüşüm bürosuyla görüştünüz mü diye sordu. Görüştüğüm halde görüşmedim dedim, bana o zaman görüşün deyip gittiler." ifadesini kullandı. Şahin ayrıca Belediye Başkanı Arif Uğurlu'nun mülk sahiplerini topladığı bir toplantıda arazilerin verilmemesi durumunda kamulaştırma yapacaklarını söylediğini aktardı.

Dernek Başkanı: Halkın olurunu alamadığı için rezerv sahipleriyle görüşüyor

23 Mart 2015'te Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilen 7 bin 341 sayılı yasanın ardından riskli ilan edilen bölgede 3 yıldır hiçbir değişiklik olmadığını söyleyen Kemalpaşa Soğukpınar ve Atatürk Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı Yavuz Artug söz konusu bölgeye herhangi bir fiziksel hizmet yapılmadığını ve altyapının değişmediği söyledi. İnsanların evlerini tamir etmesi için gereken tamir ruhsatını da kolay kolay alamadıklarını belirten Artug, her iki mahallede yaşayan insanların arasında evlerini satmak isteyenler olduğunu ancak kimsenin evini değerinde satamadığının altını çiziyor. Söz konusu bölgede imar olmadığını belirten Artug, 1994 tarihli 51 sayılı yasadan yararlanabilen insanların imar planı uygulayabildiğini söyleyerek Kemalpaşa'nın köyden mahalleye çevrilen Halilbeyli Mahallesi'nde bile fiyatların daha yüksek olduğunu belirtti. Mahallelilerin 2015 yılından beri diken üstünde yaşadığını ifade eden dernek başkanı, 2015'ten beri mahallede ne alım ne satım yapıldığını söyledi. Artug durumun böyle olması yüzünden bölgede ekonomik canlılığın da kalmadığını vurguladı.

"Uğurlu'nun "Biz gittik de onunla bununla görüştük" demesi olmaz"

Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu'nun her gün çıkıp "yapıyoruz" ya da "yapmıyoruz" diye açıklama yaptığını söyleyen Artug, Uğurlu'nun Soğukpınar'da yer alan Cemevi'ne giderek 3-5 kişi ile görüştüğünü ifade etti. Artug, başkanın muhtarları topladığını, kendilerinin muhtarlara "Muhtar seçilmiş olabilirsiniz ama bizim mülkümüz üzerinde pazarlık yapamazsınız" dediklerini belirterek Uğurlu'nun "Biz gittik de onunla bununla görüştük" demesinin olamayacağını söyledi. 

Dernek başkanı, kentsel dönüşüm konusunda halkın olurunun alınmadığı için Uğurlu'nun (bölgenin 3'te 2'sini kapsayan) rezerv sahipleriyle görüşmeye gittiğini vurgulayarak "Tek tek değil, bir konu varsa topluma duyurursun. Yasa zaten diyor 3'te 2'yi topla yapacağını yap. "Kemalpaşa'da bir sürü sorun var ama biz kendi evimizi savunmak zorunda kalmışız" İstanbul'da riskli alan ilan edilip mahkeme kararıyla iptal olan yerleri örnek gösteren Artug, psikolojilerinin bozulmaya çalışıldığını ancak bunda başarılı olamadıklarını söyleyerek evlerini kime karşı savunacaklarını sordu. 21. yüzyılda evlerinin durumundan tereddüt ettiklerini söyleyen dernek başkanı; "Evimizin durumu ne olacak diye yaşlı başlı insanları topluyoruz etrafımıza topluyoruz hukuksal mücadelemizi başlatalım diye uğraşıyoruz. Biz niye evimizi savunalım. Çevreyle ilgili problemlerimiz, ekonomiyle ilgili problemlerimiz var, kemalpaşada bir sürü sorun var ama biz kendi evimizi savunmak zorunda kalmışız." dedi.

"Halk üzerinde algı operasyonu yapılmaya çalışılıyor"

Dernek yöneticisi Davut Şahin, Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu'nun medya kanallarında programlara katılarak "kentsel dönüşümün tüm hızıyla devam ettiğini ve halkın çoğunluğunun bunu istediğini" söylediğini belirterek Uğurlu'nun Kemalpaşa'da bir kişi ile görüşmediğini savundu. Şahin ayrıca Uğurlu'nun medya kanalları vasıtasıyla halk üzerinde algı operasyonu yapılmaya çalışıldığını vurguladı.

"Uğurlu mahalleye gelse halk tepki gösterecek"

Yine dernek yönetiminde olan Alaaddin Arslan isimli yönetici de kentsel dönüşüm başlatılan bölgede yolların geçilecek yanı olmadığını, geçenin de söylenerek geçtiğini söyleyerek; "Yollar pis, çamur. Temizlik diye bir şey yok. Bir seçim oldu çıktı ortaya seçimden sonra kimse yok. İnsanları resmen küçümsüyor. Bizim mahalleye geldiğiniz zaman insanlar o kadar yorulmuş ki mahalleye gelse Uğurlu'ya halk tepki gösterecek." dedi.

Halk ne diyor?

"8 katlı evlerde deprem riski yok mu?"

Doğma büyüme Atatürk Mahalleli olan Kemal Akcura evinin deprem riski nedeniyle yıkılmak istendiğini ancak kendilerini göndermeye çalıştıkları evin 8 katlı olduğunu söyleyerek; "Orada deprem riski yok mu? Ben bugüne kadar yaşadığım Atatürk Mahallesi'nde hiçbir depremi hissetmedim. dedi. Akcura, büyük bir bilgilendirme eksikliği olduğunu, kentsel dönüşümü Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın ilçede düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşma sayesinde öğrendiğini belirtti. Bugüne kadar belediyeden mahalleye gelip bir toplantı düzenleyini görmediğini vurgulayan Akcura, yerinde olmayan kentsel dönüşüme neden karşı çıktığını şu sözlerle açıkladı; "Bizim evlerimizi ellerimizden alıp buradan sürmek istiyorlar."

"Belediye başkanı özel kişileri çağırıp görüştü ancak halkla görüşülmedi."

Atatürk Mahallesi'nin bir başka sakini olan Hasan Özel ise kentsel dönüşüme kesinlikle karşı çıkmadıklarının altını çizerek yerinde dönüşüm istediklerini söyledi. Özel, riskli diye yıkılmak istenilen alanların depremi soğuran bölgeler olduğunu belirtti. Mahallenin kentsel dönüşümle beraber mülkiyet sorununu da yaşadığını belirten Özel, hak edilmiş tapuların devredilmediğini ve çoğu evin tapusunun olmadığını ifade etti. 2018'in Mayıs ayına kadar 2981 sayılı yasadan yararlanma hakları olduğunu söyleyen Özel şu sözleri söyledi; "Tapu konusunda belediyeyle tapu dairesi topu birbirine atıyor, gelip ölçüyorlar, gidiyorlar. İşgaliye parası ödendi sonra kim vurduya gitti. Bazı yerlere tapu verdiler ancak hak kazandırmamak için tapu vermiyorlar, kaldı ki tapum olsa da hak vermiyorlar. 2015'te kentsel dönüşüm ilk ortaya çıktığından beri hiçbir resmi kurum buraya gelip bizi bilgilendirmedi. Bir Çevre ve Şehircilik Bakanı geldi, yetkiyi devrediyoruz dedi ve gitti. Belediye başkanı özel kişileri çağırıp görüştü ancak halkla görüşülmedi." 

5 çocuğum var evden atmaya çalışıyorlar. Adam mı soyayım, katil mi olayım?

1997'den beri Atatürk Mahallesi'nde yaşayan Sait Kılıç da tapu sorunu ve kentsel dönüşüm korkusuyla yaşayanlardan. Kılıç her gün evinin kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkılabileceği endişesiyle yaşadığını söyleyerek; "Benim 5 çocuğum var, tapu alabilmek için gerekli her şeyi ödedim tapumu daha alamadım. Benimle kimse kentsel dönüşüm hakkında konuşmadı. Kentsel dönüşümün uygulanmasına karşıyım. Yerinde kentsel dönüşüm olsa, kendiniz yapın deseler yaparız. 55 yaşındayım, 5 çocuğum var. Şimdi evden atmaya çalışıyorlar. Bu yaştan sonra ne yapayım? Adam mı soyayım? katil mi olayım?"

“Belediye ve yerel yönetim kentsel dönüşüm derneğini hedef gösteriyor”

Atatürk Mahallesi’nde berberlik yapan esnaf Mefhar Kasap kentsel dönüşümün ‘doldur boşalt’ sistemiyle yapılacağını ifade etti. Kasap, bir adalık yer yapıldığında mahalleliyi oraya taşıyacaklarını, sonra da boşaltılan alanın yıkımını gerçekleştirileceğini ifade etti. Belediye ve yerel yönetimin kentsel dönüşüm derneğini hedef gösterdiğini söyleyen Kasap, “Uğurlu bunu (hedef göstermeyi) belediyenin icraatlarını anlattığı bir toplantıda gerçekleştirdi” dedi. Evinin bir kısmının 2 B bir kısmının ise hazine arazisinde olduğunu belirten Kasap, evinin 2 B olan kısmının tapusunu alabildiğini ancak hak etmesine rağmen hazine arazisinde olan kısmının tapusunu alamadığını ifade etti. Kasap, “Alacağımı dilekçeyle verdim, 1 yıl sonra cevap geldi, hak mak kalmadı. Evimin yarısı 2 B arazisi yarısı hazine arazisi kaldı.” dedi. Kentsel dönüşüm yüzünden sürekli diken üstünde yaşadıklarını söyleyen Kasap, “Ben dükkanımı yaptıramadım. 40-50 bin lira masraf yaptırıp yenileyeceğim ancak yapamıyorum. Yarın bir gün kentsel dönüşüm gelirse dükkana yaptığım masraf yanacak. 3 yıldır bu durum böyle. Sırf bu yüzden, ev yıkılacak diye başka işlere girmek zorunda kaldım.

"Bir evde 3 hane oturuyoruz, bize verecekleri bir daire"

Soğukpınar sakinlerinden Hasan Bodur kentsel dönüşüm ile evinin elinden alınacağı korkusuyla yaşadığını söyledi. Bodur kendisine nerede daire verileceğinin de söylenmediğini belireterek "Müteahhit gelip de ben anlaşsaydım karşı çıkmazdım. Bir evde 3 hane oturuyoruz, bize verecekleri bir daire" dedi.

"Hem olduğum yerden hem de istediğim miktarı veremeyecekler"

Bir diğer Soğukpınar Mahallesi sakini olan Mustafa Türkeköle de 'kentsel dönüşüm'e karşı çıkmadığını ancak 'yerinde kentsel dönüşüm' istediğini söyleyenlerden. Türkeköle; "Yerinde dönüşüm olsaydı kabul ederdim. Yukarda evi olup başka evi olmayan kabul etmez. Bizimle hiç görüşme gerçekleştirilmedi. Benim eve belediyeden geldiler, hiçbir şey demeden evde ölçüm yapıp gittiler. Belediye Başkanı gelmiş bir toplantı yapmış ancak bu bence seçim çalışması. Aynı yerde yerinde dönüşüm olsa en iyisi bu. Burada bağ, bahçe ile uğraşan insanlar var alt katlarını depo olarak kullanıyorlar, yiyeceğini, yağını malzemelerini oraya koyuyorlar. Bu insanlar apartmanlarda nasıl yaşayacak? Bizi aydınlatan, bilgilendiren yok."

"İşinden olursun, hayat tarzı değişir"

Eski belediye çalışanı, aynı zamanda Soğukpınar'da oturan Süleyman Soykan kentsel dönüşüm yerine yerinde dönüşüm istediğini ifade etti. 

"3 dairem var 70 metrekare 2 daire veriyorlar, büyüğü için üstünü ödeyeceksin diyorlar"

Soğukpınar Mahallesi'nde yaşayan İsa Aydın ise 3 dairesine karşılık 70 metrekarelik 2 daire alacağını belirtti. 116 metrekarelik arazisi üzerinde 3 dairesi olduğunu söyleyen Aydın, kentsel dönüşümle beraber 70 metrekarelik 2 daire alabileceğini ifade etti. Aydın,  daha büyük daire istemesi durumunda üstünü istediklerini söyleyerek "İnsanlar daire veriyor diyor da nasıl veriyorlar? Kentsel dönüşüm rahatımızı bozacak, (apartmanları kast ederek) 50 kişi girilen kapı farklı olur bir kişinin girdiği kapı farklı olur. Kiminle komşu olacağımız belli değil, yerinde dönüşüme karşı değilim. Öyle olsa evimi veririm. Benim terasımda bir tarafta tandır, bir tarafta döner ocağım var, bu imkanı bana sağlayabilecekler mi? Belediyeden 2 bayan geldi, ancak olumlu bakmadığımı, istemediğimi söyledim. Ben şu an yaşadığım komşularımdan da ayrılmak istemiyorum."

Konuya Hukukçu Gözüyle Kısa Bir Bakış

Ahmet Cemil Balyeli: Belediyelerin görevi...

Kemalpaşa'da kentsel dönüşüm sürecini yakından takip eden, 'Kemalpaşa Atatürk ve Soğukpınar Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Derneği'yle de "kentsel dönüşüm" konusunda sürekli irtibat halinde olan Avukat Ahmet Cemil Balyeli "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" ile "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun"un kentsel dönüşüm uygulamasında yetersiz kaldığını söyledi. Belediyelerin vatandaşın menfaatine en uygun çözüm için çalışması gerekliliğine vurgu yapan Balyeli, insanların isteklerine önem ve değer verilmesi çağrısında bulundu.

Balyeli'nin Gazete Demokrat'a yaptığı açıklama şu şekilde:

Kentsel dönüşümün amacı; sağlıklı bir şekilde yerleşilmeyen gecekondu alanları gibi sorunlu alanların sağlıklı, yaşanabilir ve düzenli bir hale getirilmesi ve yaşayanların tüm sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını giderilebileceği insanca yaşama koşullarının oluşturulmasıdır.

Kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm ve aktarmalı dönüşüm olmak üzere iki şekilde yapılabilir.  İnsan doğasına uygun olanı ve vatandaşın istediği yerinde dönüşümdür. Kentsel dönüşümle ilgili mevzuat her ikisinin uygulanmasına da olanak tanımaktadır. Bu açıdan yasalar olumludur. Fakat kentsel dönüşüme sadece binaları yıkmak ve yeniden yapmak olarak gösterilen yaklaşım doğru değildir. Bu bakış açısı eksik ve sorunludur, kentsel dönüşüm modeli geliştirilirken, uygulanacak alanın ve o alanda yaşayan insanların isteklerine önem ve değer verilmelidir.

Kentsel dönüşüm 5393 sayılı Belediye Kanununun  “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” başlıklı 73.Maddesi ve 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” da düzenlenmiştir. Adından da anlaşılacağı üzere 6306 sayılı yasa deprem riski altındaki alanların dönüştürülmesi amacıyla düzenlenmiştir. Şehircilik anlamında dönüşüm ise 5393 sayılı yasa ile düzenlenmiştir. Ancak her iki yasada uygulamada sorunlu ve yetersizdir. Uygulamada sorunlu ve yetersiz, ülke bütünündeki imar düzenlemelerini karşılama imkanı kalmayan 6306 sayılı yasa ve 73. Maddeyi içeren 5393 sayılı yasalar yerine, bütüncül bir imar yasasına ve uygulama yönetmeliğine gereksinim vardır. 

Bu nedenle, kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulan alanlarda Belediyelerin vatandaşla işbirliği içerisinde, vatandaşın menfaatine en uygun çözümü bulmaları görevleri olduğu gibi, yaşanacak sorunları da en aza indirecektir.       

 


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Financial Times: Anketler, Erdoğan’ı Milliyetçilerle İttifaka İtti
Financial Times: Anketler, Erdoğan’ı Milliyetçilerle İttifaka...
İzmir'de Uluslararası Kukla Günleri'nde 10 İlçe Gösteri Düzenlenecek
İzmir'de Uluslararası Kukla Günleri'nde 10 İlçe Gösteri...